Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Domuz Gribi Aşısı ve Endişeler


06 Kasım 2009 00:04

1 Yorum

Uzun bir dönemdir hepimizi meşgul eden bir durumdur H1N1 influenza ve aşısı. Bu konuda yeterince kafa karışıklığı olduğu için fazla yorum yapmak istemedim.  Zaten saolsun yeterince konuşan var ve bunların çoğu profesör düzeyinde saygın hocalarımız. Onlar varken elbette bize söz düşmez.  Ancak  bir hekim olarak bir çok insan ile ortak olarak paylaştığım endişeleri ve bu endişelere karşın vardığım sonuçları konuşmak istiyorum.

Bir komplo teorisi olarak bu grip virüslerinin bir laboratuvarda oluşturulup ortama salındığı konusunda endişeler var. Gerçekten mantıklı. Ne olduda influenza bu son yıllarda bu kadar çok mutasyona uğradı ve pandemiler yapacak duruma geldi. Önce Kuş Gribi sonra H1N1 ve bilakis son zamanlarda Ukrayna’da 10 günde 67 kişinin ölümüne neden olan tanımlanamayan bir virüs. Öncesindeki SARS’ı , Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı’nı influenza virüsünün varyasyonu olmadıklarından konu dışında tutuyorum şimdilik.  Bu hastalıkların bir kısmı çok eskiden beri sessiz sakin bekliyorlardı. Ancak son zamanlarda ne olduysa çok yayılmalarını sağlayacak bir şeyler oldu. 

Gerçekten ne oldu? Bu konuda benim de sorularım cevap bulmuş değil ne yazık ki.

Bunların dışında bir diğer konu “aşı olsam mı olmasam mı” çıkmazı.

Aşı gerçekten önemli bir konu. Bir çok hastalığın önlenmesinde olmazsa olmazlarımızdan. Çocuk Felci, Menenjit, Kuduz, Hepatit gibi bir çok hastalıktan aşı sayesinde kurtuluyoruz. Çiçek hastalığı uygulanan aşı programları sayesinde dünya çapında eradike edildi. Çocuk Felci aşısı sayesinde polio dediğimiz hastalık Türkiye’den silinmek üzere.

Peki bu kadar aşıyı çocuklarımıza teredüt etmeden yaptırırken neden bu kadar ölüm görünen güncel bir hastalık için çıkarılan aşıdan dolayı tereddüt yaşıyoruz. Sağlık bakanlığı tarafından uygulanmaya başlanmadan önce çocuklarımıza 5’li aşıdan yaptırmak için 100 tl’den fazla para veriyorduk. Piyasaya çıktığında “yeteri kadar araştırma yapılmış mı?” sorusunu kendimize fazla sormadan aşılarımızı yaptırırdık. Aslında bu son bahsettiğim aşıların çoğunu doktor arkadaşlar tavsiye ederdi. Maddi gücü olan çoğu hastamız çocuklarını korumak için tereddütsüz bu aşıları yaptırırdı.

Peki H1N1’e karşı yapılan bu aşıya karşı olan güvensizlik ve meslektaşlarımızın, hocalarımızın farklı farklı yaptığı açıklamaların sebebi nedir? Virüs’ün yayılması ile aşının ortaya çıkması arasında geçen sürenin kısalığı bu güvensizliğin bir sebebi olabilir. Diğer taraftan aşı kaynağının ÇİN ( PRC)  olması  asıl tereddüt nedeni olabilir. Çin’in yaptığı hangi mal dayanıklı olmuş ki aşı güvenilir olsun. 

Birde aşıların içinde bulunduğu ifade edilen yabancı maddeler. Adjuvan maddelerden dolayı bir ton yaygara çıktı ortaya. Daha önce vurulan Mevsimlik Grip Aşısının içinde de olan adjuvanlar. Fazladan madde var mıdır bilmiyorum ancak aşılar içine adjuvan konması normal bir uygulama aslında. Bu şekilde virüs üzerindeki antijenlerin etkinliği arttırılarak vücudumuzu koruyacak olan antikor üretimi daha da arttırılmak isteniyor.

Sonuç olarak ben bir hekim olarak gün içinde yaklaşık 100-200 hasta ile karşı karşıya geliyorum. Bu hastaların soludukları havayı soluyorum. Ben tam da bahsedilen risk grubundayım. Çeşke başka seçeneğim olsaydı da aşı olmasaydım. Ancak çalıştığım Sağlık Ocağında belki de ilk aşı olanlardan birisi de benim. Bu şekilde bahsedilen ancak somut olarak gösterilmemiş olan aşı komplikasyonlarına inanmaktansa, H1N1 ile karşılaşma riski oldukça fazla olan bir insan olarak aşılanmamın gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda politikacılara değil, dünya sağlık örgütü başkanlığına güvenmek bile yeterlidir benim için.

Bu konunun çok önemli olduğunu, özellikle siyasal erglerin, parti başkanlarının bu konunun istismarına izin vermemeleri gerektiğini düşünüyorum. Belki de ilk defa siyasatin dışında bir mesaj vermeyi başaran Tabipler Odası Başkanlığını da bunun için kutluyor. Siyasetten ziyade hekim hakları ve Ülke Sağlığı Politikaları konusunda objektif beyanlar vermelerini bir üye olarak rica ediyorum.

Siz de benim gibi H1N1 ile karşılaşma riskininiz çok olduğuna inanıyorsanız, kendi kararınızı verin. Bünyeniz olası bir viral enfeksiyonu yenebilecek güçte mi? Siz güçlüyseniz bile inkübasyon periyodunda (yani hasta olduğunuzun farkında olmadığınız dönemde ) bulaştırdığınız çocuklarınız ya da sevdikleriniz bu hastalığı yenebilecek güçte mi?  Bilakis hastalık yayılması logaritmik olarak sürecektir. Sizden sevdiklerinize daha farkında olmadan bulaşacaktır. Kendinizi güçlü hissetseniz bile umarım sevdiklerinizin bünyesine de kendinize güvendiğiniz kadar güveniyorsunuzdur.

Son olarak bu konuda iyi bir kar zarar hesabı yapılmalı. ABD gibi kendi aşımızı yapabilseydik çeşke ama şimdilik ithal ürünlerle idare edeceğiz mecburen.

Umarım kafanızı daha fazla karıştırmamışımdır.

Okunma Sayısı: 14

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye’de Bilim İnsanı Olmak

Bilim son yıllarda hızını çok daha fazla arttırdı. Her gün farklı konuda bir buluş ya...

Acil Servisin Murphy Yasaları

Daha önce başka bir ortamda yazdığım bir yazıyı tekrar okudum ve ne kadar doğru olduğunu...

Ekonomik Gerçeklikler İçinde Sağlığını Korumak

Sağlık Politikalarını Oluşan ulusal ve uluslararası spekulatif gerçek ve gerçek dışı sağlık masallarından korumak gerekiyor....

Türkiye’deki Tıp Eğitiminde Bir Sıkıntı Var

İntern doktorlara üzülüyorum. Öğrencilikle hekimlik arasındaki bu geçiş aşamasında doktor mu, personel mi, sekreter mi,...

Antibiyotik Kullanımı ve Sakıncaları

Herkese sağlıklı bir ömür dilerim. İnsan hekim olunca sağlıklı bir hayatın en büyük nimetlerden birisi...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. jwhwholesale dedi ki:

    Вы можете покупать JWH-250, JWH-307, JWH-310 и исполнять легальные ароматические курительные смеси и миксы (poignancy, smoke, спайс)
    Либо вы хотите испытывать о синтез JWH-018 и подкупать нафиндол? Вы сообразно адресу, наш блог jwh018.tumblr.com

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı