Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yeni Osmanlıcılık BOP’un Türkçe Adıdır


10 Aralık 2010 00:04

Yorum Yapılmamış

Çok uluslu şirketler, devletimizin tüm yetkilerini kendi mutlak hâkimiyetlerine transfer edebilmeleri için, Anayasa değişikliğini zorunlu görüyorlar. İşgal ve bölünmenin meşrulaştırılmasına Türk halkını da ortak ederek, Büyük Ortadoğu Projesini tamamlamak istiyorlar.

Amerika ve Avrupa ile gizli veya açık işbirlikçiler artıkça, Kurtuluş Savaşının maddi manevi kazanımları eridikçe, yurtseverlerde endişe ve hassasiyet büyüyor.

Hiçbir kurtuluş sandıktan çıkan oylar ile gerçekleşmemiştir. Sandığı hangi kuvvet önünüze koymuşsa, sandıktan o kuvvet çıkar. Sandık yansız bir şey değildir.

Kurtuluş Savaşından önce, bir oylama yapılsa, Kurtuluş Savaşı yapalım diyenler sandıktan çıkabilirler miydi? O gün oylama yapılsa, sandıktan bu günkü Vahdettinler çıkardı.

Kafayı sandığa takanlar, ülkenin bölünme tehlikesi karşında, halkın duyarsızlığından endişe ediyorlar. Bölünme bu kadar elle tutulur, gözle görülür hale geldiği halde, halk nasıl olurda ilgisiz olur diye…

Endişeler elbette haklıdır.

Ancak, işgale karşı direnenlerin, namuslu aydınların hiçbir zaman akılarından çıkarmayacakları bir husus var. O da, kurtuluşun zahmetsiz ve mücadelesiz elde edilemeyecek olmasıdır.

Malta zindanlarındaki aydınlar ile Silivri tutsaklarının aynı yolun yolcusu olduğunu hatırdan çıkarmamak, bu işin zahmetli ve engebeler ile dolu olduğunun farkında olmak gerek.

Bu farkındalık, yurtseverleri daha akıllı olmaya, daha dikkatli olmaya ve mücadelenin geneline zarar vermemeyi sağlar.

Çünkü bu mücadele biz ile başlayıp bizle biten bir şey değildir. Birey olarak sadece bizim katkılarımız olur. Kurtuluş ve bağımsızlık, hemen, yarın, çabucak elde edilebilecek bir şey değildir.

Bağımsızlık mücadelesinin uzun meşakkatli bir yol olduğu gerçeği, önceden verilen bağımsızlık savaşlarından çıkarılan derslerde vardır.

Evet, Yeni Osmanlıcılık, Kurtuluş Savaşından intikam almanın stratejisinin adıdır.

ABD ve Avrupa ile birlikte hareket ederek, Türkiye’nin kazanabileceği hiçbir şeyin olmadığını tarih bize öğretti. Ama kaybedeceği çok şey vardır. Belki de, vatan topraklarının önemli bir bölümü…

Yeniçağ Gazetesinin çok değerli yazarı Hasan Demir, Türk halkının bölünmeye karşı ilgisizliğinden dehşete kapılmış ve bunu anlatan bir yazı yazmış.

Hasan Demir’in yazısında çok doğrular var. Hainlerin destekçilerinin çoğaldığı dorusunun yanında, bir başka doğru daha vardır. Bu ülke bu gün de kahramanlar yetiştirmektedir.

Öncüler ve aydınlar görevini yapmıyorsa, halktan bölünmeye karşı hassas olmasını bekleyemeyiz.

Halktan endişe etmek yerine, ona önderlik etmeyen aydınları, bilim insanlarını eleştirmenin daha doğru olduğunu düşünmeliyiz, derim.

Asıl soruya tekrar dönelim, Kurtuluş Savaşının intikamını alabilirler mi? Mücadele edersek, aydınlarımızı mücadeleye katarsak imkânsız.

Okunma Sayısı: 91

Yazarın Diğer Yazıları

Teknolojik Olarak Üretilen Paralar Finans Kapitali Yıkabilecek mi?

Teknolojinin mülkiyetinin, servet sınıfının elinde olması sebebiyle, teknolojilerin nimetinden önce servet sınıfı nemalanıyor, belli bir...

Borç Veren Sınıf ve Borç Alan Sınıf

Her şeyin borç ile finanse edilmesi, endüstriyel kapitalizmden finans kapitale geçişle başladı. Endüstriyel kapitalizmde, malların...

Taze Gladio Devşirme Planı

Oldum olası çok garipsedim. Gladio’ya biz neden FETO dedik? Oysa FETO Amerika’nın Türkiye içindeki gladio...

Borç Tsunamisi Siyaseti Alabora Eder mi?

Borçlu olmak insan dünyasını nasıl etkilerse, devlet ve millet hayatını da öyle etkiler. Borçlu olmayı...

Faiz Artınca Gırtlağa Gelmiş Borçlar Ödenir mi?

Finans kapitalin kâğıt al, kâğıt sat, üretmeden kar et sistemi, S.O.S veriyor. Borçlar orada yığılı...