Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bir Açılış, Bir İftar Yemeği ve Kadıoğlu…


06 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Bir Açılış, Bir İftar Yemeği ve Kadıoğlu… ve Faşist Bir Gazeteci…

Bayramdan önceki Cumartesi akşamı iki iftar yemeğine ve bir açılışa katıldık. Esenkent’te Gürbüz Süleymanoğlu Spor Merkezi açılışına ve iftar yemeğine, Kaya Ramada Otel’de VANDEF’in iftar yemeğine… Yazımızın sonunda VANDEF’in iftar yemeğinde yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, kendisini solcu sayan faşist, aynı zamanda gazeteci(!) kartvizinin arkasında ‘Beylikdüzü Kaymakamlığı Halkla İlişkiler Danışmanı’ diye kimlik taşımaktan utanmayan, ama aynı zamanda sizden ve benden daha çok vatansever bir zat-ı muhteremi yazacağız.

İsmine karşı çıkmasınlar diye

Esenyurt’ta yapılan açılışta Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun, Belediye Başkan Yardımcısı Gürbüz Süleymanoğlu’nun adı verilen merkezin açılışında yaptığı konuşmasında sokak ve cadde isimleri ile ilgili söyledikleri ise oldukça anlamsızdı.

Açılış esnasında kendisine sokak isimleri ile ilgili söylediklerimin anlamsız olduğunu ilettiğimde, “Ali, biliyorum ama Gürbüz  Süleymanoğlu’nun ismini verdim diye konuşuyorlar, önünü kesmek için öyle söyledim” dediğinde yine de anlamsız olduğunu bir kez daha kendisine ilettim.

Hem öldürüyorlar
hem ismini veriyorlar

Başkan Kadıoğlu, konuşmasında Esenkent’te bulunan Spor Merkezine Gürbüz Süleymanoğlu’nun isminin ve-rilmesinin nedeni olarak, ilçede bulunan yatırımlara imza atmasını gerekçe göstererek; Yunus Balta, Ünsal Kıraç ve diğer başkan yardımcılarının, müdürlerin, memurların hepsinin de isminin verilebilecek değerler olduğunu, ilçeye hizmet ettiklerini belirtiyordu.

Ahmet Taner Kışlalı, Bahattin Şakir, Bedri Baykam, Talat Paşa. Cemal Paşa, Enver Paşa, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Fazlı Say, İslam Çupi, Kemal Sunal, Necati Cumali, Onur Güvener, Reşneli Niyazi, Semiha Berksoy, Süleyman Demirel, Türkan Saylan, Vedat Altun, Yakup Cemil, Zehra Yıldız gibi isimlerinin hangi hizmetleri yaptıklarını ve Esenyurt’ta isimlerinin niye olduğunu sorarak, Cemal Paşa ve Enver Paşa gibi isimlerin de Osmanlı’yı yıkan isimler olduğunu, Kemal Sunal isminin ise biraz idare edeceğini, halen sevdiklerini ve biraz geçer not aldığını, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı gibi isimlerle ilgili ise, “Hem öldürüyorlar hem isimlerini buralara veriyorlar” diyerek yeni bir tartışma başlatıyordu.

İncitmek istemediğini söyledi ancak

Kendisine hazırlanan sokak ve cadde isimlerini okurken, kendilerinin de bu isimlerin yanında vere vere Gürbüz Süleymanoğlu’nun ismini verdiklerini, isim verme gerekçesini hizmetlerinden dolayı isimleri anılsın, şükran  duyulsun, isimler yaşatılsın diye verilmesi gerektiğinin altını çizerek, isimleri değiştirmediklerini ancak birgün kendisinden daha deli birinin belediye başkanı olduğunda isimleri değiştirebileceğini anlatıyordu. Ancak Başkan Kadıoğlu, tüm bunları söylerken kimseyi de incitmek istemediğinin altını çizer-ken, doğru bulmadıklarını da söylemeye devam edeceği mesajını veriyordu. 

Osmanlı’yı yıkan isimler diye nitelediği isimlerin, yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak için yola çıkmış paşalar değil, aksine Osmanlı’yı ayakta tutabilmek için yola çıkmış isimler olduğunu unutuyordu. Başkan Kadıoğlu’na Osmanlı Paşaların kimler olduğunu bir bir öğrenmesini öneririm. İttihat Terakki’nin kurucuları arasında bulunan isimlerin yanında silahşörü olan Yakup Cemil gibi isimler, Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınları, yazarları, sanatçıları; Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Necati Cumali, Onur Güvener, Semiha Berksoy, Zehra Yıldız, Fazlı Say, Türkan Saylan, Kemal Sunal, İslam Çupi isimlerinin Esenyurt’un kimi sokaklarında ve    caddelerinde olması kimi rahatsız    edebilir ki…

Kadıoğlu, bunları yapsın
ülke tarihine geçsin…

Benim Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’na bir önerim var… İncirtepe Lisesi’nin ismi değiştirilip Fatih Sultan Mehmet Lisesi yapılmıştı, öncelikle ismi iade edilsin. Sokak ve cadde isimleri ile uğraşılmaktan ve de ima edilmekten vazgeçilsin.

Hangi kentin hangi sokağında, caddesinde, okulunda darbelerde rol almış tüm isimler kaldırılsın. Bu isimler Esenyurt’ta varsa onlar da kaldırılsın. Şimdi tam zamanıdır. 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül paşalarının isimlerinin her yerden kaldırılmasının zamanıdır.
Başkan Kadıoğlu bunun öncülüğünü yapsın ve tarihe ismi geçsin… Partisi hem merkezde, hem Türkiye’nin büyük bir bölümünde yerel iktidardadır.

Darbeci paşaların isimlerinin kaldırılması için kanun tasarısı hasırlansın, AK Parti’nin yerel yönetimlerde iktidar olduğu yerlerde ise buna gerek bile yoktur. Belediye meclislerinde, il genel meclislerinde bu kararlar alınabilir ve hızla hayata geçirilir.

Ayrıca bir hatırlatma daha… Başkan Kadıoğlu, Esenyurt’a hizmet edenlerin isimlerini kimi eserlere vermek istiyorsa, öncelikle Esenyurt’un köyden kente çevrilmesinin öncüsü olan ve kenti 15 yıl yönetmiş olan Dr. Gürbüz Çapan isminden başlamasını öneririm. Böylelikle daha büyür ve kimi konuşmaları daha anlamlı olur… Öyle değil mi?

Söylediklerimizin arkasındayız

Gelelim, aynı akşam açılıştan sonra iftar yemeğine katıldığımız Van  Dernekleri Federasyonu’nda yaptığımız konuşma sonrasında toplantıyı sabote eden, küfür ve hakaret eden, hakaretlerini kendisine iade ettiğimiz gazeteciye…
Orada söylediklerimizin altını özet olarak bir kez daha çizelim.
‘Türkler, Kürtlerin efendisi gibi davranmaktan vazgeçsin. Türk Mehmet ile Kürt Mehmet birbirini öldürmesin. Bu savaşa oğlumu göndermeyeceğim. Eski Genel Kurmay Başkanı Işık Koşaner Paşa’nın konuşmalarına bakın ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kürt çocukları ile Türk çocuklarının birbirini öldürmesini istemiyorum. Her iki tarafın savaşseverleri Konya Ovası’nda eskiden olduğu gibi karşılaşsın ve orada sorunlarını çözsünler.’
Evet söylediklerim özet olarak buydu. Ve ben bunları yaklaşık 30 yıldır söylü-yor ve yazıyorum. Her platformda dile getiriyorum. Ne faşist kafalı bir gazeteci, ırkçı ve savaşsever düşüncelerini küfürle ve hakaretle dile getirdi diye düşüncelerimden vazgeçerim ne de onlar hakkında söyleyeceklerimizden.
Son söz: İlginçtir bu ülkeyi çok sevdiklerini iddia edenlerin ve oğullarını tereddütsüz savaşa göndereceklerini söyleyenlerin hayatlarına bakın ne kadar ülkeyi sevdiklerini(!) daha iyi görürsünüz.

Okunma Sayısı: 92
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...