Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Diyelim ki “Reis” Kazandı…

BU GÜN PAZARTESİ
Yakup HALICI

13 Haziran 2018 00:02

Yorum Yapılmamış

Artık her şey ayan-beyan… Saklamaya, gizlemeye gerek duymuyorlar.
Diyorlar ki; ‘Biz ‘Yeni bir Türkiye’ için geldik. Parantezi kapatmak ve 80-90 yıl milletimizin üzerinde (her kimlerse) çöreklenenleri bertaraf etmek andımızdı. Gerçekleştirdik.
Yani, Ana hatları ile bayrağı, dili ve marşı yerli yerinde kalmak üzere ülkemin, daha doğrusu devletimin bütün temel anlayışlarını ters yüz edeceğim. Kısaca amiyane tabirle  ‘yeni düzen, yeni anlayış…’
…Ve bundan sonra  ‘reyis’ biziz. Bütün ipler elimizde olacak… İşinize gelirse.  Olur, bence hiçbir mahsuru yok.
Yüzlerce yıldır bu toprakları ve üzerindeki avamı
( ama kılıç zoruyla ama şefkatle)  yöneten yüzlerce idare geldi, geçti.
Anadolu’nun bozkırı kimleri görmedi ki? Siz de gelip geçseniz ne olur?
“Efendim, gelip geçmeyeceğiz, biz binlerce yıl kalacağız.”
Yahu geç o işi… Kimler binlerce yıl hüküm sürdü ki siz de süresiniz.
“Ama biz öyle bir sistem kuracağız ki… Binlerce yıl demeyelim fazla olur… Birkaç yüz yıl sürer. Sonrası kim öle… Kim kala.” İşte orada durun, Benim rahmetli anam bazen “oğul leylek bile ölçerek yutar.” Derdi.
Sistem kurmak öyle çok kolay mı zannediyorsunuz?
Temel sosyal ve kültürel yapınız olacak. O yetmez zaman içinde tekâmül edecek bir yapıya sahip olacak. Sonra,  İdeolojiniz, manifestonuz olacak. O da yetmeyecek bunları uygulayacak ideologlarınız, aydınlarınız olacak.
Tüm bunlar bir tarafa… Bu çalışmaları yapacak, garibin karnını doyuracak ve bu sistemi sürdürülebilir kılacak çil, çil akçeleriniz ve sabit akarlarınız olacak.
Onlar da yetmeyecek… Son derece bilgili ve aynı zamanda idealist tecrübeli kadrolarınız olacak.
“Efendim, yetiştiririz…”
İyi de… Kaç yılda? Sonra yahu burada size gazel mi okuyorum. Bilmeyen bileni nasıl yetiştirecek. Sizin önce kendinizi eğitmeniz lazım. Tecrübe sahibi olmanız lazım.
“Ne önemi var. Sabır. Aha çıraklık geçti…
Ustalığa adım atıyoruz.”
Kimin yanında usta oldunuz? Hem yok yaa… İşimiz, gücümüz yok biz sizin usta olmanızı mı bekleyeceğiz. Hem de döke- saça, arkası, önü belli olmayan işler yaparken. Kaldı ki senedimiz mi var? Mecbur-muyuz size?
Onlar bir tarafa… Diyelim ki ahbap, çavuşuz, kankayız… Hatır güdüyoruz. Yanıldık idolümüzsünüz dedik.
Sonra nereden bilelim sonunda sayenizde karasabana geri dönmeyeceğimiz. Çünkü örnekleriniz çok, gırla…
“ Ama efendim… Biraz sabır… Vatan, millet, din, iman, hainlik, Fetö falan vs…”
Bak sizleri severiz, mahallemizin garip uşakları idiniz. İki yakayı bir araya getirmenin derdinde idiniz.  Biz de sırça köşklerde oturup, yılda bir defa Ramazanda yanılıp fakire yemek verdiklerinde;
“Yiyin haaa… Bir daha böyle nimetleri bulamazsınız.” Diyen aklı kıt, kalbi zift dolu, göbeği sarkmışlardan çok çektik.
Lakin… Hadi itiraf edin, Laf aramızda siz de şu kısa zamanda onlardan aşağı kalmadınız.
Onlar hiç olmazsa kendilerini saklamadılar… Yanlışı doğru edip kafamızı yumrukladılar.
Yahu… Siz doğruyu yanlış ettiniz. Üstelik düzeltilecek tarafı da kalmadı.
Neyse… Size bir fıkra gibi bir olay anlatıp konuyu kapatalım. Şu Ramazanlık günde strese girip dala budağa sarmaya gerek yok… Orucumuzu hoşlukla bozalım. Bir tavanın balıyız… Bayramı bayram edelim. Fıkra gibi olayımıza gelince, İkinci Dünya Savaşında Paris’i işgal eden Alman Ordularının kudretli Generali “burada yüzlerce yıl kalacağız” der… Esir ettiği Fransız meslektaşına.
Onu dinleyen Fransız General “ siz ya en geç beş yıl sonra geldiğiniz gibi gideceksiniz. Ya da içimizde eriyip bize karışacaksınız.
Kudretli Alman Generali alı al, moru mor  hışımla neden? Diye sorar. Fansız ‘çünkü biz sizden daha medeni ve kültürlüyüz.’
Sonuç malum… Alamanlar birici ihtimali tercih ettiler. Ama belli ki siz ikinci ihtimali seçtiniz. Lakin ne yazık ki farkında değilsiniz.
Yaaa… Sonuçta geldiğiniz nokta burası… Ne yaparsın? Hayat bu. Adamı işte böyle eğip, bükerler…

Okunma Sayısı: 23
Kategori: Yakup HALICI

Yazarın Diğer Yazıları

Fındık Hikâyeleri (4-Son)

Yaklaşık 2-3 milyar dolarlık ihracat geliri ile Trabzon’dan Samsun’a kadar tüm Karadeniz sahilinin yaşam biçimi...

Fındık Hikâyeleri (III)

İnsanoğlu nedense silahlara çok meraklı… Hele erkekler kendilerini silahları ile ifade ediyor. Bu tarihin her...

Fındık Hikâyeleri (II)

Çuvalcı mı olsa idim ne? Şimdi bile çift yevmiye alıyorlar. Lakin o bile yavaş-yavaş miadını...

Fındık Hikâyeleri (I)

Gerçi… Artık fındığın kendisi de hikâye oldu ya… Rahmetli Eceanam bazen dellendi mi “ne başı...

Müslüman Olmayan Müslümanlar…

Bundan birkaç gün önce Face’de bir tanıdık bir duvar yazısı yayınlamış. Duvar yazısının içerisinde “ne...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı