9.BÖLÜM VE 5. KISIM
Benim Adıma Köy İşleri ve Orman Bakanı’nı Taşlama
Komutan bu teklifimi kabul etti. Ben anlatılanlar hususlar karşısında şaşkındım. Durumun çok farklı boyutlarda geliştiğinin ve bana karşı bir kompulonun kurulduğunun farkına varmıştım. Durumu çözmek için öğretmenlere yarım saat zati ihtiyaçlarınız giderin. Bende bu arada komutanla durum değerlendirmesi yapayım, önerimi tutanağa bağladım. Sonra önerim üzerine yarım saat toplantıya ara vermek durumunda kaldık. Böylece öğretmenler yarım saatliğine toplantı odasını terk ettiler. Bende komutanla baş başa durumumu değerlendirdik. İlk sözüm “Sayın komutan, meydana gelen olayların bana kurulan düzmece bir kumpas olduğu ortadadır. Bu işin kimler tarafından yapıldığını ortaya çıkarılması gerekir. Gelin beni götürmeyin. Bu anda benim ne iş yaptığıma şahit oldunuz. Sizden ricam ve isteğim, bu olayı kimler ve niçin yaptıklarını ortaya çıkarılmasını sağlamanızdır. Bu vesileyle gerekli görülen girişimleri yaparsanız, suçlular bulunur ve durum aydınlanmış olur. Böylece bu karanlık düşünceli kişiler, hak ettikleri cezaya çarptırılmış olurlar. Siz burada gördüklerinizi ve yapmış olduğumuz çalışmayı TC. Savcıyla anlatırsanız, tutuklanmam kalkar, yöntem değişir. Hatta bu işin bir organize suç örgütü işi olduğunu ortaya çıkarmış olursunuz. Böylece bu yapılan insanlık dışı davranış içinde kimlerin olduğu ve kimler tarafından yönlendirildiği açığa çıkmış olur. Sizden tekrar ricam, bir an önce durumu kaymakamda bildiriniz. Böylece beni açığa alınmaktan kurtarırsınız. Kaldı ki bu olay burada kalmamalıdır. Kim ne yapmaya kalkmışsa mutlaka aydınlığa kavuşturulması gerekir. Bu olayın mağduru durumuna düşürül-düğümden ötürüde, gereğinin yapılmasını istiyorum. Her şeyin bir senaryo olduğu ayan beyan ortada duruyor. Artık her şey sizin elinizdedir. Suçluları ortaya çıkarmak için gereken neyse lütfen yapılsın istiyorum.(Ben konuşurken, komutan ise sağ el başparmağını çenesinin altına dayamış, derin bir düşünce içine dalmıştı.) İşte kurul kararımız ve görüştüğümüz öğrenciler hakkındaki tutanaklar. Her şey ayan beyan ortada duruyor. Şimdi ben hem orada hem burada olabilir miyim? Yinede suçsuz günahsız bir insanı götürecek misiniz? Yoksa ne yapmam gerektiğini söyleyin”? Dedim!
Bu sözlerim üzerine, Karakol komutanı, “size çok ciddi bir kumpasla karşı karşıyasınız. Seni şikâyet edenler, Sayın Bakan’ı aldatmışlar. Bu bir kurgu işi ve çok iyi organize edilmiştir. Bu işin içinde başka birilerinin olduğu anlaşılıyor. Gördüğüm kadarıyla görevinin başındasın. İyi ki bu gün bu kurulunuz varmış. Yoksa beni inandırma şansınız olamazdı. Söylediklerinde baştan sona haklısın. Ben burada gördüklerimi ve bildiklerimi olduğu gibi komutanıma arz edeceğim. Gerisi onun bileceğidir. TC. Savcısıyla görüşüp durumu düzelttirmek onun işidir”.
Bu söz üzerine yerimden kalktım. Eğer ikna olmadıysanız buyurun gidelim, dedim.
Bu hareketim üzerine karakol komutanı, Sayım Müdür Bey, şimdilik sizi götürmeyeceğim. Ancak sizde bir yerlere gitmeyin. Bende yakaladığımız öğrencileri alıp götüreyim, deyip, okuldan ayrılıp gittiler!
Karakol komutanı bana vermiş olduğu söz üzerine, Karakola gider gitmez, durumu Arpaçay Karakol Komutanına bildiriyor. O da TC. Savcılığına arz ediyor. Olayda bulunan öğrencilerin yakaladığını söylüyor. Benim içinde bir kumpasın kurulduğunu, detaylarıyla birlikte aktarıyor. TC. Savcısı da benim için vermiş olduğu yakalama kararını kaldırıyor. Arpaçay Karakol Komutanına, gidin bu olay içinde kimler varsa kesinlikle ortaya çıkarın, emrini veriyor. Bu emir üzerine Karakol komutanı olan yüzbaşı yola koyuluyor. Koçköy karakoluna gelir gelmez, öğrencileri sorguya çekiyor. Alınan ifadeler sonucunda, her şey olduğu gibi ortaya çıkıyor. Bu mizansenlerde görev alan benim okulumda çalışan öğretmenle birlikte diğer kişilerden bazılarını hemen yakalıyorlar. Başkanın akrabası olan öğretmeni ve diğer elebaşları köyü terk edip kaçıyorlar. Bu sebepten dolayı o anda yakalanmıyorlar. Böylece bana kurulan kumpasın gerçekleri ortaya çıkmış oldu.
Nezarette bulunan öğrenci babaları, bana gelip yalvarmaya ve ağlaşmaya başladılar. Bu ısrar üzerine durumu öğrenmek için karakola gittim. Karakola gider girmez yüzbaşıyla görüştüm. Yüzbaşıdan gerekli bilgiyi aldıktan sonra, az da olsa rahatlamış oldum. Yüzbaşı bana bu işlere karışmayın ve derhal buradan gidin dedi. Burada olmanız beklemediğimiz durumları geliştirebilir. O nedenle burada görünmeyin gidin dedi! Bu olay ve durum çok ciddi bir durumdur. Bu olayın bu şekilde gelmesi, senden çok bizi de üzmüştür. Şimdi evine git istirahat et, bir daha buralara uğrama, dedi.
DEVAM EDECEK
Mürsel ADIGÜZEL
Eğitimci Yazar ve Şair





















