Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

E N G E R E …

İSTANBUL GÜNLÜĞÜ
Mehmet Emin BALLI

06 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

“Küllerinden Doğan Bir Neslin Gerçek Hikayesi”
Kitap okur musunuz? Ya roman sever misiniz? Peki Tarihi Roman dikkatinizi çeker mi? Tarihi Roman severler için Anatoliakitap Yayından yeni mükemmel bir Tarihi Roman çıktı Engere…
Severek okuyacağınızı düşündüğüm “ENGERE”, küllerinden doğan bir neslin gerçek hikayesini anlatıyor.
“ENGERE’ dramı, yüreğinize öyle bir dokunacak ki, kanla yoğrulmuş bu mübarek toprakların kıymetini bir kez daha anlayacaksınız…
“Kitap okuyanla okumayan arasındaki fark ölülerle diriler arasındaki fark kadardır.” dense de, “Yazanı okuyanından daha fazla olan bir toplum haline geldik” galiba!.
Bazı kitaplar vardır, daha çıkar çıkmaz en çok satanlar listesine girerler. Fakat saman alevi gibidir ömürleri, kısa bir süre sonra güncelliğini kaybettiği için unutulur giderler hatta kütüphanelere bile giremezler.
Birde çıktığı ilk günden itibaren Kitap Marketlerde yerini alarak istikrarlı bir gidişat yakalayan kitaplar vardır ki; Edebiyat kokar, tarih kokar ve okuyucusunu içten içe fethederek kütüphanelerin baş köşesini süslerler …

Tarihi Roman Nedir?
Edebi eser yazmak kolay değildir, Edebiyat gerçeği değil gerçekçi yazabilmeyi ister. Gerçeği yazmak ise Tarih’in işidir.
Romanda öyle gerçekçi olmalıdır. Tarihi Romanların yeri ise çok daha ayrıdır. Tarihi Roman yazarken olayların akışının sürükleyiciliği, kurulan bağlantıların güçlü kurgusu, anlatılan olayın geçtiği zaman ve mekanın dili uyuşmalıdır.
Yani anokranik sapmanın olmaması gerekir. Çoğu yazar bunu başaramaz. Anokranik sapmalardan kurtularak, romanı kendi tarihi süreci içerisinde dillendirme ustalığı eserin ölümsüzlüğü ile eşdeğerdir.
İşte dikkatli okuyucu ve eleştirmenlerin “Engere” hakkındaki ilk yorumları bu yönde olumludur.
Bu romanda bu çok önemli ayrıntı yakalayarak farkındalıklarını gösteren okurlarıma teşekkür ediyorum.

ENGERE neyi anlatıyor?
ENGERE, 1. Dünya Savaşı’nda, Anadolu’nun işgali sırasında Yalova ve çevresinde yaşanan olaylardan birini içermektedir.
.
“Engere”: Marmara Denizi kıyısında, zeytin ticareti ile uğraşan, 1921’ lerin 300 haneli bir Rum Köyüdür. Yalova’nın Çınarcık Köyü ile Katırlı (Esenköy) arasında yer almaktadır.
“Kocadere-i Bala” ve “Kocadere-i Zir” Köyleriise; Engere Rum Köyünün hemen üzerinde kurulmuş iki Osmanlı köyüdür.
Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan yıkılışına kadar, çok yakından ilgilendiği bu iki köy, amber (çiçek) bahçeleriyle süslü, meydanlarında en görkemli konakların yer aldığı ve sultanların, paşaların yaz-kış dinlenip avlandıkları önemli ve tarihi bir köydür.
Yani doğa harikası, şirin mi şirin iki köydür.
Yalova’nın iki Kocadere Köyleri ile Engere Köyü arasında yıllar yılı söylene gelen dostluk ve kardeşlik türküleri, bir işgal kuşunu ile susturulmuştur.
Kurtuluş Savaşı’nda, Yunan kuvvetlerinin yerli Ermeni ve Rum etnik kökenli halkın kışkırtılmasıyla çeteler kurulmuş, bu çeteler öncülüğünde Türk köylerine baskınlar yaparak büyük katliamlar gerçekleştirilmiştir.
1921 yılında, Engere Rum Köyü Yunan Kuvvetleri ve çetelerin desteği ile önce;
350 haneli Kocadere-i Bala köyüne saldırarak, köyün yarısını Dersaadet’e göndermek maksadıyla doldurdukları kayıkları denizin ortasına varmadan kurşuna dizerek batırmışlar, geri kalan köylüyü ise, 80-100 metre yüksekliğindeki Engere kayalıklardan aşağı canlı canlı atarak, daha denize düşmeden ciğerleri parçalamıştır.
Yine bu çeteler ve Yunan Kuvvetleri aynı tarihlerde 850 haneli Kocadere-i Zir Köyünü de basarak köylünün tamamını camiye doldurup, diri diri yakmışlardır.

İşte katliamlarla yok edilen bu iki köyden sadece 3-5 kişi dağa kaçarak kurtulmuşlardır.
Bu kaçıp kurtulanlardan biri de Romanın baş kahramanı Sabri Kahya’dır. Sabri Kahya’nın aylarca verdiği mücadele ile, yok olan köyünü küllerinden yeniden nasıl kurduğunun öyküsüdür. Bu köyün (Kocadere-i Bala Köyü) bugünkü ismi “Şenköy”dür.

“Mübadele” ile Yunanistan’a gönderilen ENGERE Köyünün yerinde bu gün yeller esmekte, in cin top oynayarak, definecilerin istilasına uğramış, lanetli virane bir Koy’dur.
Ayrıca, bu romanla Şenköy’ün;
Tarihi Osmanlı Mezarlığı, 3000 yıllık Kovuklu Çınar, Yarenbaba Türbesi, Fener Koyu, Engere kayalıkları, Şenköy Yaylası, Şenköy Şelalesi, Şenköy Kar Kuyuları ve meşhur Şenköy kızılcığı, ıhlamuru, kestanesi, zeytini gibi güncel bir çok bilgiye de yer verilmiştir.
İşte bu güzel kitap bendenize aittir. Uzunca bir zamanımı alan ve çok emek sarfederek yazdığım “ENGERE”; tarihe tanıklık etmiş yaşlı insanlarla sözlü tarih çalışması yaparak, arşivlerden çıkardığım belgelerle de kaynakçasını tamamladım.
Önemli bir yayın grubuna (Ferfir) bağlı Anatolyakitap’dan çıkarak okuyucusuyla buluştu.
Daha ilk çıktığı günden tüm büyük Kitap Marketlerin raflarında yerini alarak ve dahi kampanyalara giren Engere’ye gelen yorumlara bakılırsa; konusuyla, kokusuyla, baskısıyla beğeni kazanmış olması mutluluk vericidir.
Başarımız Edebiyat Dünyasının takdirine,
Darısı ise, Tarihi Roman seven/meraklılarına …

Okunma Sayısı: 83
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

‘Uyanış Büyük Selçuklu’ Sinemasal Eleştirisi

Diriliş, uyanış ve… Alp Arslan, Nizamülmülk, Melik Şah, Kılıç Arslan, Ahmed Sencer, Ömer Hayyam, Hasan...

Pandemide Okullar Açılmalı/mıydı?

İki ucu nodullu bir değnek! Bir ucunda Coron’a var diğer ucunda ise çocuklarımızın gelecek kaygısı!...

Dikkat! Coronavirüsle İlgili Kanıtlanmış Risk Oranları

Partiler, düğünler, spor salonları, konserler, sinemalar, okullar, iş yerleri… Yani ofis gibi kapalı alanlar ÇOK...

Ayasofya Camii’nde Muştu Bir Cuma!

Dün biz de oradaydık, gelmek isteyip de gelemeyenler adına, iki milyar Müslümanın heyecanı ve gözyaşı...

İstanbul’un Nüfusunu Yarı Yarıya İndirmek!

Siz hiç bir koltukta iki karpuz taşımayı denediniz mi? Ben denedim! Eskiden cami kürsüsünden; ‘Cemaat...