Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Pertek Kalesi’nden Harcanan Coğrafyaya Selam Olsun!

SANAT
Anibal GÜLEROĞLU

27 Kasım 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

‘2. Uluslararası Malatya Film Festivali’ kapsamında düzenlenen ‘Tunceli-Pertek Gezisi’, başkalarını bilmem ama benim için yanlışları doğruya dönüştüren eşsiz bir fırsat oldu!
Doğu ve de özellikle Tunceli-Elazığ gibi şehirler hakkındaki söylemler

öylesine önyargılı olmamıza yol açmıştı ki, Malatya il sınırından çıktığımız andan itibaren farklı bir dünyanın kapılarının açılacağını sanmıştım. Aslında gerçekten de farklı bir dünya vardı karşımızda… Ne var ki, algılanan manada değil. Büyük şehirlerin kirlenmişliğinden ve yozlaşmışlığından uzak, doğal güzellikleriyle göz kamaştıran farklı bir dünya!

Fırat’ın üstündeki köprüden geçerken gözlemlediğim karlı dağlar arasına çöken gri bulutlar gibi, bölgenin üstüne çöreklendirilen terör oyunu bu güzelim toprakların ve insanının heder olmasına yol açıyordu. Alışveriş merkezi, Fırat Üniversitesi, modern binaları ve harıl harıl yol çalışmalarıyla dikkatimi çeken Elazığ’daki Harput Kalesi’nin yakınından geçip feribota giderken ‘Buralar da bildiğimiz yerler gibiymiş’ demekten kendimi alamadım.

Munzur Suyu’yla Murat Nehri’nin buluştuğu Keban Baraj Gölü’nde işleyen Pertek Feribotu’yla Tunceli yönüne geçiş esnasında havada simit kapmak için birbiriyle yarışan martılar, Kadıköy vapurundaymışız hissini uyandırdı. Gerçi buraların martısı da bir başkaydı! Kirlenmeyen doğası ve samimiyetle koşturan insanları gibi saf bir beyazlığa sahipti.

Pertek Termal Tesisleri’nde Tunceli’nin tereyağını, balını ve tulum peynirini tattığımda İstanbul’da ne kadar sahte hayatlar yaşadığımızı bir kez daha anladım. Tarihin üstüne dolan Keban Barajı’nı ‘Tuncelililer Feribotu’yla geçip Çin Seddi’ni andıran dik yoldan 5 Bin yıllık Pertek Kalesi’ne çıktık. Göz alabildiğine uzanan bir şaheser resmedilmişti karşımızda. Çedene toplayıp kahve yapan gençler ve bizi memnun etmek için koşturanlar ne kadar insancılsa, buraları boşaltıp ele geçirmek isteyenlerin oyunları da o denli gerçekti. Buraları tanıyıp da, ‘Yazıklar olsun, bu topraklarda yaşayan insanlar üstünden güç elde etmek uğruna kan akıtanlara’ dememek mümkün değil!
Teşekkürler Sayın Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran, MUFF gibi yaşı küçük ama vaatleri büyük bir festivale önderlik edip bize buraları görme fırsatı yarattığınız için. Daracık toprak yoldan tırmanıp güneşin batışını, sıcak şarap ve mangalda sucuk eşliğinde bize izlettirenlere de teşekkür borcumuzdur. Tabii, bize yörenin sıcaklığını tınılarıyla hissettiren müzisyenlere de… Ancak bunun ötesinde en büyük borç, kışkırtmalara kanmayıp huzur içinde yaşamak ve yaşatmak arzusunda olanlara karşı, ‘İnsanlık borcu’! Zilo’dan göğe yükselen dostluk ateşi tüm kalpleri ısıtsın. İstanbul’dan Malatya’ya, Elazığ’dan Tunceli’ye, Pertek’ten Dersim’e tüm insan kardeşlerimize selam olsun!
Anibal Güleroğlu

Okunma Sayısı: 317

Yazarın Diğer Yazıları

Kibar Hırsız’ın Yeni Modeli

Hırsızlık… Gerek tüm dinler, gerekse yasalar tarafından yasaklanmış bir suç. Buna rağmen bolca karşılaşılan bir...

Sadakatsiz’in Derinliği…

Aşkta ve dostlukta en önemli şey nedir? Bu soruya cevaben ‘menfaatler’ demek daha uygun olsa...

Çocukluk Niye Harcanıp Gitti?

İnsanın içindeki dinmeyen özlem, ‘çocukluk’… Çoğunluk için çocukluk yıllarında yaşananlar ileriki yıllarda bir başka güzel gelir....

İhanet Merakında Tablo!

‘İnsanoğlu çiğ süt emmiş’ demiş atalarımız… İnsanların kötülük yapıp ihanet edebileceğini ve güven duygusunu yıkabileceğini vurgulamak...

Akrep’le Kötülüğü Tatmak!

Kötülük, yaşamın ve insan doğasının bir parçası. Kimden geleceği, ne zaman-nerede karşımıza çıkacağı belli değil...