Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Çerkes Kızı

CANCA
Muhsin DURUCAN

22 Ekim 2018 00:02

Yorum Yapılmamış

Çerkes’in güzeli gayet yamandır
Boy uzun bel ince kaşlar kemandır.
Sanırsın semada parlayan aydır.
Meleklerin cümlesi senakar olur.

Seyrani

EBG: Algılanan Çerkes tipi, Türk edebiyatının da başlangıçtan beri temel figürlerinden birisidir. 1864 yılı sürgünü ile toplu olarak Kafkasya’dan çıkartılmadan önce Çerkes, Osmanlı aydını için emsalsiz kadın güzelliğini çağrıştırır ki, bu çağrışım divan edebiyatının birçok örneğinde görülebilir.

Yeryüzünde Çerkes kızlarının sosyal hayat içerisindeki yerleri başka hiç bir ulusun kızlarına benzemez. Doğuda kızlar kapalı örtülü ve hapis, batıda ise güvenli olmayan bir hürriyete sahiptirler. Çerkes kızları ise tam bir özgürlüğe sahiptirler.

Toplumda zeki olan çerkes kızları, konuşmalarında zariftir ve ince espriler yaparlar. Hiçbir şart altında aciz duruma düşmeyen delikanlılar için en müşkül durum bu espriler karşısında mahcup ve mağlup olmamaktır. Sohbetler serbest, çoğunlukla esprili fakat nazik bir havada geçer. Kaba tavır ve sözler sevilmez ve ayıp sayılır. Bu nedenle inceliğe çok özen gösterilir.

Gayet doğal olan bu usulün eleştirilecek bir tarafı yoktur. Tüm haklarına egemen, saygı gören her hür kadın için en doğru yol budur.

Çerkeş kızı evleninceye kadar bağımsız bir insan olarak her istediği ile görüşmekte, sosyal ortamlara girmekte serbesttir. Evinde erkeklerin ziyaretini kabul eder, konuklara hürmet eder. Bu durumlarda yalnız anne veya babası değil, aile büyüklerinden kimse yanında bulunmaz. Esasen kızın bulunduğu topluluğa anne ve babanın girmemesi usuldendir.

Çerkes kızları da delikanlıları gibi kendini gösterme, daha yüksek dereceye çıkma aşkını taşırlar. Hiç bir konuda geride  kalmamaya çaba gösterirler.

Onlar, güzel olur, eşine ve evine sadakatlidir. Biraz geç evlenirler. Yemekleri lezzetle yenir.

Çerkez Kızı

Sabahın mahur vaktinde, durdum bir gül bahçesinde
Al pembe güller içinde, dal vermiyor Çerkez kızı.
Muhabbet eyleyip mahsus, sordum gönül hatırını
Dağda ürkek maral gibi, hal bilmiyor Çerkez kızı.

Tez kalkan menzil alırmış; taktir işini bilene
Zülüfleri tel tel olmuş, dudaklar goncadan lale.
Gülüşü cihana bedel, meyli olur mu sefile?
Bıraktı kor ateşlerde, el vermiyor Çerkez kızı.

Günün engin saatinde, geçtim ikbal çeşmesine
Gövermiş allı yanaklar, bal damlıyor gamzesine.
Yeşil mavi ince nakış, kalem kaşlı gözlerinde
Sürmeli uzun kirpikler, fer vermiyor Çerkez kızı.

Tuzlu ayranından içtim; kınalar yakmış eline
Can yakar cilvesi nazı, ipekli kaftan içinde.
İşlemiş bir rumuz isim, mendilinin köşesine
Katlayıp koydu göğsüne, sır vermiyor Çerkez kızı.

Viran etti gönül bağım; avareye zaman vermez
Basiretim darmadağın; divaneye güman etmez
Avcumu açtım Mevla’ya; her duaya amin demez
Bağlamamın bam teline, aldırmıyor Çerkez Kızı.

Ömer Çelik

Okunma Sayısı: 27
Kategori: Muhsin DURUCAN
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

Ali Tanyıldız’ın Kitapları

Bak sen şu aymaza, aymaza Ulu Türkçeyi Köklü dil yerine koymaza Ne demeli şimdi bu...

Ünlü Ressam Cemal Akyıldız

“Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözIe oIursa şiir, nağme oIursa musiki, resim iIe oIursa ressamIık,...

“İstanbul Mutfağı” Konferansı

”Acıkmak bir hastalıksa yemek onun ilacıdır.” Vedat Başaran İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce Topkapı...

Karlı Kışlı Ankara Günleri

Gökyüzü kapkara bulutlandı, Deli bir fırtına esti yöremde. Gözlerim, tanıdık iki göz aradı Ayazlanan doğaya...

Eyvahhh Çantam!

“Aceleci sinek, süte düşer.” Kaşgarlı Mahmut “Acelecilik, her işte hatayı getirir.” Herodot “Acele etmenin anlamı...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı