Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Büyüyen Boşluk ve Doğu-Batı

İbrahim Hakkı GÜNDOĞDU

13 Aralık 2010 00:02

1 Yorum

Şu kadim Doğu olduğundan fazla ciddi ve derin. Batı gerçeği ile yarış yapamayacak kadar genç ve tecrübesiz…

Doğu’ya gönül öyle bir ağarlığını koydu ki, Doğu, gönülle her şeyi yapabileceğini zannetti, aklı unuttu.. yanıldı. Yanılgısını bir türlü düzeltemedi.  Bunu Batı’ya esaretiyle ödedi.  Ve mutsuzluğunu mistisizmine gömdü durdu..

Batı’ya akıl öyle ağarlığını koydu ki, Batı, akılla her şeyi yapacağını sandı, gönlü unuttu.. Ve vicdansız bir hükümranlıktan öteye gidemedi.. Hep sömürdü, hep hakim oldu.. Ancak bir türlü mutlu olamadı.. Çünkü insan olamadı..

Halbuki, insan denen varlık.. bedene giydirilmiş akıl ve gönlün dengeli buluşmasıyla gerçekleşebilecek formülde gizliydi..

Batı ve Doğu aslında iki yarımdı..  Birbirlerini tamamlama mecburiyetleri vardı.. Hatta yaşadıkları bu kainatta yaşadıkça  birbirlerine mahkumdular de bunu idrak edemediler..

Doğu, aslında idrakine varmıştı.. Yaklaştı ancak, ulaşamadı Batı’ya.. Ulaşamadı çünkü aklı yüklenen Batı’nın burnu Kaf dağında idi..

Batı çok büyümüştü.. Kulluk tahtını aşmış, ona verilen ruhsatı çiğnemişti.. Gözünü Tanrı makamına dikmişti.. Böyle bir tavrın karşısında kimse varlığını ortaya koyup derdini anlatamazdı.. Öyle de oldu..

Biri kör, biri topal iki yarım kendilerine göre yol alıp durdular.. Onlara sunulan zaman ve mekanı sağlıklı ve dengede kullanamadılar..

İlerlediler.. Çok da ilerlediler.. Doğu.. kendi içine döndü.. hep orda ilerledi.. Bazen kompleksini, bazen gizemini, bazen de mistisizmini yaşadı.. hep kendi yaşadı.. Halbuki bunu aklıda katarak yapacaktı.. yapamadı.. Dedik ya.. Kaf dağındaki Batı’ya kendi anlatamadı.

Dolayısıyla Doğu’da akıl boşluğu büyüdükçe büyüdü..

Batı, Tanrı makamına göz dikmiş topal.. O da gönlü (içinde vicdanıyla) yok saydı.. Hep akıl dedi.. Hep onunla ilerledi.. Gönül boşluğu arttıkça arttı..

Koca bir gemi, Dalgalar büyük.. Geminin gücü yetersiz.. Nihayetinde gemi deliniyor.. Gemidekiler (Doğu’dakiler ve Batı’dakiler ) ayrı ayrı delikleri kapatmak için bezler çaputlar ne buluyorlarsa o deliği (boşluğu) tıkamaya çalışıyorlar..

Delik hızlı bir şekil büyüyor.. Güçlerini birleştirseler ( iki yarım birbirlerini tamamlasalar ) bu boşluğu dolduracaklar.. Biri içine dönmüş, aciz iknada yetersiz, diğeri güya güçlü ve ukala.. Bir araya gelemiyorlar.. Boşluk büyüyor devasa oluyor..

Bir gerçek ki ikisi de var

Okunma Sayısı: 29

Yazarın Diğer Yazıları

Arap Baharı mı?

İhtilal önce çocuklarını yer.. İhtilal, bilinçsiz ve aç gözlü bir canavardır çünkü.. Al şu oyuncağı...

Yağmur Herşeyi Biliyor!

Yağmur her şeyi biliyor! Çamura banılmış bir dilenci şarkısını, Gecenin koynunda sıcak ve korkulu, Emekliliği gecikmiş kasabanın...

Korku Kültürü ve Delikanlılık

Aslında tarih boyunca bizde “korku kültürü” çok fazla görülmemiştir.. Korku millet olarak peh deyip geçtiğimiz...

Ağlayan Kelimeler

İlmi bir tavırla kelimeler dünyasına girmeyeceğim.. Tamamen duygusal takılacağım bu milletin dilini konuşan, severek konuşan...

Şiir Millidir Hem de Evrensel

Şiir, noktadan sonsuza yani bir yürekten bütün insanlığa, doğan ve kuşatandır. Şair doğmadan şiir doğmaz....

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Ahmet Osman Öztürk dedi ki:

    Çok teşekkür ediyorum.. Doğu ile batı arasındaki fark ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.. Kutlarım..

    Ressam Ahmet Osman Öztürk

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı