Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kaybolmak.


31 Ocak 2013 00:00

Yorum Yapılmamış

Kayıp olmak; Zaman içerisinde yer değiştirmenin verdiği derin izlerin hareket edip sizi güçsüzleştirmesi oluşumu.

Neden kaybeder bir ağaç yapraklarını? Su aktığı dere yatağını kendisi mi seçer de karışır denize, gölde gölge kaybolur mu?

Görevini tanımlayıp tamamlayan her canlı kaybolur, Bunun içindir hayatlarınızdan geçen insanların kaybolmaları.

Çocukluktan başlar bu kayboluş aslında en sevdiğiniz oyundur saklambaç, hatırladığınız kaç köşe bucak varsa, gizlenme isteğinizi artıran yapı taşlarının mimarısınız, yoksa kayıp mı etmiştiniz anıları.

Yitirdikleriniz geride bıraktıklarınız her ne yaşamaya çalıştıysanız mehil verir bir gün sizden kaybolmaya.

Köprüleri geçersiniz, kendi kurduğunuz dünyanın taş binalarında açarsınız pencerelerinizi, insanların gökyüzlerine belki de.

Zamanla sınanır geçersiniz ömrünüzün doğum yaşam ve şimdiki ana dek olan sürecinin hep bir sonrasına.

Düşlerinizin kaybolması ise en kötüsüdür.

Elbet yaşamınızın son durağına geleceksiniz fakat henüz hiç yaşamadıklarınız belkide şu anda yemeye çalıştığınız bir meyvenin içinde gizli.

Keşfetmek için bakın yaşama ve kendinizi sevin buna değersiniz.

Dünyadan beklentileriniz var her birey gibi, peki ya Hayat içinde çarpıştığınız insanları, düşüncelerinize olanları anlamaya başladığınızda kaybolmuş olmayacak mısınız?

Bizi çevreleyen kâinata aslında kaybolmaya geldiğimizin farkına varışımızda, gerçekleşmeye başlayan süreç yaşamdır.

Var olmakla zıtlaşır bir munzur çocuktur belki de kaybolmak, hiç büyümeyi istemediğinden saklanıp, uzak durma kuralına uyar, hevesleriyle kucaklaşıp yelken açar ve uzaklaşır bilince söz vermeksizin.

Boşluk sandığınız gibi karanlık değildir, dokunmaya yürekli olmadığınızdan kararır gözleriniz, hangi bilinmeyenle randevunuza geç kaldınız.

Çok sahip çıkılası bir doğrultuda can simidi değildir zaman o akar gider sizde akıntı doğrultusunda kaybolmaya aday düşüncelerinizle yüzmeyi denersiniz.

Evren varlığınızı haykırdığınız ilk ağıttan mızırdanmanızdan bu yana Kaybolmanız için mücadele verir.

Yaşam güç denemesi yapacağınız bir arena değildir.

Neden direniyorsunuz ki kime neye ispatlamak amacındaysanız.

Kimse sizden kral ya da kraliçe olmanızı beklemiyor. Kaybolun çevrenizi şekillendirecek ve seçimlerinizi gerçekleştirecek kadar güçle doğmaktasınız her sabah sadece onu kullanabilmeye eriştiğinizde arınmışsınızdır.

Şimdi istediğiniz gibi kaybolup sürüklenebilirsiniz
bilmediğiniz yere doğru, belki de bir yaprağın savruluşunda can bulacaksınız, bilinen görünmeyen kayboluşunuza suyun üzerinde sekerek giden yassı yüzeyli bir taş gibi varacaksınız hepiniz. .

Akıl vermiyorum sadece sizinle ilgili içinizde olanı fark etmenize ışık tutmaya aday kayıp bir ruha yardım ediyorum.

Okunma Sayısı: 36
Kategori: Ahmet TUNÇAY

Yazarın Diğer Yazıları

Altyapı

Başlangıç dokunuşu gibidir değişim start stop tuşu, yılların günlerden ödünç aldığı tüm yaşanmışlıkları sıralayan altyapıyı...

Uyandım.

Yüzümdeki iki dürbünün kapaklarını yavaşça araladım saatin kordonunun altında tenimde bıraktığı beyaz kırmızı izle göz...

Dönüş

Telkin tınısı sesiyle buhranlı bir hava eşliğinde gözlerinizi açtığınız sabahlar vardır. Koyu gri bir renge...

Cam Kenarı

Keskin köşelerine değdiğimiz ve yaralandığımız günlerin üzerinden yürüyoruz biz adımlarımız tek. Sokak boşluklarının, çocuk neşesiyle...

Azamaet

Siz Sürdürülebilir yaşanmışlıkların sancılarını çekerken, yolcuklarınıza eklenen hedefler yavandır. Zaman geçerli, hatırı sayılır noktaları ileriye...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı