Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ŞENGÜL

“Hayır” Demokratik Anayasa Yazma İmkanını Taşıyor

Hüseyin ŞENGÜL Yazar Hüseyin ŞENGÜL
29 Mart 2017
Hüseyin ŞENGÜL
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bu anayasa değişikliğinin demokratik başkanlık sistemi müktesebatıyla hiçbir ilgisi yok. Bu tamamen tek kişi yönetimine uygun ve diktaya götürebilecek yetkilere sahip bir anayasa değişikliği.

Bu başlık bana ait değil. Geçenlerde bir arkadaş telaffuz etti. 18 maddelik anayasa değişikliğini metaforik olarak “tipsiz” diye niteledi. Yani demokratik anayasa değerlerine göre bu 18 maddelik değişiklik teklifi demokrasi karşıtı özellikler taşıdığı için bir çirkinlik/tipsizlik oluşturuyor. Tipsizliği salt fiziksel durumuyla değil, aynı zamanda ruhuyla da tipsiz! Eh, böyle birine “Evet” değil, “Hayır” denir. Neden tipsiz?

Anayasanın kısa ve özlü tanımı, devlet ile toplum arasındaki ana sözleşmedir. Mevcut anayasa zaten sorunlu iken, değişiklik teklifi maddeleri, toplumun/bireyin aleyhine, devletin yürütme gücü iktidarın lehine düzenlendi! Burada neredeyse partili cumhurbaşkanlığı adı altında iktidar ile devlet özdeşleştirilerek yetki, denetimsiz, kontrolsüz ve güçler ayrılığı ilkesine tamamen aykırı şekilde tek kişide toplanmıştır.

Ancak bu yazıda referanduma sunulan anayasa değişikliği teklifinin ‘tipsizliğini’ tarihsel seyir içinde ifade etmeye çalışacağım.

Osmanlı’dan bu yana anayasa deneyimi olan bir ülkeye, bir topluma gerçekten de bu değişiklikler yakışmıyor. 1856 Tanzimat Fermanı, 1876 Kanuni Esasi (Esas Kanun – Anayasa) ve 1908’de tekrar yürürlüğe konulan 1876 anayasasının üzerinde yapılan değişiklikler Osmanlı dönemi anayasa tecrübeleridir.

Padişahlığın olduğu Osmanlı’da bu anayasa deneyimlerinin ortak noktasını, mutlak monarşinin karşısına parlamentoyu koyarak bir denge sağlamak oluşturdu. Böylece mutlak monarşi, meşruti monarşiye çevrildi.

Bunlar ne anlama geliyor?

Padişah tek yetkili iken, padişahın yetkileri anayasa ile sınırlandırılarak onun elinden mutlak iktidar alınmış ve iktidar, padişah ile hükümet arasında pay edilmiş. Burada çok önemli bir nokta var: Yürütme gücü olan hükümet, bir yanıyla padişaha karşı sorumlu iken, bir yanıyla da meclise karşı sorumlu kılındı!

Padişahlık sistemi olan Osmanlı’da bile, gidişat “tek adamlık”tan parlamenter sisteme doğru bir çizgi izledi!

Şimdiki referanduma sunulan anayasa değişikliği ise, parlamenter rejimden “tek adamlık”a doğru bir siyasal çizgi izlemektedir. Bu bir gerilemedir!

İşte 18 maddelik anayasa değişikliği bu nedenle tipsizdir!

Anayasa tecrübeleri cumhuriyet döneminde de devam etti.

1920 yılının koşullarını göz önüne getirmeye çalışalım. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Savaşında yenildi. O günkü koşullara göre ciddi bir genç ve yetişmiş nüfus kaybına uğradı. Ülkenin başkenti İstanbul işgal altında. Ege’de Yunan işgali var. Ülkede yokluk, yoksulluk diz boyu.

Bütün bu maddi ve siyasal zorluklar yaşanırken İstanbul’da ağır aksak da olsa işleyen bir Meclis-i Mebussan var. Ancak daha önemlisi, Payitaht ile ters düşen Ankara’da bile, 23 Nisan 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

Bu meclis 1921 yılında bir de anayasa yaptı. Üstelik gelmiş geçmiş (koşullara göre) en demokratik anayasaydı.

O yokluk, işgal ve savaş koşullarında diktatörlüğün maddi ve siyasi temelleri varken, Millî Mücadele kadrosu hem meclis kuruyor hem de bir anayasa yapıyor.

Peki, şimdiki iktidar bu 18 maddelik anayasa değişikliği ile ne yapıyor?

Türkiye’yi “tek adamlık”a mahkûm etmeye çalışarak ülkeyi, siyasi ve hukuki olarak 1920’lerin gerisine taşıyor.

Bu anayasa değişikliği tipsiz değildir de nedir?

1924 yılında 1920 yılına göre daha geri bir anayasa yapılıyor ve tek parti dönemi dahil, bu anayasa ile 1960 yılına kadar geliyoruz. 1960, 1971 ve 1980 askeri darbelerinin hazırladıkları anayasalarda bile ne başkanlık ne de “tek adam” yönetimi var. Özgürlükleri askıya alsalar da vesayet yönetimini güçlendirici maddeler olsa da hepsi parlamenter sistemi esas alıyor.

Türkiye’nin 150 yıllık bir anayasa tecrübesi varken ve askeri darbelerin anayasalarında dahi başkanlığa yer verilmemişken, bugün karşımıza partili cumhurbaşkanlığı adı altında “tek adam” yönetimini dayatan bir anayasa değişikliği var.

Bu anayasa değişikliğine tipsiz anayasa denmez de ne denir?

Nasıl bir Başkanlık?

Önsel olarak başkanlığa karşı değilim. Başkanlık sistemini tartışalım. Buradaki temel soru şudur: Nasıl bir başkanlık?

Demokratik rejimlerdeki yönetim biçimlerinden biri olan ve bugün çok az ülkede görülen ve yine güçler ayrılığı esasına dayanan başkanlık sistemi mi, yoksa kimi Afrika ve Türki Cumhuriyetlerde görülen başkanlık (daha doğrusu tek adamlık) sistemi mi?

Hangisi…

Örneğin ABD’mi, Azerbaycan mı?

Tanzanya’ya, Nijerya’ya ne dersiniz?

ABD’deki başkanlıktır ama Azerbaycan’daki, Nijerya’daki sistem, başkanlık adı altında tek adamlıktır!

Araştırmalar ve istatistikler kesin olarak ABD’deki başkanlık ile Fransa’daki yarı başkanlık sistemi dışındaki başkanlıkla yönetilen tüm diğer ülkelerin her yönüyle geri olduğunu göstermekte.

Bu ülkeler ekonomik olarak, özgürlük olarak, insan hakları olarak, toplumun mutluluğu olarak, eğitim seviyesi olarak hep geriler. Bugün Türkiye, bu alanlarda dünya ülkeleri arasında orta yerlerde ise, yarın daha gerilere düşecek!

Bu anayasa değişikliğinin demokratik başkanlık sistemi müktesebatıyla hiçbir ilgisi yok.

Bu tamamen tek kişi yönetimine uygun ve diktaya götürebilecek yetkilere sahip bir anayasa değişikliğidir.

Halbuki demokrasi yasama, yürütme ve yargı gücünün ayrılığını esas alır. Başkanlık dahi olsa, bu böyledir. Yürütmenin başı olan başkanın sorumlu olduğu organların bulunması, özelikle denetlenebilir olması ve gücün dengeli dağılımı; bu anayasa değişikliğinde bunların hiçbirisi yoktur!

Gücün tek elde toplandığı, denetlenemediği bir sistem, demokrasiyi ortadan kaldırır.

Ülkemiz siyasal sisteminde az da olsa demokratik değerler bulunurken, bu değişikliklerin kabulü halinde, tek adam otoriterliğinin mengenesine düşeceğiz. Öyle ki, bırakın siyasal hakları, mülkiyet hakları bile tehlikeye girecek!

Anayasa referandumu, siyasal tarihimizi geriye çevirecek bir projedir.

O halde referandumda “Hayır” tercihi yaparak bu tehlikeli gidişe dur diyebiliriz.

Hayır demek, demokratik bir anayasa yapmanın imkanını içinde taşır ve buna bir başlangıç oluşturur. (HŞ/HK)

Paylaş
Etiketler: anayasareferandumusiyasalTarihimizi
Önceki Yazı

İş Sözleşmesinin Fesih İşlemleri ve Belgelendirme

Sonraki Yazı

Demokratik Resesyon!

Hüseyin ŞENGÜL

Hüseyin ŞENGÜL

İlişkili Yazılar

Yeni Bir Anayasa (mı?)
Hüseyin ŞENGÜL

Yeni Bir Anayasa (mı?)

17 Eylül 2023
5k
Çivisi Çıkmış Dünya
Hüseyin ŞENGÜL

Çivisi Çıkmış Dünya

09 Temmuz 2023
5k
Prens ve Hayal Kırıklıkları
Hüseyin ŞENGÜL

Prens ve Hayal Kırıklıkları

11 Haziran 2023
5k
28 Mayıs Seçimi Üzerine
Hüseyin ŞENGÜL

28 Mayıs Seçimi Üzerine

01 Haziran 2023
5k
Sonraki Yazı

Demokratik Resesyon!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap