Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kanun Terazsinde Gönül Tartmak

GÜLİSTAN
Zeki ORDU

12 Ekim 2017 00:02

Yorum Yapılmamış

Düğün merasimlerinin en renkli anlarından birisi çiftlerin “sözde” nikâhlarının kıyılmasıdır.

Daha önce hem kendileri hem aileleri anlaşmış, davetiyeler bastırılmış, yüzlerce kişi bir salona toplanılmış, epey eğlenilmişken birden ortaya çıkan nikâh memuru; düğünü olan çiftler başta olmak üzere şahitlerle birlikte bir masanın etrafında toplanıp sözde nikâh kıyılma işlemine geçilir.

Nikah memurunun sorduğu sorunun içinde “Hiçbir etki altında kalmadan…” diye ibareler vardır. Hazırda bulunan kişilerin meraklı bakışları arasında sorulan bu soruya iki taraf da “evet” cevabı veriri ve salondakiler vaziyeti alkışlarla karşılar.

Başkalarını bilmem ama ben bu durumu hep merak ererim. Daha önceden her şey hazırlanıp düğün salonunda buluşulduğu ve orada bulunanların kah sohbet edip kah eğlendiği bir ortamda sadece resmiyet yerine gelmesi için ki –olması gerekiyor- yapılan nikahta sorulacak soru, soruyu hazırlayanlar tarafından gerçekten düşünülmüş mü?

Bence soru eksiz, cevap ile yetersi.

Hayda! “Durup dururken iş çıkarma” diyenler olabilir. Olsun. Ancak bu soru “Resmiyet sınırları içinde kuru bir ciddiyet” taşıyor. Ruhsuz bir soru. Duyguları önemsemeyen bir soru. “kanunlar” böyle istiyor kabilinden sorulmuş bir soru.

Ne denek “Hiçbir etki altında kalmadan” demek?”

Ya çiftler memura “Biz gönlümüzün etkisinde kalarak evlenmeye karar verdik” deseler ne olur? Kanun efendi (!) buna ne der? Hayır mı evet mi?

Nikâh memuruna öyle şeyler sorulmaz. O zaten emir kulu. Kendisine sorulması gereken soru ezberletilmiş, o da “Kurşun asker” misali veya papağan gibi ezberlediği soruyu soruyor.

Eğer iki kişi evlenmeye karar verdilerse önce birbirlerinden etkilenmiştir. Daha sonra sevgilerini gönül terazisinde tartmışlar ve gönüllerinin etkisi altında kalarak evlenmeye karar vermişlerdir. O halde yapılacak iş hiçbir etki altında kalmadan nikâhta sorulacak soru gözden geçirilmelidir. Olamazsa ne olur? Bir şey olmaz. Ancak bazı hallerde duygularımızı yok sayamayız.

Son katıldığım düğünde bunları düşündüm. Sonra yanımdakilere bu düşündüklerimi açıkladım. Tuhaf bakışlarla karşılaşsam bile bazıları usulca “haklısınız” dedi ve ekledi; “Usûl böyle…”
Resmiyet, ciddiyet, usul, erkan, yöntem, anane, alışkanlıklar, moda vs ne derseniz deyin işin içinden gönlü çıkarırsanız elinizde kupkuru şeyler kalır.

Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim

Yunus Emre yukarıdaki mısraları söylerken gönlün önemini en veciz şekilde ifade etmiş. Zaten bizim gönül edebiyatımız hayli eserlerle dolu.
Gönlün bulunduğu yerde “kural” da gönülce olmalı. Yoksa elde kuru sıkı şeyler kalır.

Aklınıza da gönlünüze de mukayyet olun.
“Hiçbir etki atında kalmadanmış…”
Sizi gidi etkisiz elamanlar.
Okunma Sayısı: 6
Kategori: Zeki ORDU

Yazarın Diğer Yazıları

Kukul Pide

Günlerin ne getirip ne götüreceğini kim bilebilir ki? Hayat denilen zaman dilimi kişi için nereden...

Vefasızlığın Ayı: Aralık

“İnsanoğlu çiğ süt emmiştir” demekle yaptığı yanlışlıklara bir mazeret uydurulamaz. Her ne kadar “Beşer şaşar”...

Sakal, Bıyık, Tüy Ve Asuman

Bazı zamanlar vardır insan ne yazacağına karar veremez. Bazen de nasıl yazacağına… Şu anlar öyle...

Bir Şair Gönlümün Hüznü

Güneşli bir güz günüydü. Bilgi matbaasında oturuyordum. Gelen giden oluyor hiçbirini tanımıyordum. Derken bir bey...

Sılada Bir Evin Bacası Olsam

Sıla,  gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer olarak bilinir. İçinde gurbetin acısı...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı