Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Hayatı Engelli, Hayali Engelsiz Yaşamak!

İSTANBUL GÜNLÜĞÜ
Mehmet Emin BALLI

04 Aralık 2015 00:04

Yorum Yapılmamış

Hayatı engelli ama hayali engelsizlerin günü 3 Aralık, hepimize bir kez daha kutlu olsun…
Suriye’de, Irak’ta, Bosna’da, Afrika’da… kainatın neresinde bir yetim, mazlum, engelli

kardeşimiz varsa onun derdi derdimizdir, sevgi ve muhabbetle kucaklıyoruz hepsini.
Değil insan, kanadı kırık bir kuş dahi varsa merhametimiz, şefkatimizdir.
Allah, aliyyülâlâdır, güzeldir güzeli sever, insan güzeldir, özeldir, düşüncesi özgündür.

Bizim geçmişimiz güzeldi, Yunus Emre, Hz. Mevlana, Âşık Veysel gibi bağrı yanık değerlerimizden beslenerek geliyoruz.
Tıpkı dün olduğu gibi bugünde Yunus yürekli insanlarımız var; diliyle, kalemiyle…
İşte bunlardan birini ağırladık 3 Aralık engelliler gününün anlam ve manasına uygun olarak. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği programda, yazdıklarıyla, çizdikleriyle, en çokta çocukların yakından tanıdığı yazar ve karikatürist Demirhan Kadıoğlu’nu ağırladı.
Biz asıl Demirhan beyi “Yetiştirilmiş Hayatlar” adlı kitabından tanıyoruz. Her gün kapısının önünden gelip-geçtiğimiz o mahzun, yetim, öksüz, kimsesiz çocukları, çocuklarımızın ‘Yetiştirme Yurtları’ndaki hayatını konu edinen, okunası güzel bir kitap. Kolay kolay kimse özel hayatını deşifre etmez, ama Demirhan gibi Yunus yürekli bir insan olunca, kendi deyimiyle, “Yetiştirme Yurtlarına gereken önemin verilmesi için farkındalık yaratmak” ne güzel bir düşünce değil mi…
Moderatörlüğünü yaptığım “HAYATI ENGELLİ, HAYALİ ENGELSİZ YAŞAMAK” konulu bu programımız yarım saat planlanmasına rağmen iki saati aştı. Ben sordum Demirhan bey açık yüreklilikle cevapladı;
“Yetiştirme yurtlarında büyüyen ve oradan hayata atılıp gelen bir başarı öykünüz var, bu başarınız nereden geliyor? “Engelli veya engelsiz, insanlar nasıl bir ‘hayal’ kursun ki bu sanata dönüşsün, tecrübenizi aktarabilir misiniz?” “Bugünkü çocuklar da geçmişe nazaran daha bir ‘özgüven patlaması’ yaşıyor, ‘üretmek’ için özgüven tek başına yeterli midir?”


Aziz milletim! sevgili gençler bakınız, yetiştirme yurdundan sanatın zirvesine yükselen bir insanın, Demirhan beyin başarı öyküsüyle, hayali nasıl engelsiz kılıyor;
Çocukken yetiştirme yurduna bırakılır orada ağır bir hastalığa yakalanır! orta ve lise öğreniminden sonra hemen hayata atılır. Fotoğrafçılığın ardından 1983’te Yeni Nesil Gazetesi’nde “kamera” bölümünde, sonraki Can Kardeş çocuk dergisinde fiilen çalışmaya başlar. Bizim Radyo haber müdürlüğü, Yeni Nesil gazetesi günlük çizgi roman ve bant karikatürlerle devam eder. Dost TV, Hilal TV gibi çeşitli kanallarda televizyon programları yapar ve halen Can kardeşler çocuk yayınları koordinatörlüğü ve TRT 4 Arapça TV’de program yapıyor.
Hikaye kitapları, Mevlana’dan Hikayeler serisi, çok sayıda masal boyama kitapları, resim kursu hocalığı, seminerler… derken hayatını insanlara adamış dolu dolu bir insan…

Farklı bir bakış açısıyla hazırlanan özel bir programdı ve herkese açıktı…
Çok geniş camiamız olmasına rağmen onlar duyarsız kalsa da, tanımadığımız duyarlı çok insan vardı. Bunlardan biri; Halıcoğlu İşitme Engeliler Okulu öğrencilerini misafir ettik.
Duyma engelliydiler, ama programımız dâhilinde açtıkları resim sergisiyle hayallerinin ne kadar engelsiz olduklarını gördük. Çizdikleri resimlerin her biri diğerinden farklı özellikte. Bu da onların ne kadar zeki ve yetenekli olduklarını gösteriyordu. İlgili, bilgili, saygılı, sevgi dolu yürekleri vardı. Pırıl pırıl bakan o gözleriyle geleceğin sanatçıları olacaklarını hissettiriyorlardı. inanın böyle böyle başlıyor her büyük sanatçının hikayesi. gurur duyduk… Onlara fedakârlık gösteren öğretmenleri, etrafında pervane olan veliler ve cefakâr okul müdürü, hepsi de Yunus yürekli samimi insanlardı. Teşekkür ediyorum bu güzel insanlara…
“Her insan bir kainattır.” Okumasını bilene…
Fiziksel engeller değil, asıl kalplerdeki, zihinlerdeki engelleri kaldırmaktır. Engelli kardeşlerimizin dertleri ile birebir ilgilenerek onları kucaklayacak projeler üretmektir.

Ümit variyiz ki, bunu dert edinen, görev edinen güzide kurumlar ve güzel insanlar var.
Eşyanın ve mekânın dili ve ruhu yoktur! İnsan varsa ancak canlanır. Kültür, sanat ve edebiyat varsa anlam ve mana kazanır. Sultanahmet’te aziz ecdadımızın yaptığı tarihi Kızlarağası Medresesi’nde, böyle güzel programlar yapılması gurur verici. Benimde üyesi olduğum TYB’nin vefakâr ve cefakâr kadrosunu bir kez daha kutluyorum. Allah sizin gibi güzel insanların sayısını artırsın. Mehmet Ballı 3 Aralık 2015

Okunma Sayısı: 19

Yazarın Diğer Yazıları

Sakın Hastalanmayın!

Hastalanmamak mümkün mü, evet mümkün/se… Hastalıktan değil, Hastaneye gitmekten korkuyoruz! Çünkü hastaneler yetersiz… Doktordan değil,...

Suçlu Kim?

Kim suçlu; Öğretmen mi? Öğrenci mi? Sistem mi? “Matematikten 1 soru çözen, kimyadan, fizikten 1...

Soyağacı Uyarısı!

Birçok insan dedesinin Ertuğrul Gazi’ye dayanacağını zannetmiş olacak ki, ilk günden e devletin yeni soyağacı...

Zeytin Dalı’ndan Zeytin Dağı’na!

Türk ordusu, terör tehdidini yok etmek için sınır ötesi operasyonda… Ayakkarınıza taş değmesin Mehmetçik… Zor...

Neyiniz Vardı da Osmanlı Sizi Sömürdü!

OSMANLI NEYİNİZ VARDI DA SİZİ SÖMÜRDÜ! Makalemize, Profesör İhsan Süreyya Sırma’nın bir anısıyla başlayalım: “Kuveyt’e...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı