Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İçsel Devinimler

Zekiye Seda SÖNMEZ

15 Mart 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

İkincil çiçekler vardır açmaz vakti gelmeden. Gelişinde gizlidir getireceği çiğdemin kokusu. Korkularımızın dizginlenemez olduğu anlardır o anlar. Bir de değerlerimiz vardır hep önceliği sözlerimizden sonra gelir. En sonunda kalemleri…n kırıldığını parmak uçları hissetmiştir, yüreğinize yazgısı kazındığında.
Sevdalarımız vardır, buğulu bir akşamın beyazlığını kamaştıran gözümüzde. Gözlerimiz mi meyilli kamaşmaya, yoksa gerçekten sevdamız mı yiğit, sancılı bir izmir sabahında boyozun sıcaklığıyla ısınıveren. 

Yediveren gülleri gibidir kimi zaman insan, amansız zamansız sevdalara açar yüreğini yeniden. Acımaya yer yoktur vitrinde çıplak kalmış bir mankenin acizliğinde. Baksan gök kubbeden, ne yollar görünecek, ne yıllar geçirecek insan, oysa kalpsiz ve cansız bir vitrin mankeninden farkı yoktur. Hayatlarımız da satılık olur, sevdalarımız da, bedenler kim bilir kaç parçada iskontoya uğradı.

Bir tılsımı olmalıydı eski inanışların, inançlara saygı duyan kaynaşmışlığın…Toplu bir mezarın bile hüznünü yaşatan gözyaşlarıysa eğer, mutlaka kardeşliğe vurgu yapan ellerimiz olmalı bizi birleştiren. Anadolu tadında bir mekanın cam fanustan bakan balıklar misali toplama kamplarındayız her birimiz. Deniz aşırı da olamaz, leb-i derya da değil. Baktığın zaman içini ferahlatsın, bir buruk duygu zinciridir bu giden İnsanlığımızdan mı gider, gurumuzdan mı? Her biri buruk , kırık yollardan geçen çok uzak bir kum fırtınasının, beklenmedik şoklarıdır gözümüzün içine giren , kan bürümüş gözleri, insanlık rafa kaldırılmış…Yorgun ve yaşlı gözleriyle çok şey anlatan bir adım ötesinin tutsak ve sarhoş karamsarlığında.

Hayat bir karmaşa dizgisidir gider hızla, peşinde sürüklenenler mi şanslı yoksa kaderinin önünde koşanlar mı? Hayalleri uykusuz , dönüşü olmayan çiçek tozlarıdır kalır, burnumuzun direği sızlar, tüm sızılara inat gözden bir damla yaş gelmez, saygınlığı vardır ağlamanın da insan bedeninde. Hayat size sıcacık içimli bir yudumdan bahseder ardından içtikçe kendine getirir seni, isimsiz kahramanların olur gönlünde. Kafanda bin bir yolculuk öyküsüyle alır başını gidersin, bilinmezlik çağırsa da, bilinmezliğin gizemi cezbetse de yolculuğun kendi ayakları üzerinde duran bir kardelenin başkaldırısına tanıktır.

Okunma Sayısı: 16

Yazarın Diğer Yazıları

Anı

Bir çift güvercin havalansa Yanık yanık koksa karanfil Değil bu anılacak şey değil...

Yoksulluk Üzerine Bir Reçete!

Yoksullukla mücadele … Aşina olduğumuz bir söz. Aslına bakarsanız çok zor değildir yoksullukla mücadele. Ama...

Dokuz Eylül Anısına Üç Kılıç!

Sakarya Savaşı’ndan sonra Buhara Hanlığı Ankara`ya üç kılıç ve üç Kuran-ı Kerim yollamıştı. Kılıçlar, zaferleri,...

Çıldırmaya Az Kaldı!

Günümüzde ulusal ve uluslararası siyaset iyiden iyiye yapı değiştirmeye başladı. Diplomaside geleneksel olan yöntemler değişirken,...

Sınavla Çalınan Gelecekler

Iğdır’da babası imam olan 18 yaşındaki ‘Mesume Ada’ adlı bir genç, annesine mesaj attıktan sonra...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı