Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Süveydâ’ya Mektup (VI)


22 Ağustos 2010 00:02

1 Yorum

SÜVEYDA’YA MEKTUP-6- “ Gülümsün, gülşenimsin; güneşimsin sen benim.”

Yüzündeki nurunla, aşığı perişan eden bakışınla emsâlin yok senin. Hangi cenaha koşsam, karşımda o gülümseyen çehreni görüyorum; elvan elvan kokunu duyuyorum. Bülbülün senin için neden çıldırdığı belli sevgili. Bir kez seyrânına dalan gönlün encâmını düşünmeden hareket edişi, karşı konulmaz cazibende gizli. Ağuşuna düşenin kurtulmasına imkân yok.

Hayatıma girdikten sonra kendimi bilmez oldum. Eşkiyalara özenip gönlümü dağlara vurmak istesem de, sensiz dağların ne önemi var? Gönül bahçemde sen olmadıktan sonra nev-bahar gelmiş, tabiat uykusundan uyanmış neye yarar? Diller senin ismini söylerken coşuyor ve yokluğunda hiçbir mecliste kahkahalar duyulmuyor.

Bu sabah şafakla beraber, kuşların cıvıltısı altında, eşyanın görüntüsüne dair bir şeyi fark ettim. Karanlıklara gark olmuş nesnelerde bulunan ruh hâli benimkiyle aynı. Onlarda benim gibi, hüznü kabullenip kaderlerine razı bir şekilde bekliyorlar. İşte o an, gayri ihtiyari “ Ya güneş hiç doğmazsa, halimiz ne olur?” diye mırıldandım. Devrânı, saat gibi kurmuş o azametli güç, “ya bizi karanlıkta bırakırsa, o gül yüzünü bir daha göremezsem” diye düşündüm. Seni bulamadan, vuslâtını tadamadan ölmek, pek adaletli bir son değil sevgili.

Aklım ve ruhum arasında yaşadığım tenakuzlar duruldukça anlıyorum ki, hicrânı çekilmez kılan, kadere karşı acizliğimiz değil. Gittikçe karmaşık bir bulmacaya dönen aşkımızın çözümünü isyanda bulamayız. Bizi karşılaştıran güç, her an bizleri izlemekte; arzu ve hayallerinde gerçekten samimi olanların dualarının kabul göreceği mutlak.

Sadece tevekkül, isteklerimizi elde etmemize yetmeyebilir ve bu uğurda çalışıp gerçekten onu hakketmemiz gerek.
Mehmet Nuri PARMAKSIZ

Kader denilen düzen hep aleyhimize işlemez gül yüzlüm. Bizleri yaratanın adaleti büyüktür ve O, acılar içinde dua eden kullarını görür; hele hele onun bizleri güneşsiz bırakması en son düşünülmesi gerekli olandır. Unutma ki, hepimizin gözlerindeki fer bir gün sönecek; mutlak sona ulaşmadan önce mutluluğu bir nebze bile olsun yaşabilirsem, bu benim için kafidir. İşte bu ruh hali içerisinde öyle huzurluyum ki, özlemim çok yakında bitecek, dualarım seni bulacak ve atiyi aydınlatacak güneş,her an üstüme doğacak gibi.

Okunma Sayısı: 63
Etiketler: , , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Türk Edebiyatında Mektup Geleneği

Mektup, “Bir şey haber vermek, bir şey sormak veya istemek için, birine çoğunlukla posta yoluyla...

Ses ve Ahengin Önemi Üzerine

SES VE AHENGİN ÖNEMİ ÜZERİNE “Onlar ki kelâma can verirler” Şeyh Galip Her şair az...

Unutulmuş Bir Şair: Asaf Halet Çelebi

UNUTULMUŞ BİR ŞAİR: ASAF HÂLET ÇELEBİ “Bir aynada bambaşka zamanlar gördüm Geçmiş gelecek bir sürü...

Süveydâ’ya Mektup(XVI)

“Gamzende gizli bir dünyâ, kaşından öte yol mu var?” İdealsiz ve öylesine yaşarken, kaderin cilvesiyle...

Cahit Sıtkı Tarancı ve Şiir

ŞAİR OLMAYI MEFKÛRE EDİNMİŞ BİR ADAMIN ŞİİR GÖRÜŞLERİ CAHİT SITKI TARANCI (Bu makale, Tasvir Gazetesi...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Çapar Kanat dedi ki:

    Yazınızı okudum.
    Tşk ederim
    Çapar Kanat
    Çiftçi-Çiğ Süt Üreticisi

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı