Son yıllarda ülkemizin birçok noktasında üzücü bir manzarayla karşılaşıyoruz.
Otoyol kenarları, ormanlık alanlar, tarlalar ve boş araziler adeta kaçak moloz döküm alanına dönüştürülüyor.
Üstelik sadece inşaat molozları değil; eski koltuklar, yataklar, karyolalar, buzdolapları, beyaz eşyalar, ev mobilyaları ve çeşitli evsel atıklar da gelişigüzel doğaya bırakılıyor.
Bu tablo kabul edilemez. Doğayı kirletmek yalnızca çevreye değil, gelecek nesillere de yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Buradan tüm belediyeleri göreve davet ediyorum. Çevreyi kirletenlere karşı denetimler artırılmalı, 7/24 vardiya sistemiyle çalışan gezici zabıta ekipleri oluşturulmalı, otoyol kenarları, orman girişleri ve kaçak döküm yapılan bölgelere kamera ve foto kapan sistemleri kurulmalıdır.
Çevreyi kasten kirleten, yasağa rağmen moloz ve büyük hacimli atıkları doğaya atan kişiler hakkında ağır idari para cezaları uygulanmalı, bununla yetinilmeyip haklarında gerekli adli işlemler de başlatılmalıdır.
Hiç kimsenin ortak yaşam alanlarımızı kirletmeye hakkı yoktur.
Bir başka önemli konu ise belediyelerin büyük ev eşyaları ve molozları ücret karşılığında toplamasıdır.
Bu uygulama, bazı bilinçsiz kişileri masraftan kaçınmak için kaçak döküme yöneltebilmektedir.
Belediyeler belirli günlerde ücretsiz toplama hizmeti sunmalı, vatandaş da bu hizmetten yararlanarak çevreyi korumalıdır.
Mahalle muhtarları da vatandaşları geri dönüşüm ve atık yönetimi konusunda düzenli olarak bilgilendirmeli, çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlamalıdır.
Çevreyi korumak yalnızca belediyelerin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Buradan duyarlı vatandaşlarımıza da önemli bir çağrıda bulunuyorum.
Böyle bir olaya şahit olduğunuzda, kendi güvenliğinizi riske atmadan mümkünse aracın plakasını ve olay yerini gösteren bir fotoğraf çekin.
Ardından belediyeye, ALO 153 Beyaz Masa’ya, ALO 181 Çevre Hattı’na, olayın bulunduğu bölgeye göre Emniyet veya Jandarma birimlerine ihbarda bulunun.
Yapacağınız her ihbar doğamızın korunmasına katkı sağlayacaktır.
Unutmayalım; çevreyi korumak sadece bir vatandaşlık görevi değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı vicdani bir sorumluluktur.
Başka bir Türkiye yok. Ormanlarımızı, tarım arazilerimizi ve doğal güzelliklerimizi birlikte koruyalım.
Temiz bir çevre, sağlıklı bir gelecek demektir. Bugün sessiz kalırsak, yarın çocuklarımıza bırakacağımız doğa çok daha fazla zarar görecektir.
Doğaya sahip çıkmak hepimizin görevidir.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















