Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Çanakkale Ruhu Hep Yaşamalı

ŞAFAK ÖTESİ
M.Nihat MALKOÇ

16 Mart 2019 00:02

1 Yorum

Türk milletini yok etmeye ve tarihten silmeye karar verenler, Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi olan Çanakkale’de tarihte görülmemiş bir ders almışlardır. Zamanına göre modern silahlarla yapılanmış yedi düvele karşı en zor şartlarda mücadele veren kahraman ordumuz, adeta bir destan yazmıştır Çanakkale’de. Fakat bu destan bembeyaz kâğıtlara mürekkeple değil, kapkara toprağa şehitlerin al kanıyla yazılmıştır.

Çanakkale Zaferi neticesi itibariyle tarihin akışını ve Türk milletinin makûs talihini değiştirmiştir. Barış zamanlarında birlik görüntüsü vermeyen milletimizin zor zamanlarda nasıl kenetlendiğini ve tek ses olduğunu Çanakkale’de görebilirsiniz. Bu hususiyetimiz diğer tarihî hadiselerde de defalarca açığa çıkmıştır. Böyle bir savaş tarihte az görülmüştür. Kendinden kat kat üstün olan devletlere canı ve kanı pahasına “Dur” demek, cesaretin ve vatanseverliğin yansımasından başka nedir ki?

“Çanakkale Geçilmez” sözü kuru bir hamaset ifadesi değildir. Bu, altın yürekli ve çelik iradeli neferlerimizin zulme ve işgale geçit vermeyeceğinin, kararlılığının ve ölüme meydan okuyuşun sese bürünmüş yankısıdır. Bunu, bir zamanlar yazdığım “Çanakkale’de Uyanış” adlı şiirimde şöyle dile getirmiştim:

“Kasırgalar savurur; buz kestirir kar bizi

Gece gündüz kavurur sıcağında nâr bizi

Çanakkale’de zaman açılır sonsuzluğa

Çağırır gül yüzüyle agûşuna yâr bizi

Sabır ateşten gömlek, dua semaya kapı

Bülbülün nağmesinde yakar ahûzar bizi

Gözlerim kapanmadan ruhum dalar uykuya

Elinde kırmızı gül, çağırır mezar bizi”

Çanakkale Savaşı, dizelerde ifade edildiği gibi mezarın çağrısına ses verenlerin haklı gururudur. Bu sanıldığı kadar kolay elde edilmemiştir. Ölmeyi göze alamayanların yaşamaya hakkı yoktur. Özgürlük ve bağımsızlık için ölümü şerbet misali içenler, bu mübarek zaferi geride kalan kuşaklara hediye etmişlerdir. Onlar şimdi cennet bahçelerinde huzur içinde yaşayıp bizleri seyretmektedir. Bu kutsal mirası hakkıyla taşıyabilirsek onların gönlü huzur bulacak, akan terlerini ve toprağa hayat veren kanlarını bizlere helâl edeceklerdir. Onun için büyük bir sorumluluk ve vebal yükü altındayız.

Tarihin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi, Hilâl’in Salib’i ezdiğinin belgesidir. Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nin amacı, Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’u ele geçirmek ve böylece ortakları Rusya’ya gerekli askeri yardımı gönderebilmekti. Bu zafer Rusya’nın müttefikleriyle irtibatını önleyerek ilerlemesini durdurmuştur. Aksi bir durum olsaydı her şey çok daha zor ve istemediğimiz şekilde cereyan edebilirdi. Fakat cesaret imanla birleşince muhkem bir kale oluyor. Atılan toplar iman kalesini sarsamıyor. Neye inanıyorsanız sonuçta o gerçekleşiyor.

Hepimizin yakinen bildiği gibi Nusret Mayın Gemisi’nin 7–8 Mart gecesi Boğaza döşediği mayınlar savaşın gidişatını değiştirmiş ve neticesini tayin etmiştir. Düşman gemilerinin pek çoğu bir yandan mayınlara çarpmaları, bir yandan da Türk topçularının isabetli atışlarıyla batmış, su yüzeyinde kalanlar da harap olmuştur. Türk askeri Anafartalar, Arıburnu ve Conkbayırı’nda tarihte örnek gösterilecek bir savunma gerçekleştirmiştir.

Türk tarihine hayat veren bu savaş, Mustafa Kemal ismini tarih sayfalarına altın harflerle yazdırmıştır.  Çanakkale Zaferi, Mustafa Kemal’in Arıburnu’nda dile getirdiği  “Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir.”emrine sadık kalan Türk askerinin eseridir. Bu çetin mücadele, yokluğun varlıkla, imanın ihtirasla savaşıdır. Bayrakları bayrak yapan kan, Çanakkale şehitlerinin mübarek damarlarından akmıştır. Toprak uğrunda ölenler sayesinde vatanlaşmıştır. Bayrağımızın bugünkü al rengi bunu temsil etmektedir. Çanakkale ruhunu diri tutmak ve yaşatmak için bu mübarek toprağa şair Necmeddin Halil Onan’ın şu dizeleri kazınmıştır:

“Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın/Bu toprak, bir devrin battığı yerdir//Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın;/Bir vatan kalbinin attığı yerdir”

Tarihin tekerrür etmemesi için ondan ibret almak gerekir. Millet olarak Çanakkale’yi asla unutmamalıyız. Tarih derslerinde Çanakkale’yi kuru bilgilerle anlatmak yetmez. Her Türk genci en az ömründe bir kez Çanakkale’yi, Gelibolu’yu görmelidir. Bu konuda hiçbir şey bilmiyorsak; çocuklarına tarih şuuru kazandırmak için onları Nagazaki ve Hiroşima’ya götüren, Amerika’nın başlarına yağdırdığı atom bombalarının tahribatını çıplak gözlerle görmelerini sağlayan Japonlardan ders almalıyız. Çanakkale Zaferi’nin 104. yıldönümünü kutlarken; bu mücadelede canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor; manevî huzurlarında saygıyla eğiliyorum. Yatağı toprak, yorganı gökyüzü olan bahtiyar şehitler! Vatan size minnettardır.

Okunma Sayısı: 23
Kategori: M.Nihat MALKOÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Nasıl Yaşarsınız…

“NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ” GERÇEĞİ   Bizleri Allah’a kavuşturan son nefes, hakikatte rahmettir. Ondan korkanlar...

Son Nefas

Hayat iki kundak arasında geçen zorlu ve dolambaçlı bir süreçtir. Doğarken çırılçıplaktık, annelerimiz önceden hazırladıkları...

Bin Aydan Hayırlı Gece

Geceler vardır gecelere ve zamana sığmayan, uhrevî hissiyatın kanatlandığı geceler… Geceler vardır kıymetini Hakk’ın takdir...

Milletin Uyanışı

MİLLİ MÜCADELE’NİN 100. SENESİNDE BİR MİLLETİN UYANIŞI   Vakitlerden Mayıs başları; yani baharın son demleri,...

Oruç, Bedenin Zekâtıdır

Kur’an ayetlerinin yaprak yaprak dünya semasına döküldüğü aydır Ramazan… Bu sebeple de gufran ayıdır o… ...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Dediğiniz gibi “Çanakkale Geçilmez” sözü kuru bir hamaset ifadesi değildir. Amma siyaseten “Çanakkale geçilmez diyorlardı, bakın geçildi” diye gaf yapanlara da kapak olsun…

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı