Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yusuf Ziya Ortaç’ın Nüktedanlığı

ŞAFAK ÖTESİ
M.Nihat MALKOÇ

06 Ocak 2011 00:03

Yorum Yapılmamış

Hecenin beş şâirinden biri olan Yusuf Ziya Ortaç, ömrü boyunca ortaya koyduğu eserlerle ve saygın kişiliğiyle Türk edebiyatına damgasını vurmuştur. Millî veznimiz olan heceyi ustalıkla kullanmıştır. Fakat şiirlerinde derinlik yoktur. Halit Fahri Ozansoy’un yayınladığı “Kehkeşan” adlı derginin düzenlediği yarışmada, şiirinin birinci olması Yusuf Ziya’yı edebiyat sahasına yöneltir. Halit Fahri’nin kendisine hediye olarak verdiği ipek kravatın kendisini şiire bağladığını söylemiştir. Henüz yirmi yaşındayken “Binnaz” adlı üç perdelik manzum bir piyes yazar. Oyun Darü’l-Bedayi’de oynanarak geniş kitlelerce beğenilir. Bu onun şöhret basamaklarına ilk tırmanışıdır.

Şâirin ilk kitabı olan “Akından Akına” yı “Cenk Ufukları” isimli şiir kitabı izler. Hiciv türünde şiirler yazmaya merak salar. Zamanın sosyal ve idarî aksaklıklarını şiirleriyle eleştirir. İnsanları açıktan açığa kırmaz. Eleştiriyle mizahı, tatlı sert bir tarzda yoğurarak okuyucuya sunar. Bu tarz şiirlerini “Şen Kitap” isimli eserde bir araya getirir. Bazen Divan şâirlerine nazire yazmaya kalkışır. Fakat konulara, komik yönleriyle el atar. Her zaman güncelliğini muhafaza eden geçim sıkıntısını bakın nasıl ifade ediyor bir şiirinde:
“Kesilip nefes pek erken suya indi bizde yelken
Halı, konsol, ayna derken bütün ev pazare düştü

Ne ocakta bir tutam et, ne kazanda bir yudum aş
Yere mutfağın damından iki sıska fare düştü.”
Yusuf Ziya Ortaç çok nüktedan bir insandı. Onun içindir ki “Akbaba” adlı bir mizah dergisi çıkarmıştır Orhan Seyfi Orhon’la beraber… Çok uzun yıllar boyunca Akbaba’yla gülmüş bu millet… Mizahın asil olmasına gayret etmiştir. Edep dışı ve küfürlü esprilere yer vermemiştir. Nüktedanlığın küfürbazlıkla alâkası olmadığını eserleriyle ispat etmiştir. Ülkemizdeki belli başlı mizah ustalarından biriydi. Sedat Simavi’nin çıkarmış olduğu “Diken” adlı mizah dergisinde “Çimdik” takma adıyla mizahî yazılar kaleme almıştır. Asıl şöhreti, ömrü boyunca çıkarmış olduğu Akbaba’daki yazıların meyvesidir.

Çok geniş bir şâir ve yazar çevresi vardı O’nun… Sevilen bir simaydı. O zamanın etkili yayın organlarından biri olan İkdam gazetesinde de kendisi gibi bir Yusuf Ziya vardır. Yani adaştırlar onunla. Fakat bu yüzden pek çok karışıklıklar olur. Birinin mektubu ötekine gider. İkdam’daki adaşı mektupları okur, kendisine ait olmayanları ona götürür. O zaman soyadı kanunu henüz çıkmış değil. Fakat Akbaba’nın sahibine gönderilen mektuplarda “Muhterem Yusuf Ziya Beyefendi” ibaresi vardır. Bu ifadeden, mektubun kendisine ait olduğunu çıkarır. Yine böyle bir karışıklık olmuş… İsterseniz bu enteresan hikâyeyi kendisinden dinleyelim:
“Bir gün hademe, Ortaç’a, bir külek yağla bir külek bal geldiğini söyler. Yusuf Ziya anlar:
– Öbür Yusuf Ziya Bey’e götürün, der. Bana bunları gönderecek kimse yok.
Ertesi akşam yine kapısı vurulur:
-Bir hanım sizi görmek istiyor.

Genç, güzel, süslü ve cilveli bir hanım girer.
“-Ben Yusuf Ziya Bey’i istiyordum”,der
-Ben Yusuf Ziya’yım.
“-Ama o kısa boylu, kalın kaşlıydı!” diye fıkırdar hanım… Bu yeni Yusuf Ziya’yı daha beğenmiş gibidir. Yusuf Ziya ertesi akşam adaşını çağırır:
-Bak Yusuf Ziya Bey, der. Şans döndü. Mektuplar size, yağlar, ballar ve kızlar bana geliyor. Ben hiçbirini ellemiyor, açmıyorum. Ama mektuplarımı rahat bırakmazsanız, hepsinin tadına bakacağım.”(Yergi, Nükte ve Fıkralarıyla Yusuf Ziya Ortaç-Sulhi Dölek)
Görüldüğü gibi onun nükteleri gerçek yaşamını da yansıtıyor bize.

Okunma Sayısı: 107
Kategori: M.Nihat MALKOÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Köprübaşılı Bir Bilge Adam

Köprübaşı’nın yetiştirmiş olduğu saygın ve bilge kişilerden biriydi Aslan Aksoy… O, ömrünü Köprübaşı için,  Köprübaşı’nda...

Ümmetin Avukatı

Bu dünyadan, ardında hoş bir seda bırakarak bir Ahmet Kekeç geçti. “Haksızlık karşısında susan dilsiz...

Trabzon Sevgisi

Trabzon’un tarihi, kültürü, edebiyatı, basını, diyaneti ve eğitim dünyası deyince akla gelen isimlerin başında hep...

Gerçek Bir Dost

Farsçadan dilimize geçen “dost” kelimesi sıcaklık ve samimiyet demektir. Dost demek şahsî menfaatleri yürekten kapı...

O Bir Vefa Abidesiydi

Tavır ve davranışlarıyla adeta canlı bir vefa abidesi olduğunu gösteren Hüseyin Albayrak, son kitaplarından biri...