YOLDAKİ LEVHALAR
Yoldaki levhalara gülebilir veya korkup geri kaçabilirdin de.
Ne diye yazıldılar ve neyi bildiriyorlardı.
Arkamıza baktık, gelen yok. Levhadaki bilgilerin hiçbiri olmadı. Levha ağacın gövdesine çakılı.
“Taş düşebilir, ayı çıkabilir.”
Taş nereden düşecek, yerinden kim oynatmış olabilir. Taşlığın üzeri bitki örtüsü onların arasında çıkıp düşmesi olasılığı görülmüyor. Ayı, sesimize mi gelecek. Nereye gizlenmiş veya yuvası yolun kenarında mı?
Bu levhalardan daha ilginci, “ilçe on beş kilometre geride kaldı,” yazılıydı.
Levhanın haberini beğendim. Çünkü ilçeyi geçersin ve ilçenin adı neydi diye sıkıntıya girersin. Önünde ilçenin adını görürsün. Böylece levhayı beğenirsin.
Bir başka levha da yoldan karşıya geçmeyin idi. Geçmek zorunda kalan ne yapacak. Yürüdüğü tarafta yol tıkanmışsa, yürümeye yol kalmamışsa karşıya niçin geçmesin. Akıl yoluyla düşünürsek doğru yorum yapabilir miyiz? Bilinmez.
Yol düz herhangi bir engel görünmüyor. Karşıya geçmeyebilirsin. O zaman aynı yönde ileriye gidebilirsin. Gidememe durumuyla karşılaşırsan ne olacak. Levhadaki bazı kelimeler silinmiş olabilir mi? Akla gelmiyor değil.
Levhaya uyduk, yolda kaldık diyelim. Acaba levhayı ağaca çivileyen kişi ne düşünerek işlemi yapmıştır.
Yoldaki levhalardan bir başkası, inşaat alanına girmeyin idi. Levhalara uyulması gerekiyor. Fakat yol üzerinde nerede inşaat yapılmış olabilir. Yoldaki çalışma köprü ve tüneldir. Köprü veya tünel inşaatına girmeyin tehlikelidir, niçin yazılmamıştı. Uygun yan yol yapılmamışsa yolcu nereden gidecekti.
Yol boyu levhalar genelde renkli yazılır. Siyah beyaz bir levha gördüm. Levhada; alaca dağın sapağı, diye yazılı. Sapakta yol iz yok. Bir ayak izi patika. Oradan nasıl gidilir. Yoksa başka taraftan da dağa çıkılabilir mi?
Böyle bir levha niçin yazılmamış.
İlginç bir levha daha levhadaki bilgi, taş ocağına gidilir. Taş ocağını anladık. Fakat ne tarafta, uzak mı? Patlama yapılıyor mu? Çünkü büyük kayalar patlatılıyor ve parçalar kamyonlara yükleniyor. Taşlar belirli yerlere dökülür, bunlar nerelerdir. Hiçbir bilginin olmaması korkutucu.
Patikaya saptık ve epeyce yürüdükten sonra taş ocağını gördük. Taş ocağına güney yönünden geniş yol yapılmış ve arabalar oradan taş almaya çıkıyor.
Taş ocağının yerini beğenmedik. Çünkü doğayı katletmişler. Taş ocağını geçtik ve obaya vardık. Patika bizi obaya taşıdı.
Obada arabayla gelmek isterseniz, güneyden diye tembih ettiler. Hasan TANRIVERDİ















