Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bid’at-ı Hasene: Kurban (*)


15 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Ülkemizde ki özel durum nedeniyle; Devletin, Diyanet’in ve bilumum eğitim-öğretim kurumlarının: “İslâm’ı arı-duru, orijinal ve objektif haliyle” Asrı Saadet döneminde olduğu gibi “saf, bid’at ve hurafelerden arındırılmış olarak” öğretmeleri; İnsan hakları, adalet ve evrensel hukukun gereğidir. Örneğin: Mekke (Hac mahalli) dışında “bid’at-ı hasene” olan, bayramda kurban kesme alışkanlığı!.. Önce muhtelif görüş ve önerilere bir bakalım.  “Birkaç gün önceden başlayarak bayramda da devam eden bir kampanyayı öneriyoruz. Bizler, İstanbul’un birçok semtinde, mahalle ve ana arterlerde kurbanın aslında bir zulüm ve katliam olduğunu duvarlara yazacak, hayvan boğazlamayı ve boğazlatmayı öven, teşvik eden pankartları tahrip edeceğiz. Mahalle, semt ve ana arterlerdeki duvarlarda bu zulmü teşhir eden ne kadar yazılama olur ve katliamın reklâmını yapan dokunaklı pankartlar ne kadar çok tahrip edilirse hayvanların kurtuluşu yönünde etkinin daha fazla olacağını düşünüyoruz. Elbette aynı oranda karşı tepkiyi, muhafazakâr kesimden de alacağımızı düşünüyoruz. Hiçbir gerekçe bu zulme seyirci kalmamızı haklı gösteremez.

Şayet daha etkili başka bir öneriniz yoksa sizleri o günlerde kurban katliamına karşı eş zamanlı tepki vermeye ve güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz. Eylemimiz çok karmaşık veya zorlu süreçleri içermiyor. İhtiyacımız olan şeyler sadece; zulme karşı öfke, birkaç sprey boya, maket bıçağı ve tercihen birlikte hareket edebileceğimiz kişiler… Sabah uyandıklarında mahalle duvarlarında “Kurban Katliamdır!” yazılarıyla karşılaşan insanların üzerindeki şok etkisi ile bunun bütün şehre yayılmış olduğunu düşünün! Olumlu/olumsuz şok etkisi ve tepki yaratacağına şüphe yok! Katliam günlerinde eve kapanıp, 3 maymunu oynamaktansa, sokakta hayvanlara yaşatılan zulme karşı yapılabilecek daha hayırlı işler var; Bu konuda yapılacak her türlü faaliyet ve eylemi destekliyoruz. Hayvan Hakları Savunucuları

DİB’nın 2010 yılı Çağrı, Araştırma, Yaklaşım ve Yorumları:

“Kurban kesmeyin derim. Kurban Bayramı’nda kesilecek hayvanlar, Türkiye’de canlı hayvan rezervini tehlikeye mi sokacak? DİB Başkanı Ali Bardakoğlu, “Kurban Bayramı’nda kesilecek hayvanların, Türkiye’nin canlı hayvan rezervini tehlikeye sokabileceği” iddiaları üzerine çalışma başlattı. Konuyla ilgili veri toplanmasını isteyen Bardakoğlu, “Bir tehlike görürsem ‘Bu yıl kurban kesilmeyebilir’ derim” (!) mesajı verdi. Türkiye’de hayvancılıkta yaşanan kriz, et ithalatını gündeme getirirken, bu yıl Kurban Bayramı’nda kesilecek hayvan sayısının sorunu daha da derinleştireceğinden korkuluyor. Meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki uyarılarını dikkate alan Bardakoğlu, şunları söyledi:

“Tarım Bakanlığı ve konuyla ilgili STK örgütleri ile odaların, mevcut verilerini bildirmeleri talimatı verdim. Gelen bilgiler ve yapacağımız değerlendirmeler sonucunda bir karara varacağız.” Kimileri ‘Kesilmesinde bir sakınca yok’ diyor, kimileri de ‘Kesmeyelim’ diyor. Tüm kesimlerin değerlendirmelerini alacağız. Eğer bu yıl kurban edilecek hayvanların, canlı hayvan stokunu olumsuz şekilde etkileyeceği sonucu ortaya çıkarsa, biz de bu konuda fikrimizi söyleriz. Bir tehlike görürsem ‘Bu yıl kurban kesilmeyebilir‘ derim. (2010)

Dişileri kesmeyin!..  Kıtlık, doğal afetler ve benzer gelişmelere bağlı olarak kurban kesiminden vazgeçilebilmesinde dini bir sakınca olmayacağı vurgusu yaparız. Ancak, hiçbir olumsuz gelişme olmaması halinde, özellikle dişi hayvanların kurban edilmemesi gerekir. Kısır olduğu kesinleşenler dışında dişilerin kurban edilmesi doğru olmaz.

Pakistan örneği: Örneğin bir süredir, vekâletle kurban kesimi yoluyla Pakistan’da
kurban kesiyorduk. Ancak Sayın Başbakan’la hafta başında Pakistan’a yaptığımız ziyarette de oradaki temsilcilerimize şunu söyledim: Burada kurban keseceğiz diye, ülke halkına zarar vermeyelim. Çünkü sel nedeniyle binlerce hayvan telef oldu. Bir de biz kurban keseceğiz diye
halkın elindeki hayvanları alırsak onlara, iyilik değil, uzun vadede kötülük yapmış oluruz.”

Sonuç: DİB kendisini ‘kurban kesilmeyebilir’ diyebilecek derece ve düzeyde yetkili görebiliyor. Fakat, “kurban” sorunu vuzuha kavuşmaya da yanaşmıyor!..

(*) Bid’at-ı hasene: Aslı dinde olup, faslı şer’an formüle edilmeyen amel.

Okunma Sayısı: 65

Yazarın Diğer Yazıları

GACETA OFICIAL Venezuella Aldatan Put

Mehmet Arif Demirer Bey tarafından periyodik olarak yayınlanan: Kemalist Demokrat TÜRKİYE Dergisi’nin “GACETA OFICIAL”anons manşetli...

Demokratlar Kulübü Derneği

GERÇEK DEMOKRATLAR ve HAKİKİ CUMHURİYETÇİLERE ÇAĞRI, DUYURU VE BİLGİ: “amblemi/logosu AT ve adı DP olan...

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi: Halkın mutluluk, zenginlik, güvenlik, hürriyet ve refahı için; Devlet idaresinde millet iradesini...

Milli Dava “Vatan Kıbrıs” (ve KKTC) Yaşayacak Ve Mutlaka Yaşatılacaktır

Kıbrıs’ta; 352 yıl Türkler, 37 yıl İngilizler ve 3 yıl 4 ay Türk – Rum...

Vatikan’ın Kürtleri!..

Ülkemizde Türk vatandaşı olarak yaşamını sürdüren ve fakat kendini “Kürt”, özellikle de “Alevi Kürt” olarak...