Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Mersin’de İktidar-Sanat ve Sokak İlişkisi


10 Şubat 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Mersin’de hep yanlış bir kalkınma stratejisi geliştirilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kültürel ve sanatsal gelişmede bunu maalesef çok açık görmekteyiz. Bir Güzel Sanatlar Fakültesi gibi birçok fakültesi ve yüksekokulu olan Üniversitelerimiz, birçok genç nüfusu kampüsünde ve bu kentlerinde barındırmaktadır. Bu gençlerin kültürel ve sanatsal ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir ülke haline dönüştüğünü izlemekteyiz. Ayrıca aşırı göç alan kentimiz, onların da görsel ve kültürel ihtiyaçlarına cevap veremeyecek kadar acizdir. Kentimizin yakın tarihine baktığımızda sanatsal etkinlerin yoğunluğu ve mimari yapının daha şık ve işlevsel olduğunu biliriz. Gün geçtikçe diklemesine çoğalan beton yapılar ile korkunç bir görsel kirlilik yaratılmıştır. Bu yetmiyormuş gibi belli başlı park, bahçe ve kavşaklarda dikilmiş kötü anıt heykellerin çoğalması da kentimizde başka bir kirlilik yaratmaktadır. Sanatsal işlevden oldukça uzak bu heykeller sadece ticari amaç için yapılmıştır. Asla sanatsal bir kaygı güdülmemiştir. Burada tabi ki doğal olarak yerel yönetimlerin yani iktidarın sanata ve iyi olan sanata dair bilgi ve tecrübeleri yoktur. Bu tecrübesizlik yanında kentimizin geçmişine dayalı kültürel değerlerini ve sanat arşivlerini sergilemek üzere belli başlı müzelerin sayılarının ne kadar az olduğunu görmekteyiz. “Geçmişin izleri derlenmeseydi, geçmiş dönemlerin sanatı müzelerde koruma altına alınmasaydı eskiye sadık kalmak, gelenekleri takip etmek ve dönemin yıkıcı gayretlerine direnmek anlamlı olur muydu – hatta bir tür ahlaki zorunluluk haline gelir miydi? Müzesi olmayan Kültürler , Levi – Strauss’un da tanımladığı gibi “Soğuk kültürler”dir. ”der BorisGroys.

Burada sanatı, hayatın içine alma ihtiyacının öneminden bahsedilmektedir. Sanat, siyasetüstü bir yerdedir. Asla siyasete karıştırılamaz. Karıştırıldığında da maalesef yıkılmaya mahkumdur. Böylelikle “iktidar ,Sanat ve Sokak“ üclüsü çok yüce bir yerdedir.

Mersin, bir kent olarak coğrafyası gereği günümüzde yaşadığı olumsuzlukları hak etmeyen bir şehirdir. Tarihi dokusu ve antik kentlere sahip ama çok hızlı çoğalan nüfus, çoğalan çirkin binalar, hem kentin iklimini değiştirmekte, hem de insanların psikolojisini bozmaktadır. Ancak yıllar sonra nispeten kenti güzel gösterecek olanaklar araştırıldı. Binaların yüzeylerine duvar resmi yapılarak kente başka bir çehre takmak. Bunun üzerine araştırılan Meksika duvar resmi ressamları, Banksy gibi ressamların eserleri bize ışık oldu. Kentin sosyal, kültürel ve tarihi yapısı incelendi. Çok fazla göç alması kozmopolit bir kent yapısını oluşturması, kırsal kesim ve 3. Dünya ülkesi yapısını güçlendirmesi nedeniyle tüm kentliye hitap edecek ama sanatsal niteliğinden ödün vermeyecek dev resimlerin yapılması projelendirildi. Özellikle Mersin’in okuma yazma oranının az olduğu, Çilek Mahallesi, Zeytinli Bahçe Mahallesi, Güney Kent Mahallesi, Şammut Mahallesi gibi sonradan kurulmuş bu mahalleler düşünüldü. Yerel yönetimlerin desteği ile Apolitik bir anlayışla insanların aydınlanması , eğlenebilmesi, görsel zevklerinin gelişmesinde katkı sağlayacak resimlerin ön çalışmaları ve hatta bir Uluslararası Mersin Bienali ile sürdürülmesi planlanmaya başlandı.

Duvar resmi bilindiği gibi mağaradan insanlığın ilk kentlerine mozaik teknikleriyle bir geçiş ardından fresk tekniğine dönüşerek günümüz kent duvarlarında grafiti ve benzeri resimleri izlemekteyiz..Sonuç olarak toplumsal bilinç geliştikçe ve toplumun manevi yaşam içindeki rolü arttıkça, sanata olan istek , görsel yaratıcılık ve görsel zevkin arttırılması hedefiyle bu proje hayata gecirilmis ve uygulama hali hazırda sürdürülmektedir. Mersin’ de son zamanlarda çok fazla dikkat çeken doğa kıyımı ve yerine inşa edilmiş beton yapılaşma ve doldurulmuş deniz, ‘Sanat’a ayrılmış çok az zaman, az kalite, az bütçe ve az hoşgörü bu projelerin yapılmasına vesile olmuştur. Bir 19. yy. kenti olan Mersin, ilk kurulduğundan bu yana farklı değişimlerle, bir taraftan gelişme kaydederken, diğer taraftan ”kültür -sanat’ düşünüldüğünde geri kalmıştır. Çok fazla okullar, hatta “Güzel Sanatlar” adını taşıyan lise ve fakülte açılmasına rağmen gelişmekte zorlanmaktadır. Böylelikle sorunların araştırılması ve çözüm önerilerinin oluşturulması üzerine bir araştırma yapılmış ve belli başlı kurum ve kuruluşların envanteri çıkarılmıştır. Ayrıca bu kurumların yöneticileriyle söyleşi ve sohbetler yapılarak; onların Mersin için “Kültür-Sanat ve Doğa” politikaları hakkında görüşleri alınmıştır. Çözüm önerileri ve bu bağlamda Akdeniz ülkeleri ve sanatı yoğun yaşayan belli başlı şehirlerden örnekler seçilmiştir. Bilbao, Barselona, Valladolid, Valencia, Malaga, Berlin vs gibi kentlerde araştırma ve incelemeler tarafımdan yapılmıştır. Çözüm önerileri üzerine projeler geliştirilmiş, uygun zaman ve sponsor bulundukça uygulamaya geçirilmiştir. Bu projelerden çıkan sonuçlar doğrultusunda etkinliklerin sürekliliğinin sağlanması ve etkinliklerin geliştirilmesi konusunda işbirliklerin ve bu faaliyetlere ayrılacak bütçelerin arttırılmasının zorunluluğu üzerine yasal yolların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konularda yerel yönetim için görev almaya hazır adaylar ile görüşülmeye devam edilmektedir. Sanatçı ve entelektüel çevrenin geliştirilmesi ve bu entelektüel ve sanatçı nüfusunun Mersin’de yaşamalarının sağlanması ve mezun genç nüfusun burada ikamet etmeleri için onlara sağlanacak olanakların sağlanması da bu çözüm önerilerinin başında gelmektedir. İkinci öneri Mersin tipik bir Akdeniz kenti oluşu avantajıyla, kendine özgü bitki örtüsünün korunması, kendi estetik doğasının çoğaltılmasıdır. Çarpık kentleşmenin de durdurulmasına paralel kent içinde belli başlı köşelere ve meydanlara yaptırılmış kötü anıt heykellerin kaldırılması bilindiği gibi zorunludur ve Modern Sanat Müzeleri ve galerilerin açılması da bir o kadar zorunlu görülmektedir.

Bu incelemenin akabinde bir takım ortak noktalar belirlenerek çalışmanın sonunda edinilen bilgiler ışığında konuya farklı bir bakış açısı getirebilmek amacıyla yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Türkiye’de modern dönemin sindirilmeye çalışıldığı ancak postmodernitenin de kendini hissettirdiği günümüz şartlarında “Kent –Sanat” ilişkisi irdelenmeye devam edilmektedir.

Okunma Sayısı: 142
Etiketler: , ,

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı