Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ne Merkez Yoklaması Ne Önseçim; 3’üncü Bir Yol…


05 Mart 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

GENEL seçimler yaklaştı, partilerde aday isimleri havalarda uçmaya başladı.

Ve yine aynı tartışma aldı başını gidiyor; merkez yoklaması mı olsun  ön seçim mi?

Sözlerinde ‘demokrasi havariliği’ tavan yapan partiler, söz icraata gelince demokrasiyi yine partilerin etkili isimlerinin iki dudağı arasında arıyorlar.   Siyasi partilerde adaylar yine; hısım, yandaş, “benim adamım” tarzı sığ çözümlemelerle belirlenecek görünüyor.

Peki biz vatandaşlar neden yönetici egemenlerin yarattığı “genel merkez yoklaması” ya da “ön seçim” gibi zorunlu ikili seçenek tarzına mahkumuz?

* * *

Şöyle soralım; üçüncü bir seçenek yok mu?

“Ya bir yol bulalım ya da bir yol yapalım” diyen Düşünür Hannibal’ı kırmayalım, yeni bir yol yapmaya çalışalım.

Önemli olan düşünmek, tartışmak ve demokrasinin temeli olması gereken yerleri gözümüzün içine baka parti içi sultalara dönüştüren düzene bir yerlerden karşı çıkabilmek…

* * *

Milletvekili aday adaylarının başvuru süresi tamamlandığında;

1- Partiler sıralama için aday adaylarının listelerini web sayfasında yayınlasın ve her ilin parti üyeleri sıralama tercihlerini kullansın. Adayların sıralamasında parti üyelerinin değerlendirmesi yüzde 20 oranında ağırlık yaratsın.

2- Partiler aday adayı listelerini muhtarlara göndersin ve sıralama tercihlerini istesin. Adayların sıralamasında bu değerlendirme yüzde 20 oranında ağırlık yaratsın.

3- Partiler kamuoyu araştırma kuruluşu ile her ilde doğru örneklem grubunu yaratacak şekilde belirlenen vatandaşlardan aday adaylarının sıralamasını istesin ve bu değerlendirmeler aday sıralamasında yüzde 20 oranında ağırlık yaratsın.

4- Partiler aday adayı listelerini meslek odalarına, sendikalara ve sivil toplum örgütlerine göndersin ve sıralama tercihlerini istesin. Adayların sıralamasında bu değerlendirme yüzde 20 oranında ağırlık yaratsın.

5- Partiler ilçe / il yönetim kurulu ve Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu’nca değerlendirme yapsın ve bu değerlendirme adayların sıralamasında yüzde 20 ağırlık yaratsın.

Birlikte üretecek, birlikte yöneteceksek, bu formül neden olmasın?

Bu yöntemde değerlendirme yapacak grup sayısı artırılır, azaltılır ya da sıralamaya esas ağırlık oranları değişebilir.

Önemli olan, birkaç süzgeçten geçen adaylarla temsil edilebilmek.

En azından bizlerin, vatandaşların  meydanlarda  demokrasi nutukları atanları, “Önce partine demokrasi getir” diyebilme şansımız olsun. Amaç salt partinin başındakilerin değil, halkın iktidarının kurulması ise  bu pek sevdiğimiz demokrasi kelimesinin içini önce partilerde dolduralım.

“Hodri meydan” diyorum ama…

Şair Eşref’i tanımak

HİCİV ustası İzmirli Şair Eşref’i anlatan,’ Heccav yahut Şair Eşref’in Esrarengiz Macerası adlı oyunu kaçırmayın’ derim.

Geçen gün Bayraklı Belediyesi’nin sponsorluğunda oynanan ve tüm salonu hınca hınç dolduran oyun, 1902 yılında geçiyor. Ama sanki bugünü anlatıyor… Şair Eşref, iğneli diliyle iktidarın yanlışlıklarını eleştirmekten çekinmeyen bir söz ustası. Dönemin erkleri bir süre sonra Eşref’ten rahatsızlık duyuyor, arkadaşları Tevfik Nevzad ve Hafız İsmail ile birlikte, bir fesat teşkilatı kurduğunu öne sürerek tutuklanıyor. Ve Eşref, 13 ay sorgusuz sualsiz hapis yatıyor. Bir türlü suçu tespit edilemiyor, ancak sürekli gerekçeler ortaya atılıyor. Gerekçeleri duyunca, yabancılık çekmiyorsunuz. Daha sonra Eşref rüyasında günümüze geliyor ve iktidarın yanlışlıklarını hicvedince yine tutuklanıyor, bu kez gerekçe Ergenekon Terör örgütü’ne üye olmak.Yani dönem değişse de bazı olgular hiç değişmiyor, Özellikle kaynatılan cadı kazanları… Her dönemde muhaliflerin, aydınların içine atıldığı bir cadı kazanı kaynıyor sonuçta.

İzmirli yazar  Semih Çelenk, “Bu oyun, Şair Eşref’in isyanı gibi bizim de bugün olana bitene onun desteğiyle ve hiciv silahıyla bir isyanımız” diyor.

Ankara Ekin Tiyatrosu’nun Faruk Güvenç’in yönetmeliğinde başarıyla sergilediği oyunu izlemekten de mutlu oldum, her gün Lozan Meydanı’ndaki refüjde duran yamuk heykelin, nasıl cesur, sözünü sakınmayan, güzel bir insana ait olduğunu öğrenmekten de.

Yazanın, oynayanların ve oyunu izleyici ile buluşturan Bayraklı Belediyesi’nin emeklerine sağlık…

Okunma Sayısı: 61
Kategori: Dilek GAPPİ

Yazarın Diğer Yazıları

Her Yer İzmir Olsa!

Bugün elde el yazması tek notası yok. 40’lı senelerde şapirograf tekniği ile basılmış notalarda da...

Lafı Bırak Sisteme Bak

Millet olarak heyecan duymayı seviyoruz. Seçim mitinglerine bakıyorum, çoğu dar gelirli, halinden belli ki zor...

10 Yılda 10 Seçim

Seçim rüzgarları sert esiyor. Evet heyecan var ama 2007 yılından bu yana 12 ayda bir...

Villa Fiyatına 1 Oda 1 Salon

Kentleri özel yapan, tarihleri, kültürleri ve bu kültürün içinde yer edinmiş korunan mimarileridir. Fransa yıllık...

Hakiki Demokrat

İzmir, 24 Haziran’da 28 milletvekili seçecek. Öteden beri, muhafazakarlığa mesafeli ancak sol algıya yakın bir...