Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Benim Cennetle İşim Olmaz… Cehennemle de…

EDEBÎ GÜNDEM
Ahmet SARGIN

07 Aralık 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

Geçen gün bir dostum “abi Cennet tariflendiğinde dünyadaki insan fizyolojisinin kaldırmayacağı nimetlerden bahsediliyor. Bana biraz tuhaf geldi.” dedi.

Ehhh biz her bir şeye maydanozuz ya… Dostum beni katmerli din alimi zannnetti galiba.

Dostuma,

Soruyu yanlış kişiye sordun. Benim Cennetle işim olmaz… Ve tabi ki Cehennemle de.

Dostum meraklandı. Fetvaya başladım.

Sana şöyle izah edeyim dedim. Senin bir çocuğun var. Ona okumanın, ilim yapmanın faziletini, topluma olan katkısını ve toplum içerisindeki saygınlığı öğretmezsen; Ve devamlı şu notu al sana şunu alacağım gibi teşviklerde bulunursan sonunda okur… Ama adam olamaz. Ömrü hep al gülüm ver gülümle veya yalakalıkla geçer. İşin daha vahimi seninle daha fazla “avanta” için pazarlık eder.

Gelelim sadede,

Hz. Allah (İslam inancına göre) İnsanı Dünyaya kulluk için gönderdi. Dedi ki “ya kulum sana nimetler bahşediyorum. Bunun kadir kıymetini bil.

Ve ayrıca;

Dünyayı huzurlu kılman için sana yol gösteriyorum. Şunları yaparsan rahat edersin. Yapmazsan sen bilirsin. Sonunda huzur-u mahşere geldiğinde utancından ondan bundan meded ummayasın. Bizden hatırlatması.”

Dolayısıyla ben bu dünyadan sorumluyum. Ömr-ü hayatımda Allahtan Cennet istemedim. Öbür dünyaya gittiğimde de mahçup olmamanın ve onurumla hesap vermenin ancak telaşasındayım.

Sen bu soruyu git şu köşedeki caminin imamına sor.

Köhne Hastane ne yapılacak?

Her gün Eski Ünye Devlet Hastanesinin yanından geçiyorum. Bir ara hovardaların ve tinercilerin mekan tuttuğunu söylediler. Yeni yapılan hastane karşılığında arsasının TOKİ’ye verildiği ifade edildi.

Şu andaki hukuki durumunu bilemem. Bu araştırmacı gazetecilerin işi… Gözümün gördüğü külliyatlı binanın atıl bir vaziyette durduğudur.

Konuya şehrimizin daha on yıllarca görev yapabilecek bu büyük ve sağlam binasının rant hesabı ile çar çur edilmemesi çerçevesinde yanaşıyorum.

Malum olduğu üzere; Sosyal yapımız artık geniş aileden dar aile ve oradan da bireyleşmeye doğru adım-adım gelmektedir. Bunun nedenleri üzerinde durmak başka bir yazı konusu. Ama görünen gidişatın bu doğrultuda olduğudur.

Dolayısıyla belli yaşa gelip, elden ayaktan düşüp, bakacak kimsesi olmayan ya da yakınları uzaklarda olup doğup, yaşadığı yerden ayrılmak istemeyen yaşlıların acilen huzur içerisinde ahır ömrünü geçirebilecekleri bir mekan olarak değerlendirilmesi uygun olmaz mı?

Okunma Sayısı: 8
Kategori: Ahmet SARGIN

Yazarın Diğer Yazıları

Kaliteli Yaşamda “Tahammül” Analiz

Tahammülün anlamı yalnızca zorluklara ve güçlüklere dayanmak, katlanmak ve sabretmek anlamında değildir. Aynı zamanda duygusal,...

Kudüs İslam Beldesidir

Kudüs mukaddes şehir, Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi, miraç mucizesinin yaşandığı yer, çevresinin bereketli kılındığı...

Tercih mi Ahlaksızlık mı?

İnsanlık tarihi ahlaksız toplumların yaşadığı felaketlerle doludur. Tarihin çöplüğüne atılmış devlet ve millet sahnelerini bize...

Özel Kütüphaneler ve Kitap Kafeler Çoğalmalı

Toplumumuzun okumaya araştırmaya ihtiyacı var. Okumayı emreden bir dinimiz var. Bize ve Türk İslam Medeniyetine...

Bilim ve Kitap Dostları Derneği

Bilim ve Kitap Dostları Derneği –Yozgat Şubesi Genel Kurulunu yaptı. Derneğin amacı bilimsel çalışmalara kapı...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı