Sevgili okurlarım, bu gün sizlere Ermenistan’ın işkâl etmiş olduğu Karabağ bölgesini genişletmek maksadıyla tekrar Azerbaycan’a, saldırmıştır. Bu saldırıda Azerbaycan haksız yana bu çıkar çatışmasıyla karşı karşıya kalınmıştır. Böyle olunca da, tabi ki Azerbaycan her türlü savunmayı yaparak, gerekli olan önlemleri alarak, örnek bir müdafaayı etkin bir şekilde yapmıştır.
Bu durumun tarihsel sebeplerine baktığımızda, dünya üzerinde var olan emperyalist devletlerin sömürü alışkanlığında iştahları kabarmaktadır.
Bu iştahı kabaran devletlerden bölgesel hâkimiyetini elinde tutmak isteyen, Rusya, İran bulunmaktadır. Tabi ki bu arada Amerika, İngiltere, Fransa ve Almanya’da boş durmamaktadır. Kurgular üzerine kurgular kurarak, kendi lehlerine olacak biçimde sulha gidilmesini istemektedirler.
Bir başka olayda maksatlı olarak Türkiye’yi bu çatışmanın içine çekerek, suçüstü yapma gayretine girmişlerdir.
Ancak unutulması gereken bir gerçek var ki, Türkiye ikili antlaşmalar gereği üzerine düşen görevin ötesinde, yanlı ve taraflı bir müdahalede bulunma gereğini göstermemiştir. Çünkü iki devletin hakka niyet davranması gerekirken konularda hareket etmeği imza altına almışlardır. Ne var ki Ermenistan’ın hakkı olmadan Karabağ Bölgesini işkâl etmesi, tabi ki Türkiye tarafından hoş karşılanmamıştır. Ancak Türkiye bu harekâtı uluslararası hukuktan kaynaklanan toprak bütünlüğünde, herkes hakkına sahip olması yönünde bütün dünya devletlerine görüşünü bildirmiştir.
Sonuç olarak baktığımızda, mutlaka Azerbaycan Devleti hakkı olan toprak bütünlüğüne sahip olmasını istemesidir.
Bu bakımından umudum o dur ki, Ermenistan ve Azerbaycan Devletleri bu emperyalist saldırıdan daha fazla yara almadan, barışla sonuçlanacak bir sulh antlaşmasıyla haklarına sahip olmuş olurlar.
Mürsel ADIGÜZEL
Eğitimci Yazar Şair Ve Editör





















