Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Konkordato Süreci, ve Makul Güvence Veren Denetim Raporları


05 Aralık 2019 00:02

Yorum Yapılmamış

Konkordato Süreci, Ön Projenin Önemi ve Makul Güvence Veren Denetim Raporları

28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun‘la, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunumuzun konkordatoya ilişkin 285 ve devamı maddelerinde değişiklik yapılarak, uygulamada tamamen terk edilmiş görünen “konkordato” kurumunun yeniden canlandırılması amaçlanmıştır.

06.12.2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunla da, daha önce 7101 sayılı Kanunla değişikliğe uğramış olan icra ve İflas Kanunumuzun 286’ncı, 287’nci, 290’ıncı ve 292’nci maddelerinde yeniden değişiklik yapılmış ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa bir geçici madde eklenmiştir. İİK.‘nun 178-179 maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve 2003 yılından beri uygulanmakta olan “iflâsın ertelenmesi‟ kurumunun kaldırılması ile ortaya çıkan boşluğun doldurulması amacıyla yapılan bu değişikliklerle, İsviçre Hukuku‘nda 2013 yılında yapılmış olan ve 1.1.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olan son değişiklikler örnek alınarak “konkordato” kurumuna yeniden işlerlik kazandırılmak istenmiştir.

Konkordato, dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.

– Borçlar tenzilat ya da vadelerle yeniden yapılandırabilir.

– 6183 sayılı kanun çerçevesinde olan amme alacakları dâhil olmak üzere işletme borçları için başlamış olan haciz ve takip işlemleri durur. Ancak imtiyazlı alacak gibi düşünülmesi gerekir, konkordatoya tasdike tabii değildir.

– Konkordato sözleşmesi dâhilindeki borçlar için yeni haciz ve takip işlemleri yapılamaz.

– İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz.

– Zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. (İşçi alacakları ve nafaka alacakları için haciz yoluyla takip yapılabilir.)

– Tasdik edilen konkordato projesinde aksine hüküm yoksa, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinli olmayan her türlü alacağa faiz işlemesi durur.

– Konkordato mühleti verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri hakkında sözleşme yapılmış ve alacak mühlet verilmesinden sonra doğmuş ise bu devir hükümsüz kalır.

– Konusu para olmayan alacaklar, borçlu tarafından para değeri ile konkordato komiserine bildirilir. Ancak borçlu, komiserin onayıyla bu alacağın ifasını üstlenmekte serbesttir.

– Rehinli alacaklar için rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir, başlamış olan takipler devam edebilir. Ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı yapılamaz.

– Kesin mühlet kararı verilmesi rehinli alacaklara işleyen faizi durdurmaz.

– Mühlet kararı verirken ya da mühlet içinde mahkeme bazı iş ve işlemleri komiserin onayına bağlayabilir veya borçlu yerine komiserin işletme faaliyetlerini yürütmesine karar verebilir.

– Borçlu, mahkemenin izni olmaksızın rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazları ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen de olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.

– Borçlu bu hükme ya da komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarrufunu kaldırabilir veya konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına karar verebilir.

– Konkordato talebinde bulunması, borçlunun taraf olduğu sözleşmeleri fesih için haklı sebep teşkil etmez (sözleşmede bu yönde hüküm bulunsa bile). Ancak taraf olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkisi doğuran (finansal kiralama ve kira sözleşmeleri gibi) sözleşmeleri komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayı ile herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat da konkordato projesine tabi olur.

İflâsa tâbi olsun/olmasın tüm borçlular, konkordato talebinde (teklifinde) bulunabilirler.

Konkordato teklifinin sunulabileceği tacir olan borçlunun muamele merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesidir. Konkordato talebinde bulunulmasından sonra borçlunun muamele merkezini değiştirmesi, konkordato talebinde bulunulmuş olan mahkemenin yetkisini etkilemez.

Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan gider avansını yatırmaya mecburdur. Konkordato Gider Avansı Tarifesi‘ne göre yatırılır.

Konkordato Gider Avansı Miktarı;

1. a) Konkordato talep edilirken bildirilen alacaklı sayısının üç katı tutarında tebligat gideri,

2. b) Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı olan 550,00 Türk Lirası,

3. c) Resmi ilan Fiyat Tarifesinde belirlenen Basın-ilan Kurumu resmi ilan portalında yapılacak yedi adet ilan bedelinin asgari tutarı,

ç) İlgili kurum ve kuruluşlara yapılacak bildirim için 50 adet iadeli taahhütlü posta ücreti,

4. d) Bir bilirkişi için Bilirkişi Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin üç katı tutarı,

5. e) Mahkemece belirlenecek ücreti sonradan tamamlamak üzere konkordato komiseri olarak görevlendirilecek kişi için asgari 1.000,00 Türk Lirası üzerinden hesaplanan beş aylık ücret tutarı

6. f) Diğer iş ve işlemler için 300,00 Türk Lirası,

7. g) İflasa tabi olanlar yönünden 15.000,00 Türk Lirası iflas gideri, toplamını avans olarak öder.

İflasa tabi olmayan borçlular yönünden yukarıda sayılan gider avansı miktarından indirim yapılmasına mahkemece karar verilebilir.

Konkordato Talep Eden Borçlu Tacir İse;

– Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi. Bu hüküm, konkordato teklifinin asgari olarak içermesi gereken hususlara ilişkindir. «ön proje» , geçici mühlet ve kesin mühlet zarfında değiştirilebilecek, böylece alacaklılar Toplantısı’na başlangıçtaki ön projeden farklı bir konkordato projesinin sunulması mümkün olabilecektir.

Konkordato Ön Projesini, İyileşmenin Nasıl Gerçekleşeceğinin Genel Fotoğrafı Olarak Görmek Gerekir.

. Ön projede, mali rapora dayandırılarak, Şirketin borca batık olup olmadığı, borçlarını ödemede zorlandığı için, tedbirler alınmadığı takdirde borçlunun iflâs edebileceği veya iflâs etme ihtimalinin olduğu vurgulanmalıdır.

. Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım (akış) tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre, hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar,(bu husus kendi içinde ayrı özel durumları içerdiğinden,nakit akış tablosu ile beraber anlatacağım ayrı bir makalede detayları sizlerle paylaşacağım)ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup, defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler. Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılattırmalı olarak gösteren tablo yer alırken yapılan ençok hatalardan biri olan,6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacaklarına değinmeden geçemeyeceğim,6183 sayılı amme alacakları,konkordato kapsamında değildir ve konkordato projesine tabi olmaksızın tam olarak ödenmesi gerekmektedir.Ön projede belirtilen ileri vadeli ödeme sürelerine dahil edilmemelidir.

 

 Başlıklar halinde ön projede özetlersek;

. Borçlunun mali güçlük içine düşmesinin nedenlerini;

. Mal varlığı ile gelirin kıyaslamasını;

. Aktif ve Pasif Durumunu;

. Borç ödeme yükümlülüğünün hangi şartlarda yerine getirilebileceğini;

. İsteminin alacaklılarca kabul edilebilir olup olmadığını;

. Başvurucunun mal varlığı ve finansal raporlarını;

. Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçebilecek miktar ile şirketin iflası halinde eline geçebilecek muhtemel miktarı gösteren analizi;

Alacaklılar ve alacaklıların vadelerini gösteren liste ve belgeleri

. Devam eden faaliyet gelirleri

. Grup Şirketlerden sağlanacak kaynak gelirleri

. Projelerin tamamlanması sonucu satışı ile sağlanacak gelirler

. Atıl makine ,taşıt vb. menkullerin satışı ile sağlanacak gelirler

. Taşınmaz satışı ile sağlanacak gelirler

. Ortakların ayni yada nakdi sermaye artışları gibi

Bilgileri içerir.

Kamu Gözetimi Kurumunca kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları konkordato başvurusu sırasında mahkemeye sunulacaktır.

Kamu Gözetimi Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları , 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamında küçük işletmeler bakımından uygulanmaz,Küçük ölçekli işletmeler, 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosu aktif toplamından herhangi biri 25 milyon TL’yi aşmayan işletmelerdir. ​

Denetim şirketince, Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ile alacaklı ve alacak Listesi, Bağımsız Denetim Standartları 805’e uygun olarak denetlenir. Bu denetimlerde Bağımsız Denetim Standartları 805 ile birlikte denetimle ilgili tüm Bağımsız Denetim Standartlarına uyulur. BDS’ler, (Bağımsız Denetim Standartları) finansal tabloların denetlemesine yönelik olarak hazırlanmış olup, tek bir finansal tablo veya finansal tablodaki belirli bir unsur gibi diğer tarihî finansal bilgilerin denetiminde uygulanmaları hâlinde, gerektiğinde şartlara göre uyarlanır. Bağımsız Denetim Standartları 805 bu konuda yardımcı olmaktadır .

Konkordato ön projesi ile 9 uncu maddede belirtilen karşılaştırma tablosu,  Türkiye Denetim Standartları kapsamında yayımlanan Güvence Denetim Standartları 3000 ve 3400’e uygun olarak denetlenir.

Tarihî finansal bilgilerin denetimi dışındaki bir makul güvence denetimi standartı olan (GDS) 3000 ve Güvence Denetimi Standardı 3400 ,”İleriye Yönelik Finansal Bilgilerin İncelenmesi”ni içerir.

Böylece konkordato talep eden borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesi, borçlunun mali durumunu net bir şekilde ortaya koyan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporuna dayanacaktır,uygulama borçlu ve alacaklının menfaat dengesinin daha iyi bir şekilde korunmasına katkı sağlayacaktır.

Düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26.9.2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.

Son zamanlarda makul güvence raporlarının şartlı verilmeye başlandığını görüyoruz, ciddi problemdir, denetim raporlarının sonuç kısmında ”Firma şu şartları sağlarsa makul güvence veriyoruz “demek mesleğe ihanettir, Makul güvence denetimi,Denetçinin, denetimin yapıldığı şartlarda, varacağı sonuca dayanak olarak güvence denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirdiği güvence denetimidir. Denetçinin vardığı sonuç, dayanak denetim konusunun kıstaslar uygulanmak suretiyle ölçümü veya değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan çıktıya ilişkin denetçi görüşünü sunacak şekilde ifade edilir.

Güvence Denetimi Standardı (GDS) denetimin içinde bulunduğu şartlar çerçevesinde gerekli olan uyarlama ve tamamlamaların -ilavelerin- yapılması koşuluyla makul ve sınırlı güvence veren doğrudan denetimlere de uygulanabilir ancak konkordatoya giden firmaya verilecek makul güvence denetimleri özellik arz etmektedir.

KGK incelemesi ve tenkitleri açısından ve hak kayıplarına uğramış tarafların açacakları alacak davalarını da hesap ederek hareket etmekte fayda vardır diye düşünüyorum. Güvence denetimlerini yürüten denetim şirketlerindeki kalite kontrol ve bağımsızlık hükümleri dâhil olmak üzere etik ilkelere uyum, kamu yararının bir gereği olup yüksek düzeyde kaliteli güvence denetimlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Yetkin  denetçinin bir GDS’ye veya diğer GDS’lere uygunluk sağlamayı seçmesi durumunda, bir önceki paragrafta yer aldığı üzere bu GDS’nin ön kabuller içerdiğini bilmesi önemlidir.

GDS’ler açısından güvence denetimi olarak kabul edilmeyen durumlar:

– Muhasebe, bağımsız denetim, vergi veya diğer hususlarla ilgili olarak yürütülen yasal süreçlerde tanıklık edilmesine yönelik işler ve Aşağıdaki hususların tamamının geçerli olması durumunda, bir kullanıcı tarafından bir miktar güvence çıkarımında bulunulabilecek mesleki görüşler,

– kanaatler veya ifadeler içeren işler,

– Söz konusu görüşlerin, kanaatlerin veya ifadelerin işin tamamı açısından önemsiz olması,

– Yayımlanan yazılı raporun, açık bir şekilde, yalnızca raporda belirtilen hedef kullanıcıların kullanımı için kısıtlanmış olması,

– Belirtilen hedef kullanıcılar ile yapılan yazılı mutabakat kapsamında, hizmetin bir güvence denetimi olma amacının bulunmaması ve Hizmetin, denetçi raporunda bir güvence denetimi olarak sunulmaması,

Konkordato Talep Eden Borçlu Tacir Değilse;

– Yukarıda içeriği açıklanan konkordato ön projesi,

– Borçlunun malvarlığı durumunu gösteren belgeler. Yani, kasa ve bankalardaki parasını, taşınmazlarını, taşınırlarını (özellikle araçlarını), üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını ve buna mukabil Şahsi ve kefalet borçlarını, verdiği rehinleri borçlunun tek tek bildirmesi gerekir.

Ön proje, geçici mühlet ve kesin mühlet zarfında değiştirilerek netleştirilebilecek ve böylece alacaklılar toplantısına başlangıçtaki ön projeden farklı bir konkordato projesi sunulabilecektir. Maddenin son fıkrasında talep sahibi borçlunun konkordato süreci içinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek bütün diğer belge ve kayıtları da sunmak zorunda olduğu açıklanmaktadır. Aksine davranış mühletin kaldırılmasına kadar gidebilecektir.

Denetim kuruluşlarının faaliyetlerinin 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında denetleneceği ve konkordato komiseri olabilmek için eğitim alınmasının zorunlu hâle getirildiği de düşünüldüğünde, getirilen düzenlemeler ticari hayatın daha sağlıklı şekilde yürümesine katkı sağlayacaktır,

Okunma Sayısı: 14

Yazarın Diğer Yazıları

Sgk İndirimleri Gelire Yazılabilir mi? 2-

SGK İNDİRİMLERİ TEŞVİKLERİNİN MUHASEBE KAYDINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR; Aşağıda örneklendirdiğimiz, 5510’u ve 5746’yı ayrı...

Sgk İndirimleri Gelire Yazılabilir mi? 1-

Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü nün 22.11.2017  Tarih, 68554973-105[413-2016/8]-121157 sayılı,...

Finansçının İşlevi ve Muhasebeden Farklılıkları

Finans yöneticisi işletmenin gereksinim duyduğu fonları en uygun koşullarda sağlamak ve sağlanılan bu kaynakları en...

İhraç Kayıtlı Teslimde Oluşan Kur Farkları ve Muhasebe Kayıtlarında Son Durum!

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin 1-c alt bendinde ihracatçılar açısından bir ön istisna düzenlemesi...

Ülkemin Tin Hali 

İnsan yaşama ortamında bölünemeyen, ayrılmayan bir “bütün” dür.  Kavram ne olursa olsun, var olan bir...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı