Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İş Çığırından Çıktı…

ULUSAL GÖZLEM
Burhan ÖZFATURA

10 Mart 2018 00:03

Yorum Yapılmamış

Dokuz Eylül Üniversitesi akademisyeni Prof. Esergül BALCI, çok önemli bir araştırma yapmış. Tesbitlerine göre;

– Bir milyon evlâdımız, tarikatların şemsiyesi altındadır.

– Türkiye’de 30 silsile ve 400 tarikat kolu, mevcuttur, (sadece İstanbul’da 445 tekke mevcuttur. Anadolu’da da 800 medrese bulunmaktadır. Bunların çoğu da İran, Irak, Suriye ve Suudi Arabistan ile ilişkilidir.)

– Dört bin yurdun, 2.480’i tarikatlara aittir. Buralarda, 225 bin evlâdımız barınmaktadır.

– Devlet, 2012’den bu yana, 4.022 ilkokulu kapatmıştır.

– İki milyon 600 bin kişinin tarikatla bağı mevcuttur. Bunların 1 milyon 100 bini aktiftir.

– Tarikat okullarında 210 bin evlâdımız okumaktadır.

1- Çok önemli bir araştırma olduğu şüphesizdir. Ancak, ben rakamların çok daha yüksek olduğuna inanıyorum. Tespit edilen – bana göre- buz dağının ucudur.

Zira;
a) Türkiye’deki bu durumdaki vakıf, yurt, okul, dernek, cemaat sayısı belli değildir. Hiçbir denetim yoktur. Aksine AKP (sırf oy avcılığı uğruna) her şeye göz yummaktadır. Bunlara kamu mallarını tahsis etmekte, kiralamakta, ihaleler vermekte, nakdi yardımlar yapmaktadır. Güzel dinimizin dejenere edilmesini, tüm dinî, milli ve manevi değerlerin sulandırılmasını ve istismar edilmesini hiç umursamamaktadır. Aksine, bunlarla protokoller yaparak, kendi görevlerini bile devretmektedir.
b) Ne yazık ki, halkımızın büyük çoğunluğu zır cahil bırakılmıştır. Ne dinini ne de dünyasını bilmektedir. Kur’an-ı Kerimin “oku” emrini hiç umursamamaktadır. Hele hele (tam 700 defa tekrarlanan) “Aklını kullan” talimatına hiç uymamaktadır. Hayatında bir defa “Kur’an meâlini”, hiç olmazsa Türkçe metnini okumamıştır. Sıhhatli bir “İlmihal Kitabını” bitirmemiştir. Sahih hadislerden, bidatlerden, hurafelerden, habersizdir. Bilgi toplumu, Dijital devrim, Endüstri 4.0, Toplum 5.0, Yapay Zeka, , Kozmoloji, Uzay Çalışmaları, Genetik, Micro ve Macro Cosmos, Kuantum Fiziği, vb. gelişmelerden tam anlamı ile bihaberdir. (Bu yüzden de, son 500 yıldır, İslâm Aleminden dişe dokunur bir keşif çıkmamıştır.) Okumaz, araştırmaz, tefekkür etmez, fikrini beyan etmez, sadece biat eder. Şeyhin elinde; “gassal elindeki meyyit” gibi olmayı ibadet zanneder. Araf Suresi’nin 3. Ayetindeki, “Rabbinizden, size indirilene uyun. O’ndan başka velilere uymayın” ikazını bilmez. (Zira, sadece şeyhinin ne idüğü belirsiz, kitabını okur.) İslâm’ın en büyük özelliği olan, “Allah (cc ) ile kul arasına kimse giremez” prensibini hiçe sayar. Kula kul olur, tam anlamı ile “ŞİRK” günahında boğulur. Fıkıh konularına ise hiç girilmez.
c) Şüphesiz, bu tablo, sadece, normal vatandaşlar için geçerli değildir. Bakınız Diyanet Teşkilâtında çalışanların içinde kaç tane entelektüel tip bulursunuz? İktidara kul olmayan camilere siyaseti sokmayan, halka gerçekleri anlatabilen, kaç görevliye rastlayabilirsiniz?
d) Çok sayıda İmam Hatip Okulu açılıyor. Bu arada Yüksek İslâm Enstitüleri ve İlahiyat Fakülteleri de mevcut. Buralarda kaliteli bir eğitim düzeyinden bahsedilebilir mi? Doğru dürüst Arapça öğretiliyor mu? İlaveten bir batı diline sahip kaç kişi mevcut? Tarih, Edebiyat, Sanat, Bilim, Aktüalite vb. konularında ne öğretiliyor? Ve evlâtlarımıza yazık ediliyor. Niçin? İktidara itirazsız boyun eğen kitleler üretmek için.

2- Türkiye’de şeyh olmak çok kolaydır. (Gerçek sayıyı bilen var mıdır? Meselâ, sadece İstanbul’da, polis kayıtlarında 8500 şeyh vardır. Ve bunların, önemli bir bölümü de -haddini aşarak- Seyyid oldukları yalanına sığınmaktadırlar.)

Yeşil sarığı takacaksın, altına şalvarı, üstüne cübbeyi geçireceksin; sakalı uzatacaksın, 5-10 tane de (size aşırı hürmet gösteren, elinizi öpen, sağda, solda kerametlerinizi anlatan) goygoycu kiralayacaksın. Kısa sürede çevrenin nasıl kalabalıklaştığını göreceksin. Zira cahil insan, araştırmaz. Sizin ilminizi, amaçlarınızı, dış mihrakların ajanı olup olmadığını, ahlâki durumunuzu sorgulamaz. Köle gibi biat eder. Ve böylece Dünyevi çıkarlarınızı elde eder, para içinde boğulursunuz.

3-Halkımız çok iyi bilmelidir ki AKP İslam’a saygılı bir parti değildir. 16 yıl boyunca dini değerlerimizi istismar etmiştir. ABD’nin “Ilımlı İslâm” projesini başarıyla uygulamış, dini değerleri dejenere etmiş, geniş bir kesimi Din’den soğutmuştur. Ateist ve deist sayısı zirve yapmıştır. Ve – ısrarla iddia ediyorum ki- bu süre zarfında tam anlamı ile Ateist bir yönetim hüküm sürse, Dinimize bu kadar zarar veremezdi.
a) Çok eski olmayan dönemlerde “Müslüman Türk” denince akla faziletli, dürüst, itibarlı, temiz, çevreye saygılı, harama el uzatmayan, medeni, vefalı, nazik, hayırsever, cömert, kimseyi sömürmeyen, yalan söylemeyen, kin, nefret, intikam, iftira vb. kötü huylardan uzak bir “örnek tip” gelirdi.
b) Peki şu anda Türkiye’de tablo nedir; sapıklık, fuhuş, zina, tecavüz, seks manyaklığı, kadına şiddet, ensest ilişkiler, küçük kızlarla evlenmeler, muta nikâhları, edepsizlik, kumar, alkol, uyuşturucu, rüşvet, irtikâp, ihtilas, gasp, kamu malı yağması, her türlü yolsuzluk, israf, saltanat, görgüsüzlük, dolandırıcılık, hırsızlık, kaçakçılık, kalpazanlık, fitne, haset, kin, bölücülük, dışlama, haksızlık, kayırma, zulüm, kul hakkına tecavüz, baskı, torpil, cehalet, tefecilik, faizcilik, domuz eti tüketimi, terör, gurur, kibir, enaniyet, iftira, küfür, hakaret, hukuksuzluk, hilekârlık, kula kul olma, dalkavukluk, şirk, münafıklık, ahde vefasızlık, borca vefasızlık, yalancılık, sevgisizlik, hoşgörüsüzlük, gıybet, haramzadelik, şükürsüzlük, güvensizlik, feraset, basiret, fazilet yokluğu, dünya hırsı, nankörlük, saygısızlık, küstahlık, çokbilmişlik, ırkçılık, mezhepçilik, kışkırtıcılık, vs. vs. ZİRVE yapmıştır. Toplumumuz tam anlamı ile dejenere olmuştur.

Niçin? Türk lâfından bile gıcık kapan AKP iktidarı, İmam-ı Ebu Hanife, İmam-ı Maturudi, Ahmet Yesevi vb. sağlıklı kaynaklar yerine Şia ve Vehhabi kurallarını tercih ettiği ve yaygınlaştırdığı için. Ve Sevgili Peygamberimizin (SAV) “Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için geldim” Hadis-i Şerif’ini hiçe saydığı için. Ve de Cenab-ı Hak’tan ziyade ABD’nin emirlerine uyulduğu için…

 

Okunma Sayısı: 17

Yazarın Diğer Yazıları

Olmak ya da Olmamak…

Evet, artık HAMLET’in tiradındaki meşhur cümleye geldik; “Olmak ya da olmamak. İşte, bütün mesele burada.”...

Baş Ustalık Dönemi İmiş?

Aman Ya Rabbim. Bu ne kibir, ne kendini beğenmişlik? Her vesile ile dini kullanan, AKP...

Ey Halkım, Uyan Artık…

Sevgili halkım; 16 yıldır devamlı olarak aldatıldın, kandırıldın, uyutuldun. İnançların istismar edildi. Ülkemiz, halkımız perişan...

Listeler Acele İle Hazırlanmış

Genel olarak listelerin çoğu acele ile hazırlanmış, itaatkar ve klasik isimlere ağırlık verilmiş durumda. Listelere...

Paçalar Tutuştu…

İktidar yaşayacağı hezimeti anladı ve her yola başvurmaya başladı. 1- AKP 16 yıldır sürdürdüğü gerilim,...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı