Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bir İsim ve Kılıfına Uydurulan Bir yapı…


07 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

 Bayramdan önce arızalan gazete dağıtım aracımızın akibetini öğrenmek için dün BİKA’ya gittik. Aracımızla ilgili yetkililerden bilgi almak için serviste dolaşırken, BİKA’nın sahibi Ekrem Görçeker’e rastladık. Sağolsun gereken ilgiyi göstererek aracımızın bir an önce servisten çıkması için yetkililere talimat verdi. O sırada, meclis toplantısı olduğunu belirterek, acele olarak ayrıldı.

Toplantı olduğunu öğrenince Meclis’i izlemek için yola çıktık. Dün iki önemli habere imza atarken, haberlerimize vesile olan Görçeker’e teşekkür etmek istiyorum. Sürekli olarak eleştirecek değiliz ya, değil mi?
Meclis toplantısı öncesinde koridorda Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Gürbüz Süleymanoğlu ve AK Parti İlçe Başkanı Şenay Değer ile karşılaştık ve geçmiş bayramlarımızı kutladık. Ardından meclis toplantısına girdiğimizde gündemde önemli konular olmadığı söylendi.

Meclis Başkanı Timur Akçiçek’in yönettiği meclis gündeminin 5. maddesinde Gürbüz Süleymanoğlu’nun isminin veril-diği Spor Merkezi’nin teklifi görüşülürken oldukça renkli tartışmalar yaşandı.

Kendi ismini de ret verecek

CHP Gurup Sözcüsü Osman Nuri Savaş, son kez ‘evet’ oyu kullanacaklarını, kendi isminin herhangi bir yere verildiğinde de ret oyu vereceklerini belirtirken, Meclis Başkanı Timur Akçiçek de ‘kendi ismin de olsa da mı?’ diye sordu, Savaş da ‘evet’ dedi.

Halbu ki, Osman Nuri Savaş ismini de bir yere vermek, AK Parti’nin iktidar olduğu Esenyurt Belediyesi’nde kimsenin aklına gelmezdi. Ancak AK Parti Grup Sözcüsü Mustafa Akboğa, Gürbüz Süleymanoğlu’nun açılışı yapılan spor merkezine isminin verilmesini savunurken, “Yeşilköy’de, Beşiktaş’ta bulunan çınar ağaçları gibi, Esenyurt’a diktikleri çınarlar 50 yıl sonra görkemli olacak” derken aklıma şöyle bir fikir geldi:

Herkesin adı bir yere veriliyor ya, Esenyurt Belediye Meclis Üyelerinin isimleri de çınarlara verilsin. Böylelikle kimse de alınmaz. Çınar ağacının yüzyıllarca yaşadığını düşünürseniz, meclis üyelerinin isimleri de çınar ağaçlarının ömürleri kadar unutulmaz olurlar değil mi?
Her ağacın önünde bir plaket… Bilmem kaç doğumlu, bilmem hangi dönemde meclis üyeliği yapmış ulu çınar… Hey baba hey…
Aklınla yaşa emi Mustafa Akboğa… İsim sorununu da çınar ağaçları ile çözmüş oldu.

Milyon dolarlık proje
kılıfına uyduruldu

Meclisin gündeminde bulunan Atatürk Mahallesi 1088 ada 5 parselde bulunan imar teklifi görüşülürken, meclise bilgi veren Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Poyraz’ı dinlerken teklifin Avrupa’nın en büyük otomobil satış merkezi diye geçen Autopia’yla ilgi olduğunu duyunca şok oldum.
Düşünün D-100 karayolunun hemen kenarında binlerce m2 büyüklüğünde yapılan inşaatın projesine aykırı yapılmasını duymak ve bugüne kadar seyirci kalınması…
Şaşırmamak elde değil…

Milyon dolarlar konuşunca yasalar anlamsızlaşıyordu.
Vicdanlar kararıyordu. Kulaklar sağır oluyor, diller susuyor, gözler kör oluyordu.

İnşaat Esenyurt Belediyesi tarafından mühürleniyor, inşaatın sahipleri Keleşoğlu ve Gül İnşaat yetkilileri ise ilçe belediyesini pay pas ederek soluğu Büyükşehir Belediyesi’nde alıyorlardı.
Büyükşehir Belediyesi’nde 5 binlik planlarda değişiklik yapılı-yor, ardından da ilçe belediyesine karar getirilerek, 1000’lik planlara işlenmesi için plan tadilatı yaptırılıyordu.

Kim takardı, yasaları… Kim takardı ilçe belediyesini… Kim takardı bilmem kimi… Yeter ki, milyon dolarlarınız olsundu… Yeter ki, güçlü ilişkileriniz    olsundu…
Aşamayacağınız yer yoktu. Aşamayacağınız makam yoktu…
Herkesin gözü önünde toplam alanın yüzde 40’na yapılması gereken inşaat, zeminin neredeyse yüzde 80’nine gelecek biçimde yapılıyordu, ilçe belediyesi mühürlüyor, Büyükşehir Belediyesi de kılıfına uygun hale getirerek, ilçe belediyesini aşıyordu.

Herkes için adalet

Adalet istiyorum. Ama herkes için eşit adalet istiyorum.
Adalet istiyorum. Ama herkese uygulansın istiyorum.
Adalet istiyorum. Ama zayıf olunca adalet arayanları değil, güçlü olduğunda adalete uyanları istiyorum.
Kalkınma istiyorum ama adaletin içine ederek, çevreyi yağmalayarak, alt yapıya yeni yükler getirerek yapılan yağmalanmayı da istemiyorum.

Son söz: İnançları olanlara, Allah korkusu olanlara sesleniyorum. Her şeyin bir  sınırı yok mu? Beton yığınlarına çevirerek her yeri, toprağı yok ederek, sularımızı kirleterek, alt yapıya ağır yükler getirerek nereye kadar gidilecek? Hadi bugün için kul hesap soramaz, hadi güç sizde…
Ya inandığınız, sorgusundan korktuğunuz YARATAN ne    olacak?..

Okunma Sayısı: 82
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...