Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Ömer Sabri KURŞUN

Dünden Bugüne Ne Değişti?

Ömer Sabri KURŞUN Yazar Ömer Sabri KURŞUN
02 Ocak 2020
Ömer Sabri KURŞUN
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Gün/aydın dostlarım…

Yasamak sevmektir diyorsan… Yaşama sevincini yitirme…
Kollarını aç… ________________ Benim adım SABAH… Sevgiye başlangıcım ben…

Dünden bugüne ne değişti?

Yeni Bir Yıla Girdik!!!
Eski bir yılın ardından ____Yeni bir yılın, yeni bir gününe Merhaba…

Şöyle İnternet dünyasına girip küçük bir araştırma yaptığımızda yeni yıl kutlamalarının sonradan icat edilen bir adet olmadığını, çok eskilere dayanan bir gelenek olduğunu görüyoruz.
Örneğin bunlardan biri Nardugan Bayramı, bir başka deyişle yeni yıl bayramı.
Nardugan, Ön Türklerde ve İslamiyet’in kabulüne kadar olan dönemde Türkler ile Sümerlerde de aynı adla anılan yeni yıl bayramıdır. Her yıl 22 Aralık’tan sonra gelen ilk dolunayda kutlanan Nardugan geleneğinin Türkler gibi anayurtları Orta Asya olan ve çeşitli nedenlerle Mezopotamya’ya göç eden Sümerlere Türklerden geçtiği, oradan da Anadolu kültürleri aracılığıyla Eski Roma’ya değin uzandığı ve günümüzdeki yılbaşının temelini oluşturduğu sanılıyor.
“Orta Asya steplerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşarak yaşamlarını sürdüren Türklerde güneş çok önemlidir. 21 Aralık günü en uzun gecedir ve ardından günler uzamaya, güneş daha çok görünmeye başlar. Bu yüzden 22 Aralık gününü Türkler çok önemser ve bu tarihten sonraki dolunayın çıktığı ilk günü yeni yılın başlangıcı kabul ederler.

Söylencelere göre; İslamiyet öncesi Türk inançlarında gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık tarihinde gece, gündüzle kıyasıya bir savaşa girer. Bu uzun savaştan sonra gün, geceyi yenerek zaferi kazanır. Yani günler uzamaya, güneş yüzünü daha çok göstermeye başlar. İnsanlar da güneşin bu zaferini, bir anlamda yeniden doğuşu, büyük bir sevinçle, büyük şenliklerle “akçam” ağacının altında kutlarlar.
Anadolu’da dokunan halı, kilim ve işlemelerimiz de motif olarak bugün hâlâ görülen Akçam ağacının sadece Orta Asya’da yetişen kutsal bir ağaç olduğu söylenir. Türklerin, tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir “Akçam ağacı” bulunduğuna inanılırdı. Bu ağacın tepesi, gökyüzünde oturan tanrı “Ülgen ”in sarayına kadar uzardı ve bu ağaca da “Hayat ağacı” denirdi.

İşte biz kullara bahşedilen, yaşadığımız bu hayat ağacında ise 2019 senesinde kimi arzularına kavuştu, kimi beklentilerini bulamadı, kimileri de bu dünyadan sevapları ve günahlarıyla aramızdan ayrılıp ahrete intikal etti…
Kimileri hasta yatağında, kimileri de hastasının başında, kimileri yalnızlığın coğrafyasında 2019 nolu sokaktan çıktı 2020 nolu sokağın, ucunda henüz ışığın görülmediği, 365 adımlık bilinmez bir yoluna koyuldu.

Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla başladık. Her ne kadar “acısıyla-tatlısıyla” desek de geride bıraktığımız yılın hem dünyada hem ülkemizde çok da tatlı anılar bıraktığını söyleyemeyiz.
Daha güzel günler ve yarınlar için umutla karşıladık yeni yılı.
Çünkü her yeni başlangıç yeni umutlara gebedir. Şöyle veya böyle her insanın geleceğe dair umutları, beklentileri vardır, bu nedenle insanoğlu her yeni başlangıcı kendince kutlar ve kutsar.

Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir denir…
Her yeni yılda klasikleştiği üzere herkesin beklentileri var. Biz her zaman olduğu üzere kendi adımıza Türk dünyasın ve Müslüman âleminin birliğini, huzurunu, refahını, bağımsızlığını ve sağlığını istiyoruz.
Biten bir yılı dün gece 12.00 da kullanıp kullanıp paçavra gibi çöpe attık ve yeni başlayan yepyeni bir yıla da umutla gülerek sarıldık sanki kırk yıllık ahbapmışız gibi.
Daha ilk günün başındayız ve bu sabahın ilk güneşini gördük. Değişen ne var diye düşündüm. Güneş yine sancılı doğdu, balkondaki kumrular yem istedi.
Yalnız bir şey vardı ki beni sevindirdi.
Balkonda ki sarmaşık gülü açmıştı, beyaz iki gonca gül. Ve birde açan yılbaşı çiçeği iki kırmızı gonca dalında durmada… Sancılı doğan Güneşimin şavkı üstlerine vurmada…

Bu güzel bir işaret miydi bilemem ama sevindim. Diledim ki Ülkem kaostan, Türk Dünyası eziyetten, Müslüman coğrafyası me- zalimden yeni yılda kurtulsun.
Beyaz umutlar. Yeni yılda /Yeni umutlar/ Yeni beklentiler/Yeni planlar/ Yeni hayaller, değişimler ve dahası. Yapılması planlanıp da tamamlanmamış ve hep de bir sonraki yeni yıla ertelenmiş duran bir dolu yeni hayal ve arzu…
Nedense her yılın sonu geldiğinde, o yıl gerçekleştiremediğimiz isteklerimizi gerçekleştirmenin en kestirme yolu olarak görmekteyiz başlayacak olan yeni yılı… Her ne olursa olsun birçok insan sımsıkı tutunuyor yeni yılın bütün sıkıntılara çare olarak geldiği düşüncesine…
Bunca şeyler yaşanmış eski bir yılın ardından, gelmiş olan yeni bir yıldan bu kadar umutla söz etmek herhalde boşa bir çaba değildir. Dahası umutla bakmak, hala iyimser olmak ve iyi şeylerin yaşanacağı inancına sahip olmak da çok yerinde bir tutumdur bana göre.

Fakat her sorun için yeni yıla odaklanmak biraz kolaycı bir yaklaşım olacaktır. Aslında gelin bu sene, yeni yıl için yaptığımız planların arasına bir de kendimizi keşfetmeyi ekleyelim.
Kendimizde büyük değişimler yaratmak için çabalamaktan öte, içimizde büyük keşifler yapmanın yollarını arayalım. Hayatta bir sihirli değnek olmadığına göre, belki de bu yolla yeni yılın bir tatlı cadı olmadığını da anlamış olacağız. O yüzden en büyük yenilikler bizim içimizde, bunu unutmayalım. Keşfetmek keyifli olacaktır… Keşfederken içimizdeki sevgiyi ve paylaşımcılığı ertelemeyelim.
Gelgelelim bazıları için de yıl sonları biraz buruktur. Hele de yaşı biraz orta yaşın üzerinde olanlar için ‘zaman yine ne çabuk geçti’ cümlelerinin kurulduğu o sitemkâr zamanlardır.
İtiraf etmeliyim ki ben de zaman zaman bu hisse kapılanlardan biriyim.
Belki de birçoğunuzdan fazla. Çocukluğumdaki o yılbaşı heyecanları yerine şu an galiba daha çok buruk bir his içindeyim.
Her ne kadar buruk bir his yaşıyorum desem de aslında, yeni bir yıl için planlar yapmaktan da kendimi alamıyorum.
Geleneksel bir adet olsa gerek plan yapmak, hayal kurmak. Yeni bir yılın en büyük umut vadedici sözcüğü her halde ‘yeni’ kelimesi ile başlaması olsa gerek. Zira bizler yeni olan her şeye biraz daha çok heyecanla yaklaşırız nedense.
Oysa biten 2019 yılı da daha yeniyken, tam birinci güne başlarken, hani hatırlarsanız 365 gün önce ona da aynı heyecanlı ve umutlu tavrımızı sergilemiştik.
Çok büyük planlar, hayaller, umutlar, dilekler gibi hayal dünyamızdan neler neler geçirmiş, üstelik gerçekleşmeme ihtimalini hiç aklımıza getirmeden sıkı sıkı da sarılmıştık. Ama 2019 yılı sonunda şöyle bir geriye dönüp baktığımızda birçoğumuz hayatın temposundan yaptığımız planların ne olduğunu bile unuttuk.

Yine gerçek, yine yaşananlar bize kurduğumuz hayalleri unutturdu. Gerçekleri bir tokat gibi suratımıza çarptı maalesef. Bu kadar da umutsuz konuşmamak lazım değil mi, mutlaka güzellikler de yaşandı biten yılda. Ama benim şu an aklımda nedense acı ve göz yaşından, endişeden başka bir şey yok.
Gönül isterdi ki 2020 yılı için çok eski yıllardaki gibi huzurlu ve mutlu dileklerimiz olsun. Çocukluğumuzda ki, gençliğimizde ki gibi…
Fakat ülke olarak 2019 yılında yaşanan acılardan sonra (ki bitmedi, hala daha yaşanmaya devam ediyor) değil böyle bir temennide bulunmak, bir an önce huzurlu bir 2020 yılı yaşamak için dua ediyoruz.
Haksız da sayılmayız aslında. Geriye baktığımızda ülkemiz açısından ağır bedellerin ödendiği, acı kayıpların yaşandığı bir yıl oldu 2019 yılı.
Öyle bir yılı geride bıraktık ki; Silah sesleri, patlayan bombalar, çatışma, şehit cenazeleri, masum insanların katledilmesi, tecavüzler, katliamlar, trafik canavarı, hele hele ekonomik sıkıntı, insanlara ve hayvanlara me-zalim, ağaç katliamı, hava kirliliği, küresel ısınma say da dur daha neler. İnsanın şu ilk günden içini karartıyor başımıza gelecekler, çünkü dünya gittikçe küçülüyor ve insanlar kötülüyor. Gelde yaş diyor mu sana bunlar… Yahu ne kötü şeyler yapıyoruz şu dünyada dünyaya ve Rabbin kullarına, Rabbin kulları olarak. Yazık insanlığımıza…

Hı birde “BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE” kavga, ne ayıp ne ayıp… 2019… Sanki “Gerilim ve korku filmi” gibiydi. Ama bu filmi her yıl izlemez miyiz dostlar. Ya meclis sandalyelerine, masalarına vura vura, ya da kürsüden, bazen de basın toplantısı yaparlar birbirlerine bel altı vurmak için. Yahu bizim paramızla, bizim oyumuzla bize vuruyorsunuz. Ama bizde akıl ne gezer vurula vurula yine gider vurana oy veririz… Neyse can sıkmaya gelmez yeni yılda yeni günde…

Şunu bir bilseler ah bir bilseler; Kendimi meclis önünde kurban ederim Rabbime…
“Bilelim ki hepimiz, kontrol vardır yollarda, Kesintisiz bir kayıt, kamera yukarıda..
Ayaklar yaralıdır, vasıtalar külüstür, Acep varır mıyız ki Allah’ımız büyüktür…”
“Omuzdaş edelim bireyi,
Birlikte bulalım çareyi,
Tertemiz edelim çevreyi;
Fitnecileri kova kova!

Hakka çevirelim yönleri,
Toprağa gömelim kinleri,
Artık biz yapalım benleri;
Birlikteliği seve seve!”

Evet birde çevremizde su içmemeyi alışkanlık etmiş insanların varlığı… Egoları tavan yapmış zavallılar…

Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada birçok zorluklar yaşandı 2019’de.
Oysa bizler her yılbaşında olduğu gibi 2019 yılı için de barış dolu, sevgi dolu bir dünya dileklerinde bulunmamış mıydık? Kardeşçe yaşamak dileklerinin içi çürütülmüş, yerine savaşın yok edici gücüne boyun eğilmiş bir dünya istememiştik biz.
Ancak maalesef bu gerçekler dünyanın birçok ülkesinde birçok masum insanı etkiliyor. Ama her koyun kendi bacağından asılır derler ya ben önce kendi vatanımın huzurunu düşünüyorum. Benim vatanımda huzur varsa Vatandaşlarda bu dalga dalga yayılır dünyaya. Çünkü biz Türk’üz, Türk Milletinin özelliklerinden birsidir bu…
Böylesine zor geçmiş bir yılın ardından daha iç açıcı bir şeyler yazmayı çok isterdim sevgili dostlar. Fakat yaşadıklarımız görmezlikten gelinemeyecek kadar hassas ve önemli konular sizin de bildiğiniz gibi.
Bizler 2020 yılına biraz buruk bir ortamda girdik, biraz diyorum moralimiz bozmamak için ama umudumuzu tabi ki de kaybetmeyeceğiz.
‘Umut Fakirin Ekmeğidir’ sözü bu durumu açıklamaya yeter mi bilmem ama umut etmekten, güzellikler dilemekten, barış için mücadele etmekten ve en önemlisi de bu ülkedeki herkesin bu vatanın çocukları olduğu gerçeğinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Yeni yılda da en büyük dileğimiz ve duamız sevgi olacak, barış dolu bir dünya olacak. Ve bunlardan sonra diğer umutlarımız ve hayallerimiz için dilekler dileyip dualar edeceğiz.
2019’in buruk vedasına 2020’ nin büyük umutları inşallah perde çekecek. İnşallah 2020 yılı dünyamıza, bize ve ülkemize iyi gelecek, şans ve mutluluk getirecek. Bazılarına da akıl getirecek ki önce ülkemizin sonra dünyanın tabiatın dengesini değiştirmekten vazgeçerler…

Unutmayacak ve unutulmayacak her bir dost yüreğin “Yeni Yılını” en kalbi duygularımla tekrar kutluyor, uzun ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, başarı ve barışın egemen olduğu, huzurun hüküm sürdüğü, adaletin bir isim olmaktan çıktığı nice mutlu yarınlarda, içi sevgi dolu koca bir 365 günü, sevdiklerinizin hep yanı başınızda olduğu bir yılda geçirmenizi temenni ediyorum… Dünyayı değiştirmek istiyorsan yüreğine inan, dostlarına güven, sevgine sarıl. Yeni yıl sizin, başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır dostlarım…

Ve diyorum ki; anılmak gönül dağlarındaki gül kadar güzelse, unutulmak hüzün dağlarındaki diken kadar acıdır…
Sevin sevilin, hayat sevince sevilince güzel ve diyelim her bir cümleye; bu ülkenin sahipleri yalnızca bu ülkeyi karşılıksız seve bilenlerdir…
Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun, gecenizden doğan sabahınıza selam olsun yeni yılın ilk gününden…

Saygı, sevgi ve muhabbetimle

01.01.2020
Ömer Sabri KURŞUN

Paylaş
Etiketler: anayurtları Orta AsyaGeleneksel bir adetNardugan geleneğininÖn TürklerdeSümerlerdetrafik canavarıyılbaşı çiçeği
Önceki Yazı

Varlık Sancısı

Sonraki Yazı

Bizim Cerrahların Gözünü Seveyim

Ömer Sabri KURŞUN

Ömer Sabri KURŞUN

İlişkili Yazılar

Bir Yılın Ardından
Edebiyat

Bir Yılın Ardından

01 Ocak 2026
5k
Birlik Olalım
Edebiyat

Birlik Olalım

15 Aralık 2025
5k
Hayat
Edebiyat

Hayat

21 Şubat 2025
5k
Sadaka Taşı
Eğitim & Kültür

Sadaka Taşı

20 Şubat 2025
5k
Sonraki Yazı

Bizim Cerrahların Gözünü Seveyim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap