Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

“Mavi Sürgün”, Balıkçı ve Birkaç Söz..

EKO-TÜRKİYE
Dr. Halit SUİÇMEZ

02 Aralık 2010 00:02

3 Yorum

Halikarnas Balıkçısı’nın Mavi Sürgün kitabını 1984’te okumuşum. Kitabın sonundaki “not” öyle. Kitabı bir arkadaşıma armağan edeyim diye karıştırırken, altını çizdiğim cümlelerin kayıtlara geçmesini istedim. Bence ilginçti. Bakalım sizlere de öyle gelecek mi?

Cevat Şakir henüz “Halikarnas Balıkçısı” olmadan önce yazdığı bir hikâyeden dolayı kendisine 3 yıllık ceza verilmiş ve jandarma eşliğinde “sürgün” cezasını çekmek üzere Bodrum’a götürülmektedir.

Yol kenarında muhtemelen bir dinlenme anından yansıtılan bir görüntü; “Gazinonun iki bölümünde de tavla, iskambil, dama ve domino oynanırdı… İskambillerin masaya şaklatılması dışarıda güneşte masmavi yanan deniz dururken çekilmiyordu doğrusu.

Vakit öldürüyoruz, diyorlardı. Kimin haddine düşmüş vakti öldürmek!
“Vakit” onu yaşatmayı bilmeyenleri öldürür
; bitkileri, insanları, imparatorlukları, uygarlıkları, çağları hep yok eder… Sübjektif hayatları olmayanlar, gönüllerini harekete kışkırtmak için, objektif, yani bir “dıştan dürtüye” ihtiyaçları vardır. Gönül davranışı için ortada bir neden yoksa o zaman iskambil mi, tavla mı-her neyse- onu bir amaç sayar.

Bunlarla konuştum, ama söz konusu hep, Bodrum’da hayat yok, ya da Bodrum gibi yerde yaşanır mı? gibi şeyler olurdu. Hayat yok diyenler, galiba kadınların sokaklarda yatıp, buyurun diye bacaklarını kaldırmalarını istiyorlardı. Hayat, bir yerde değil, insanda olur. Yaşamak, gönlü de dünyayı da aşar taşarcasına hayatla doldurmak demektir.”( Halikarnas Balıkçısı, Mavi Sürgün, sf;167). Şimdi bakın şu anlayışa ve anlatıma sevgili okur-yazar arkadaşlarım.

Yazar zamanı bizim dışımızda akıp giden bir gerçeklik olarak değil de, daha çok içsel bir bakışla ele alıyor. Yani onu “öldürmek” değil, tam tersine o bizi tüketmeden önce biz zamana dayanan bazı işler, eserler, değerler ortaya koymalıyız ki, fiziksel olarak yok olacak olsak da, nesillere faydalı, üretken bir şeyler bırakabilelim.

Örneğin yazarımız bu kitabını(Mavi Sürgün) 70 yaşında yazmış ve bu serüveni, o günleri kalıcılaştırmış. O zamanını “öldürmemiş”, zaman da onu silememiş.

Yazar yalnızlıkla içsel değerler arasındaki bağlantıyı da ortaya koymuş eserinde..

Örneğin diyor ki;
“…İnsanlar yalnızlıktan kaçarlar… yalnızlıkta kendi boşluklarıyla yüzyüze kalırlar da, canları sıkılır onun için…”(sf;171)

1984 Temmuzunda kitabı okuyup bitirdiğimde şu notu yazmışım:

“Bu bayramda Ankara egeye-güneye aktı. Oysa iki Akdeniz vardı. Biri, bilinen, haritada yeri gösterilen Akdeniz, biri de “balıkçının” kafasındaki ve yüreğindeki deniz.

Ben “balıkçıyla” beraberdim bu bayramda. İnsan ve doğa-deniz sevgisinin bu boyutu gerçekten büyüleyici. Helal olsun sana.” Aradan 26 yıl geçmiş olmasına karşın, ikinci okuyuşta yine aynı hazzı aldım.

Yazın Bodrum’a akan insan kalabalıkları içinde acaba kaç kişi “denizi, deniz emekçilerini, sonsuzluğu, insancıllığı, tarihi, Anadolu’yu yazan-seven-ölümsüzleştiren” Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’i okudu, Gömütünü(mezarını) gördü, Müzeyi gezdi. Merak ettim doğrusu, bilen varsa lütfen yazsın şuraya, sevinirim…

Aganta Burina Burinata, Merhaba Anadolu, Ötelerin Çocukları, Deniz Gurbetçileri, Sonsuzluk Sessiz Büyür, Anadolu Efsaneleri gibi nice kitaplar yazan, nice fidanlar-ağaçlar diken, yetiştiren Balıkçı’ya yıllar ve yollar ötesinden binlerce selam, saygı, özlem ve sevgilerle…

Okunma Sayısı: 123

Yazarın Diğer Yazıları

Gençler… Bu Masalı Mutlaka Okuyun..

FİLLER SULTANI İLE KIRMIZI SAKALLI TOPAL KARINCA.. Dostlar.. Gençler.. Sağlık ve iyilik dileklerimle başlayalım.. Yaşar...

Covid Salgını Üretimi Nasıl Etkiledi?

COVİD SALGINI ÜRETİMİ NASIL ETKİLEDİ? Dostlar; Bir soruyla başlayalım söyleşiye.. Covid salgını ekonomiyi nasıl etkiledi,...

Köylüyü Nasıl Anlarsın?

İki dost konuşuyorlardı. Biri diğerine; – Kardeşim ben köylüyüm, uzakta olduğuma bakma, çocukluğum bu toprakların...

Benim “Düzenli Ordum” Sözcüklerdir..

BENİM “DÜZENLİ ORDUM” SÖZCÜKLERDİR. Dostlar; Kurtuluş savaşı dağınık güçlerle değil, düzenli ordu ile başarılmıştır. Günlerdir...

Salgına Karşı, “İyi Psikoloji” Önerileri..

Dostlar; Salgın sürmekte. Sadece maske, mesafe, temizlik değil, sadece maddi önlemler değil, psikolojimizi de “iyi”...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. BARIŞ dedi ki:

    ne güzel ifade etmişsiniz;
    “vakit onu yaşatmayanları öldürür.” Bu tümcenin doğruluğunuda onu birebir yaşayanlar bilirler…
    sevgiyle…

  2. Halit SUİÇMEZ dedi ki:

    Zaman, doğal ya da fiziksel planda belki de kendi başına akıp giden bir değişkendir.

    Ancak, kavramsal ve zihinsel düzlemde bizim yapıp ettiklerimizle ilgi ve anlam kazanan ve bizim üretkenliğimize bağımlı olan bir olgudur.
    Bu nedenle de görelidir.
    İnsanların “zaman doldurmak” diye bir sorunları yoktur.

    Zamanı ve mekanı aşan işler-iyilikler yapmak, güzellikler üretmek durumundadırlar.
    Ne bileyim, belki de kaybeden zamandır.

  3. şencan dedi ki:

    ülkemizde bir şehre gidildiğinde mutlaka o şehir için önemli nitelikteki kişilerle ilgili mekanların gezilmesi gerektiğine inanıyorum. ancak ne yazık ki çoğu zaman bu mekanları gezdiğim zaman hayal kırıklığına uğruyorum. müzecilik konusunda eksiklerimiz olduğunu düşünüyorum…