Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yavru Martı Hoş Geldi

ÇIKRIK
Nezahat GÖÇMEN

10 Nisan 2019 00:02

1 Yorum

Sabah neşem…

Güzel iri cüssesi, bembeyaz tüyleri, turuncu gagası ve yağmurdan ıslanıp hafif kabarmış saçları ile  evimin çatısında konaklarlar. ” Gak gak…”sesler çıkarırlar. Sabahın köründe  benim bulunduğum ve karşı binanın çatısında gürültü yaparlar. Her sabah çığlıklarıyla uyandığım, evimin tepesinde daireler çizerek ve gak gaklayarak beni selamlayan kuş türünün yavrularının  dünyaya gelişine tanık oldum. Birinin gakına gık desem gagalayacaklarmış gibi hissederek.

Terasımın çatısında beni umuda boğdular.

Yer İstanbul.  Yuva yaptıklarını gördüm ve  tedirgin olmama rağmen merakımdan dolayı görüntülemek istedim. Empati yaptım, rahatsız olacaklarını düşündüm. Ancak zarar vermeyeceğimi  kendim biliyordum. Çıktım çatının uygun bir yerine. Başladım izlemeye. İki tane bebek martı gelecek. Umarım kariyerlerine güzel bir başlangıç yaparlar.

Alfred Hitchcock’un 1963 yapımı bir korku gerilim klasiği vardı. İzleyeli yıllar olmasına rağmen halen kuşlara karşı çekingen davranmamın nedeni olan bu film, hayvanların gözünden insanlığa bakışıdır.

Onların elinde hiç bir cihaz yok. O da ne fotoğraf çekerken çığlık çığlığa  pervane gibi başımda dolaştılar. Dişiler yumurtaları almaya geldiğimi sandılar. Savaş tayyareleri gibi bana hücum edeceklerdi. “Nasıl gördünüz?” benim fotoğraf çektiğimi.

Görüntü almama izin vermedi bütün martılar… Anladım ki “Sakın dokunma, bozma, tüm gelişimi izleyin. Kaydedin. Su ve yem bulundurun, ama yaklaşmayın.” mesajı verdiler.  Güvenlerini  kazanınca müthiş ve sadık arkadaş olacak yavrular gelecekti evime.

Doğanın gerçek mucizesine şahit olmak

Şans eseri yuva kurdular yuvamın üzerine. Mutluluğuma diyecek yoktu. Dişi kuşun kendi çabasıyla kurduğu çalı çırpı ile ördüğü, tepsi gibi bir yuva vardı.  Müthiş bir mimari ve dekor. Sağda ve solda duran iki tüy dikkatimi çekti. Bir yuva bu kadar mı güzel süslenir. Yumurtaların uç kısımları baş başa konulmuş. Tertip düzen ve yuvanın dizaynı karşısında büyülendim. Mucize gerçekleşince gökyüzüne hükmedecekler. Neşeyle gözlem altına aldım.

Evet, bizim aklımız ermez. Müthiş dizayn ve yuvadaki her bir çöp denge unsuru. Birinin bile eksilmesi veya yerinden oynamasından rahatsız oluyorlar. İzlemek bile harika.

Zamanı gelince evi terk edecek yavrular, bana da  harika bir aksesuar kalacak. O acı sesli martıların hepsi havalanacak ve acı acı bağrışacaklar.

Önümüzdeki günlerde kim bilir ne güzelliklere şahit olacağım.”Öyle değil böyle uçulur” sloganıyla gönlüme taht kurdu güzel martılar.

Sevgiler, mutluluklar…

 

 

Okunma Sayısı: 25

Yazarın Diğer Yazıları

Deniz Kartalı Peter Salvatore Nezahat Göçmen ile Röportaj

Suyun derinliklerinde, anne karnı keyfi yaşayan, mavi ve yeşil tonlarının verdiği arınma ile bedenini hafifleten...

Geceleri Yıldızların Denize Düştüğü Mazı Köy

Denizi ayrı güzel, insanı ayrı güzel, kendi ayrı güzel… Bodrum ilçesinin doğu bölümündeki son köyüne...

Yılan Hikayesinin Hikayesi

“Yılan hikayesine döndü.” denir. Sonlanmayan şeyler için kullanılan bir deyimdir ve  uzayıp giden yılan hikayeleri...

Dört Mevsim Lezzetin Adı Tükürük Köftesi

Tükürük köftesi denilince mesafeli duruyordum. İnsanın ööğğğğ diyesi  geliyor. Ancak ne tarafa dönsem bir köfte...

Hayatımı Kahve Kaşıklarıyla Ölçüyorum

Bir zamanlar Yemen’den gelen, adına türküler yakılan kahve; Türkiye’ye 16. Yüzyılda gelmiş. Ekonomik değeri çok...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Hamdi ORUÇ dedi ki:

    Yer İstanbul. Yuva yaptıklarını gördüm ve tedirgin olamama rağmen merakımdan dolayı görüntülemek istedim. Empati yaptım, rahatsız olacaklarını düşündüm. Ancak zarar vermeyeceğimi kendim biliyordum. Çıktım çatının uygun bir yerine. Başladım izlemeye.İki tane bebek martı gelecek. Umarım kariyerlerine güzel bir başlangıç yaparlar.
    Sanki benim komşu apartmanın çatısını seyreder gibi oldum aynı anıları ortak yaşıyoruz …

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı