Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Sılaya Mektup

VAHA-SAHRA
Marry GRÜNBART

02 Temmuz 2017 00:02

Yorum Yapılmamış

Can sızım,
yüreğimi acıtan en nadide vatan hasretim. Ülkem kokuyor nefesin. Sana gurbetten kır çiçekleri yollayamıyorum, kokumun sindiği bir mektupta.

Atamadan sırtımda nasırlaşmış yükleri, uzatamam sana kollarımı. Vuslata varamayışımız, hayatımızdaki hafif ağırlıklardandır.

Hangi yola uzansam, tüketiyor dermanı bacaklarım.

Biliyor musun, seni sevmenin bana kattığı güzellikleri. Öyle ki çölde kurumaya bırakılmış gül iken ben, o beklenmedik yağmurların bağladı beni yeniden hayata sımsıkı. Ne çok gözyaşını sırdaş ettim sana akan gözlerime.

Can parem, içimde buruk bir tat, doğru aşk eğri zamanlara mı denk gelir? Kora düşen kardelen gibiyim. Yakarken gövdemi saran aşkın kökleri, tir tir titretiyor göğe uzanan yaprakları.

Senden farksız değil hiç bir duygum.

Bil ki; ilk ve son gönül ağrımsın. Duya duya özgür ruhumla, vara vara bilincine tek sahiplendiğim aşksın. Doldurmasa da mantığın kefesi uzaktan, yaklaştıkça akıyor bu sevda doruktaki kabına.

Ruh eşim, içimde büyüdükçe büyüyensin ve hiç bir şey çelme takamıyor sevdamıza.
Eksilttikçe takvimin yaprakları zamanı, biz çoğalıyoruz yiten günlerle.

Bin parçaya bölüp, dönüp sırtını gitmelerinde, yeniden dönüşenlerinle tümü tamamlıyor ayrılığa ufalanan nazende parçalarım.

Şefkatle belediğim, ninnilerle büyüttüğüm bebeğimsin. Doyasıya öpüyorum uykuya yenik düşmüş gözlerinden ve saçlarına bırakıyorum titreyen parmaklarımı.

Gecenin saçlarını okşamak gurbete, sılaya düşer uzanmak dizlerinde rüyaya.

Uyu da büyü yüreğimdeki sızım.

Cansızın Gurbet

Okunma Sayısı: 74
Kategori: Marry GRÜNBART
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Kavrulmalar (I)

Kahır I Her seferinde daha derine iniyor yaralarım, o kadar beceriksizce seviyorum ki; kendi hanemden...

İçime Bir Tutam Mavi Kaçmış

Rüyasını görüyorum gelişinin gidişine nazire. Anlıyorum ki; inceldiğimiz yerden kopuyor kıyamet toz duman dinlemeden… Mecnuna...

Büyük Yemin

(öykü/deneme) Kabıma sığamıyorum, hasreti tüketmek adına yol alıyorum, daha önce hiç görmediğim bir şehre doğru…...

Git ve Öl Lütfen

Git ve öl lütfen /Bak nasıl da geçiyor insan seli değince kanatan yaralarımıza./ Ne sandık...

`Irksız ve Çıplak´

Çocukluğumun piramitlerinde dolaşıyorum, sığınamadığım sığınaklarımda. Ne kadar güvenliymiş dünya ne kadar beyaz. Bayatladı mı her...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı