Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Cemaat, Tarikat, Sivil Toplum Kuruluşları ve Devlet


02 Ağustos 2018 00:03

Yorum Yapılmamış

Devlet ve devleti elinde bulunduranlar, yozlaştıkça ve bu yozlaşmanın sağladığı çıkarlarını sürdürmekte ısrar edip, zoru artırdıklarında, karşı örgütlenmelerin de ortaya çıktığını görürüz.

Halkın devlet organizasyonlarına verdiği, şiddeti kullanmarızası azaldıkça, devlet dışı yapılanmalarda (NGO) artar.

Cemaatlerin, tarikatların ve çağımızda devlet dışı örgütlenmelerin zuhur etmesinin sebebi; devletlerin giderek, bir çıkar gurubunun yanında ama diğer çıkar guruplarının karşısında yer alıyor olması, devlet dışı örgütlenmeleri artırmaktadır.

Dini örgütlenmelerde bu durum, tarikatlar olarak ortaya çıkıyor. Diğerlerinde ise devlet dışı örgütlenmeler ve/veya sivil toplum örgütlemesi olarak karşımıza çıkıyor.

Durum teorik olarak elbet böyledir de acaba siyaseten sadece bu kadar mıdır?

Devletin yozlaşması ya da devletin belli bir sınıfın eline geçmesi halinde, devlete karşı mücadele de kendisini gösteriyor.

İslam ülkelerinde ortaya çıkan mezhepler, tarikatlar ve cemaatler, üyelerinin çıkarlarını devlete karşı korumak veya geliştirmek üzere kurulmuşlardır.

Tarikatların, üyelerinin çıkarlarını savunmak adına iktidar mücadelesi vermeleri zorunlu bir sonuçtur.

Her iktidar mücadelesi kaçınılmaz olarak siyaseti bünyesinde barındırır.

Çıkar mücadelesi; siyasi bir mücadele olduğundan ya devletin içerisinesızarak ya da devlet ile doğrudan çatışarak yürütülegelmiştir.

Tarikatların da devletin içerisine sızarak yapmak istedikleri budur.

Devlet işçi sınıfının elindeyse, sermaye yanlısı devlet kurmak isteyenlere karşı amansız bir savaş verir. Devlet, sermaye devletiyse, devlet dışı organizasyonlar, sermaye devletine karşı yasal sınırlar içinde mücadele verirler.

Devlet dışı siyasal yapılanmaların, devlete karşı verdiği mücadelelerde, daima dış odaklar devreye girer.

Ülkemizde, demokratikleşmenin asıl temelinin, sivil toplum kuruluşları olduğu fikri; Batı’ya ait fikirdir. Neo-liberalizmin temelini oluşturur. Ve devleti mutlak anlamda sermaye devletine dönüştürme/ulaştırma ana fikrinden zuhur eder.

Cemaatlerin ve tarikatların devlet dışı yasal örgütler olduğu hususu, tarikatların daha kolay hareket etmesini sağladığından, onlar da, küreselleşme sonrası, sivil toplum örgütlerine destek vermişlerdir.

Tarikat mıdır yoksa emperyalizmin devlete karşı kullandığı bir örgüt müdür, bu durum ülkemizde bir güvenlik sorunu haline gelmiştir.

PKK ve onun uzantısı örgütlenmeleri, sivil tolum kuruluşu gibi görmek, bize nelere mal oldu ve daha nelere mal olacak bilmiyoruz.

Adnan Oktar’ında, uzun süre bir sivil toplum kuruluşu olarak görüldüğünü biliyoruz.

Putin iktidar olduğunda, ilk icraat olarak, ülke dışından para alan devlet dışı örgütlenmeleri kapattı. Eğer Putin Rusya’yı tekrar eski gücüne yeniden çıkarmışsa, dış güçler için çalışan NGO’ları kapatmasının çok büyük önemi olduğunu sanıyorum.

Günümüzde tarikatlar ve cemaatler devlete sızmak için vardırlar. Tarih boyu da bu böyle olmuştur. Devlete sızmak deyince elbette orduya sızmak da bu işin içinde hep var olmuştur.

Mustafa Kemal,“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.” Derken, devlete karşı örgütlenen tarikat ve cemaatlerinne kadar tehlikeli olduğunu ifade etmiştir.
Tarikatları hangi iktidar kullanmaya kalkarsa, o tarikatların ilk yapacağı iş; kendisini kullanan iktidarı devirmektir.

ulusal.com.tr
bulentesinoglu@gmail.com

Okunma Sayısı: 29

Yazarın Diğer Yazıları

Neyi Oylarsak Oylayalım…

Bizde yerel seçimle var. Avrupa’da da birçok yerde genel seçimler ve yerel seçimler var. Piyasa...

Nato Bizi Kime Karşı Korumaktadır?

Bu soru yurtseverler tarafından çok soruldu. Çok uluslu şirketlerin yerli ortakları tarafından, NATO, olmazsa olmaz...

Borçlar ve Resesyon Devam Ediyor

Bugün 2018 yılı yıllık büyümesi açıklandı. Yıllık büyüme %2,6 olmuş. Lakin asıl önemli olan, 2018’in...

Aktif Husumet ve Yükselen ABD Tehditleri

Türkiye’nin çok önemli bir karar sürecine doğru sürüklendiğini defalarca yazdım.  İstemesek de bazı kararları artık...

Seçim Sonrasını Bekleyen Zor Kararlar

Türkiye’nin çok zor günler yaşadığını söylemek her entelektüelin sorumluluğudur. Lakin çözümleri de ifade etmek gerekir....

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı