Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Nil’den Turna’ya

ŞAFAK ÖTESİ
M.Nihat MALKOÇ

14 Eylül 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Merhum Prof. Dr. Haluk Dursun, “Nil’den Tuna’ya” adlı eserinde, asırlar geçse de hiç unutulmayan, hasreti burnumuzda buram buram tüten Osmanlı’nın gönül coğrafyasını ansiklopedik bilgilere boğmadan, sade bir üslûpla ve  gönül diliyle anlatmıştır. Bu çerçevede bizleri Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Romanya, Macaristan, Moldova, Ukrayna, Arabistan, Filistin, İsrail, Afrika gibi gizemli  coğrafyalara götürmüştür. Nil’den Tuna’ya geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı’nın bıraktığı köprüleri, camileri, çeşmeleri, imaretleri, sokakları, âdetleri, yemekleri ve törenleri gözümüzün önüne getirmiştir.  288 sayfalık bu kitapta, ecdadımızın zamanı aşan eserleri hatırlatılıyor bizlere. Arka kapakta belirtildiği gibi “Kudüs’ten Kahire’sine, Mekke’den Medine’sine kadar Ortadoğu’da; Üsküp’ten Kosova’ya, Elbasan’dan Tiran’a, Selânik’ten Yanya’ya, İstanköy’den Rodos’a, Estergon’dan nazlı Budin’e kadar Vardar boylarında, Rusçuk’tan Silistre’ye, Deliorman’ların Razgrad’ından Koca Balkanlar’daki Hüseyin Raci Efendi’nin Eski Zağra’sına, Dobruca’nın Köstencesi’ne, Mecidiyesi’ne kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâk’tan başlayıp ta Kara Boğdan’a Prut kıyılarına, Dinyeper’e, Dinyester’e, Akkerman’a kadar her yerde akıp giden zamana, tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlı’nın izleri var bu kitapta.”

Ayasofya Müzesi Başkanlığı ve Müdürlüğü de yapan Prof. Dr.  Haluk Dursun, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülen İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında  “Ayasofya Müzesi Kültür Envanteri” adıyla 253 sayfalık bir eser kaleme almıştır. Kadim Ayasofya’yı müze kimliğiyle ele alan Dursun, bu önemli çalışmasında Ayasofya külliyesini, külliyenin her bir yapısını, yapıya ait tüm ögeleri birer birer ölçtürerek envanter haline getirmiştir. Bunun yanı sıra müzeye ait kütüphane ve depoda bulunan eserler de incelenmiştir. Merhum Dursun, bunu yaparken aslında kıymetli bir tarihî de kayıt altına almıştır. Böylelikle anıtsal yapıların en kıymetlisi olan kadim Ayasofya’nın hafızasını muhafaza etmiştir.

“Küçüklüğümden beri okumaya, dinlemeye, sormaya, yazmaya doyamam. Defterler tutarım, ta çocukluğumdan beri. Kapaklarında ‘Haluk’un Defteri’ yazar. Bunlar Hereke Defteri, İstanbul Defteri, Anadolu Defteri, Osmanlı Defteri, Avrupa Defteri, Orta Asya Defteri gibi alt başlıklara ayrılır. ” diyen Prof. Dr. A. Haluk Dursun “İncir Çekirdeği-Hereke’den Çıktım Yola” adlı eserinde hatıralarına yer vermiştir. Bu eserle ilgili şunları söylemiştir: “İncir Çekirdeği’nde eski hatıralar var, eski hayatlar var, tabiat var ama en çok o günlere, o insanlara hasret var. Orada çocukluğumun İnciraltı Plajı’nın çakıl taşlı dibi görünen temiz denizi var. Kamışlı’nın, İkizler’in Binbaşı’nın çeşmesi, Ulupınar’ın deresi, anamın ninnisi, babamın gayreti, dedemin öksürüğü, anneannemin duası, hepsinin hoş sâdâsı var. Ve sonra kulağımda yine her birinin tarihî Hereke Camii’nden verilen sâlâsı var.”

Merhum Prof. Dr. A. Haluk Dursun özellikle gençlerin sıklıkla bulunduğu facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanıyor; bunlar üzerinden, başta gençler olmak üzere, bütün  muhataplarına ulaşıyordu. Böylelikle bir anlamda gençler ona gelmezse o gençlere gidiyordu. Bu çerçevede son yıllarda bakanlık çalışmaları vesilesiyle gittiği yerlerdeki izlenimlerini özellikle facebook sayfasında takipçilerine günü gününe aktarıyordu. Bu kısa tadımlık yazılar keyifle okunuyor, büyük bir ilgi ve beğeni topluyordu. Sosyal medya üzerinden, yarınımızın teminatı gençlere şöyle sesleniyordu: “Gençler, danışın. Önce aklınıza; sonra gönlünüze; en sonunda da sizi hesapsız, kitapsız, menfaatsiz, gönülden seven büyüklerinize danışın. Şükrü ihmal etmeyin. Allah’a şükredin, insanlara teşekkür edin.”

“Her nefis ölümü tadacaktır”(Ankebut 57) diyor Rabbimiz. Mühim olan bâkî kalan bu kubbede hoş bir seda bırakmak. A.  Haluk Dursun ağabey bunu başardı. Allah rahmet eylesin. Yorum Gönder 0 Adınız Email Yorum GönderKalan Karakter: ×Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür

Okunma Sayısı: 24
Kategori: M.Nihat MALKOÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Nuri Pakdil’in Ardından

Biz sizin hakikati çarpıtmadan ve özden ayrılmadan, İslâmiyet’in hükümlerini egemen kılmak için devrim yapmak gerektiğine...

ATATÜRK’ü Anlamak…

Dünyada ölümünden sonra Atatürk kadar çok konuşulan ve üzerinde çalışılan bir devlet adamı yoktur. Sevenleri...

Biz Sizi Çok Sevdik

Biz sizin yalnız Yaratan’ın önünde eğilişinizi, ancak Hakk’a ve hakikate biat edişinizi, nokta kadar menfaat...

Dijital Hizmet, Değerli Konut ve Konaklama Vergisi

Önceki yazımda ‘Vergide neler değişecek?’ başlığıyla Gelir Vergisi’ne ilişkin getirilecek yeni düzenlemeleri paylaşmıştım. Yeni düzenlemeler...

Cumhuriyet ve Geleceğimiz

Cumhuriyet halkın kendi kendisini yönetmesi olarak ifade edilir. Aslında bu cumhuriyetin değil, demokrasinin tanımıdır. Oysa...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı