Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ŞENGÜL

Demirtaş’ın Devran’ını Anlamak

Hüseyin ŞENGÜL Yazar Hüseyin ŞENGÜL
07 Ağustos 2019
Hüseyin ŞENGÜL
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Demirtaş’ın içten, samimi, sıcak ve mizahi bir dili var. Kısa ve vurucu cümleler, yer yer ironiler üslubu güçlü kılıyor.

Anlamak kimi zaman bilmekten daha fazla bir derinliği sahiptir. Yaralı bir toplumuz. İyileşebilmenin yolu yüzleşmekten geçiyor. Yüzleşebilmek için anlamalıyız. Anlamak, yolun başıdır.

İşte Selahattin Demirtaş’ın “Devran” kitabı, okura toplumumuzu ve insanını anlama davetiyesi vasfında. Elbette edebi bir tatla birlikte.

Selahattin Demirtaş’ın ikinci hikâye kitabı “Devran” İletişim yayınlarınca Nisan 2019 tarihinde yayınlandı. Kitabı temmuz ayında aldığımda üçüncü baskıya ulaşmıştı.

Demirtaş’ın ilk hikâye kitabı olan “Seher” ise, 2016 yılında yayınlanmış olup 250 bin baskı yapmış ve 12 dile çevrilmiş.

Yazar ve ürünü arasındaki ilişki 

Her iki kitabın da bu kadar yüksek sayıda baskı yapmasının nedenlerinin başında yazar Selahattin Demirtaş’ın samimi, sempatik ve sahici kişiliği ve bu kişiliğinin yazdıklarına yansıması gelmektedir.

Yazar ile ürünü arasındaki ilişki (örtüşme ve mesafe) hususu yazardan yazara değişmekle birlikte, genellikle tam bir örtüşmeden ya da tam bir kopukluktan söz edilemez. Böylesi de doğaldır.

Fakat sanatçının ürettiği konuya içerden bakması gibi bir gerçeklik de vardır.

Eseri değerli kılan da sanatçının bu içerden bakışındaki yetkinliktir. İçerden bakış, sanatçının da illa ki eserin konusu dâhilinde bir yaşam tecrübesine sahip olması anlamına gelmez. Yeter ki konuyu içselleştirmiş ve bunu estetik bir düzeyle (dil, renk, ışık, biçim vb.) ifade ediyor olsun.

Elbette içerden bakış derken, sanatçının kendini ilgili konunun, nesnelliğin içerisiyle sınırlamasını kastetmiyorum. İçerden bakışı dışarıdan bakışla tamamlayabilmek ve özellikle onu (o şey her neyse) yeniden üretebilmektir.

Demirtaş ile hikâyeleri arasında büyük bir örtüşme var. Nasıl olmasın ki; hikâyelerindeki yaşamların içinde, kıyısında köşesinde şu veya bu ölçüde bulunmuş birisi.

Bir de bunun üstüne ezilenlerin (sınıfsaldan kimliklere dek bir yelpaze) siyasi mücadelesinin öncülerinden oluşu eklenince, o dünyanın içinde yer alan donanımlı bir figür çıkıyor karşımıza. Demirtaş’ın ezilenlerin dünyasının siyasal sorumluluğunu taşıması ve kendini o dünyaya ait görmesi, hikâyelerindeki toplumsallığa da rengini veriyor.

Huzursuz etse de… 

İlk kitabı “Seher”, bana bir edebi değerlendirmeden çok, edebiyatın eşiğinden içeri giriş tadını ve umudunu verdi. “Devran” kitabıyla bu umudun boşa çıkarılmadığını gördük. Artık Demirtaş, o değerli siyasi kişiliğinin yanına edebi kişiliğini de eklemiş oldu.

“Direnmek Güzeldir” hikâyesinin giriş cümlesi bana göre hem Devran kitabındaki hikâyelerin hem de yazarın dünyasının özünü oluşturmakta:

“Yapmış olmaktan gurur duyacağınız çok fazla şey olmayabilir hayatınızda. Bunu biliyor olmak sizi huzursuz etse de, düşündükçe kahrolmazsınız en azından. Tersinden düşünün, yapmış olmaktan utanç duyacağınız şeyler varsa ne olacak peki?” (Syf. 49)

Utanç duymak!

Hemen Ingmar Bergman kötü gidişattan “Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir” sözü geldi aklıma. Bu söz biraz safça gelebilir, ama öyle değil. İnsanlar utançlarını duyabilseler, utanç içinde yaşamayı zül görebilseler…

Direnmenin ve umudun hikâyeleri

Devran’da yer alan on dört hikâyenin her bir anlatıcısı, toplumsal hayatın kılcal damarlarında dolaşıyor. İşte tam da Demirtaş’ın hikâyeleri bize toplumsal yaşamın örgüsünün bu silik, her yerde olup da göze batmayanlardan ve toplumsal yaşamın kaporta altındaki dişlililerinden örülü olduğunu gösteriyor.

Ülkemizin yakın geçmişini ve bugününü anlatan Devran, doğrudan insana, insani olana dokunuyor.

Selahattin Demirtaş’ın “Devran” kitabının ilk hikâyesinin adı “Gün Olur Devran Döner”. Hikâyede Devran adındaki gencin işkenceyle öldürülmesinin faillerinden olan bir savcının 25 yıl sonra olay mahalline dönerek Devran’ın babası Hasan Sürgücü ile yüzleşeme çabası (ki, yüzleşemiyor da), hikâyenin kurgusunu zayıflattığını düşünüyorum.

Hikâyede de yer aldığı üzere devletin has görevlisi savcı Salim’in Devran’daki suç ortaklığı gibi, bir değil beş değil, çok sayıda uygulaması var.

Bagajı ‘kötülüğün’ yüküyle dolu bir savcının (ki, emeklilikten sonra avukat oluyor ve büyük nemalı davalara bakıyor) 25 yıl sonra, oğlunun trafik kazası geçirmesi üzerine, insanın canından canı olan çocuğunun olağanüstü bir değere sahip olduğunu görüyor ve bunun üzerine Hasan Sürgücü’nün 20 yaşındaki oğlunun kendinin de dahli olduğu işkenceyle öldürülmesi gözünün önüne geliyor.

Bir arınma hissediyor, bir özeleştiri de bulunmak istiyor. Ve kara kışta İstanbul’dan kalkıp Erzurum’un dağ başındaki Devran’ın köyüne gidiyor.

Devran’ın babası Hasan Sürgücü’nün misafiri oluyor. Yüzleşemiyor ve neden geldiğini söyleyemiyor. Fakat Devran’ın babası savcıyı tanıyor, ama tanımamazlıktan geliyor. Bir yanda acısını yüreğinde taşıyan vakur bir baba, diğer yanda o acıya katkı sunmuş bir fail!

Mesleğinin derin işlerinde profesyonelleşmiş ve mesleği gereği, ölçüsü adalet olması gerekirken devlet için her şeyi mubah sayan bir görevlinin birden bire hidayete ermesi; işte hikâyeyi zayıf kılan yer de burası.

Böyle olmakla birlikte Devran hikâyesi bize bir yüzleşme ve hesaplaşma olmadan ne insanın ne de toplumun iyileşmesinin mümkün olmadığını anlatıyor. Gün olup da devranın dönmesi, bu duyguya ve bu arınmaya bağlı.

Tam bir Demirtaş mizahı

Demirtaş’ın içten, samimi, sıcak ve mizahi bir dili var. Kısa ve vurucu cümleler, yer yer ironiler üslubu güçlü kılıyor.

“Sultan Reşat’ın Torunu” hikâyesi, tam bir Demirtaş mizahı. Siyasetteki mizahi dokundurmaları, ironileri bu kez edebi bir dille bu hikâyede kendini gösteriyor. Zenginlik hayalleri kuran yeni mezun ziraat mühendisinin yaşamın gerçekleriyle kuşatılmışlığının ve sevgilisi dâhil kaybedişinin hikâyesi ancak bu kadar güzel bir mizahla anlatılabilir.

Gazetelerin üçüncü sayfalarında iki paragraf halinde mevsimlik işçileri taşıyan araçların kaza haberleri yazılıdır. Genellikle şöyle bir bakılıp geçilir.

TV haberlerinde bazan kaza yapan araçtan ve ölen insanlardan söz edilir. Ölen aileler yoksuldur, sıradandır, mevsimlik işçilerin ‘kaderidir’.

Bu yoksul insanların yol kazalarında ölmelerine bir de kimi yerlerde linç edilmeleri eklendi. Mevsimlik işçiler Kürt’tür. Kürt olmaları, düşman görülmeleri, hatta insan sayılmamaları ve linçe maruz kalmaları için yeterlidir!

“Baran’ın Beşiği” hikâyesi, mevsimlik işçilerin aileleriyle birlikte bir minibüsle Adana’ya gidiş yolunun başlangıç hikâyesidir. Minibüs karşıdan gelen tırın yola savrulmasıyla tırın altında kalır. Önce Baran’ın beşiği minibüsün üstünden yola savrulur. Bebeğin yarınlarını sonlandıran ölüm, minibüstekilerin de hayatını sonlandırır.

Bu hikâye Orhan Kemal’in ve Yılmaz Güney’in Çukurova anlatılarının tadını taşımakta.

Devran kitabında yer alan 14 hikâyenin her birinin tadı başka ve okunması keyifli.

Demirtaş yazmaya devam ettiğini söyledi. Edebi yanını geliştirsin, güzel ürünler vermeye devam etsin, bu iyi bir durum ve okurları için sevindirici. Ancak bununla birlikte ben Demirtaş’a demokrasi mücadelesinde büyük ihtiyaç olduğunu, bu nedenle aktif siyasetini devam ettirmesinin elzem olduğunu düşünüyorum. (HŞ/PT)

Paylaş
Etiketler: Demirtaş'ademokrasi
Önceki Yazı

İnsan Ömrünün Aklın Tüketildiği Bir Ülke

Sonraki Yazı

Sağlığımızı Kendi Elimizle mi Bozuyoruz?

Hüseyin ŞENGÜL

Hüseyin ŞENGÜL

İlişkili Yazılar

Yeni Bir Anayasa (mı?)
Hüseyin ŞENGÜL

Yeni Bir Anayasa (mı?)

17 Eylül 2023
5k
Çivisi Çıkmış Dünya
Hüseyin ŞENGÜL

Çivisi Çıkmış Dünya

09 Temmuz 2023
5k
Prens ve Hayal Kırıklıkları
Hüseyin ŞENGÜL

Prens ve Hayal Kırıklıkları

11 Haziran 2023
5k
28 Mayıs Seçimi Üzerine
Hüseyin ŞENGÜL

28 Mayıs Seçimi Üzerine

01 Haziran 2023
5k
Sonraki Yazı

Sağlığımızı Kendi Elimizle mi Bozuyoruz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap