Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

“Merak Etmiyor musunuz?”


18 Temmuz 2009 00:00

3 Yorum

“Doğan güneşin ardından sevinçle, muhabbetle herkese selam olsun, merhaba.”
“Birtakım sıkıntılar ve eziyetlerin ardından bu hoş günlerimiz adına hepinize merhaba…”
“İnsanlık atlattığı bir kısım badirenin ardından tekrar felaha doğru ilerliyor.”
“Hayat, zorlukları gösterdiği gibi, daima doğru yola sevk edecek yönlerde gösterir, kolaylıklar, mutluluklar da önümüze çıkar, herkese merhaba…”

…türlerinden manşetler, yazılar göremezsiniz bir takım ‘üst-düzey’ gazeteler içinde… Çünkü onlar kendi savundukları düşünceye bile ümit var değillerdir. Daima kötülüğe, ümitsizlik ve karamsarlığa iten yazılar vardır köşelerinde.
Dikkatle bir okuyun, gerçekten manşet ve köşe yazılarının şöyle sıralandığını göreceksiniz.
“Buda mı oldu!”, “Biz öldük!”, “Amacı neydi!”, “Son günlerimiz!”, “Anan babanı nasıl aldattı!”, “Battık”…
Gülümser ifadeli köşe yazarı resminin ardından ağlama duvarına dönmüş bir resim portresi bulursunuz hemen, yazıyı okuyunca. Kendi düşünceleri ve fırıldakları tutmadı-da milleti niye böyle karamsarlığa sokarlar, bilinmez.
Hümanizma almaçları seçici-geçirgen olan bu sevgili gazetecilerimiz hayret işaretini(!) mutluluk nağmelerinin ardından kullanmayalı bir hayli oldu herhalde.

“İşte bu!” (nabucco sözleşmesinin ardından verilecek mutlu bir mesaj manşeti) yerine
“İşte bu!” (halleri, durumları yerlerde bir milletiz, NE BUK’sa artık!) türünden seçici-geçirgen yazıları hüküm-ferma olmuştur yazılarında sürekli.

Fakat bir o hoş nağmeli yazılarını da yazabilirler. Mesela ‘yuppi’ diye bir manşet attıklarında ya “yandaş-yoldaş medyanın” ayağına çelme takıldığı için, ya da ‘darbe-der’ milletin bir darbe sabahına daha uyandıkları için yazılar olacağına kat-i şüphem yok .

Ha, bir de “Sonunda açtılar” diye türbanlıların sözüm ona düşüncelerini ve başlarını örttüğü ‘o bez parçasını’ çıkardığında da o ‘yuppi’yi basarlar, tasalanmayın.

Sakın onların gazetecilik kimliklerine leke sürdüğümü zannetmeyin. Onlar işlerinin ‘pir’ idirler. Bütün aykırılıkları ve psikopatlıkları yapan siyasi partilerini nasıl olur da o vahim durumdan(adamlar avrupanın ‘sol’ birliğinden andıçlandılar ya!) kurtarırlar, bir Robin Hood destanı yazarlar da “Kral ölmedi, hala kalbimizde” enstantaneleri sunarlar, bilinmez. Yani o durumu ancak böyle medya ‘pir’ leri kurtarırlar.

Fakat görüyorsunuz işte, dünyanın nadide ülkelerinden biriyiz. Bu toplumda artık hiçbir şey gizli kalmıyor, kimin kaç kuruşluk himmeti var hemen su üstüne çıkıyor. Ne yapalım, gayri bu millet daha sizin öyle yalanlı-dolanlı yazılarınızı dikkatli okuyor. Kime ne değer vereceğini iyi biliyorlar. Siz daha farkında değilsiniz herhalde, merak etmiyor musunuz, sabırla bekleyin…

Okunma Sayısı: 156
Kategori: Ömer ÖZER
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Darbe Anatomisi -CHP

Malumunuz Balyoz karara bağlandı. Bundan sonra darbe yapılamaz zannetmeyin, zemin büsbütün ıslah edilmiş değil -ki...

Modern ve Ötesi

Bir süre uzak kaldığım yazın hayatına başlamak veya bıraktığımız kalemi kavramak olarak nitelendireceğim bir girizgahtan...

Gündeme İlişkin

Arena’nın aslanı Başbakan oldu. Evet, stadın açılışı zannedilen açılımda, başbakan bir kez daha kendi davuluyla,...

Biraz Siyasete Girelim (Kılıçdaroğlu-I)

Kılıçdaroğlu tekrar kendisini göstererek, Uzun soluklu bir sprinter gibi, soluk soluğa bir yarışın içerisinde olduğunun...

Kafatasçı Kemalizm Kılıçdaroğlu İle Son Bulması

Kılıçdaroğlu, partisinin halka bütünleşeceği günleri intizar ettiği şu dönemlerde, düşündükleri  bir manada halkla içiçe bir...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. niyazi bey ! dedi ki:

    Gülümser ifadeli köşe yazarı resminin ardından ağlama duvarına dönmüş bir resim portresi bulursunuz hemen, yazıyı okuyunca. işte son nokta budur süper bi tespit…

  2. ERHAN dedi ki:

    toplumsal bir paradoks’a bakılması gereken perspektiften bakmışşın sayın ÖZER en can alıcı yer NE BUK’sa artık!) kısmı çok hoşuma gitti devamında gelicek yazıları sabırsızlıkla bekliyeceğim..

  3. Murat Can Arıgün dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık