Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bayağılaşmanın Ekonomik Sosyal Kökeni


08 Temmuz 2018 00:03

Yorum Yapılmamış

Nerede o eski bayramlar” deyişi kulaklarınızdadır. Geçmişte sanki kötü günler yaşamamışız gibi, geçmişi hep bir başka iyi duygularla hatırlarız.
Geçmişte sanki ahlaksızlık ve bayağılık yokmuş gibi düşünürüz. Oysa geçmişte de, sahtekarlık, soygun ve bayağılık vardı.
Geçmiş tertemizdi demek mümkün değil ama “geçmiş bugüne göre daha ahlaklı ve daha onurluydu” diyebiliriz.
Bayağılığın hızlandırıcısının, piyasa ilişkileri olduğunda, tüm düşünürler ittifak etmişlerdir.
Piyasa ilke olarak ilkesizdir.
İlkesiz piyasa ilişkilerinin ürettiği birey de ilkesizdir.
Piyasa ekonomisini amacı; en az (acı) maliyetle haz satın almak olduğuna göre, bireyin onurlu olmasını bekleyemeyiz. Bayağılık; piyasa ilişkilerinin ürettiği son nadide üründür.
Piyasa anlayışının, hazza en kestirme yoldan, en hızlı ulaşmada ortaya çıkardığı, devlet adamına örnek, ABD Başkanı Trump’tır. Neo- liberalizmin en nadide ürünüdür.
Anlamakta zorlanan bizlerin, hala birçok değerimize yabancılaşmadığımızdandır. Neo-liberal birey için Trump, gayet te  normal bir kişiliktir.
Belki çok teorik olacak ama Bayağılığın üç temel unsusu vardır.
Değerlerin saptırılması,
Arzunun manipülasyonu,
Gerçeğin benzetimi olarak sayabiliriz.
Hatırlarsınız, piyasa ekonomisine geçişte en temel slogan DEĞİŞİMDİ. Kast edilen değişim; sahip olduğumuz değerleri terk ederek, onurumuzdan feragat etmemizdi.
Değişim isteyenler, kimliğimizin değişmesini istiyorlardı. Ahlaki mirasımızdan kurtulmamızı istiyorlardı. Öyle de oldu.
Kısacası, değerlerimiz piyasa tarafından imha edilince, erdemsizlik erdem konumuna yükselmiştir.
Değerlerini kaybeden birey, aslında birlikte yaşam inançlarını da kaybetmiştir. Sağımızdaki solumuzdaki bayağılığın sebebi budur.
İdeolojisini (inançlarını) kaybeden birey hazzın peşinden koşarken bayağılaşmıştır.
İdeolojiye sahip olan birisini yerden yere vurmak, bireyselleşen ve egosu kulaklarından fışkıranlar için kimliksizlik kimlik olmuştur.
Kimliksizlerin kimliği; yabancılaşmış toplumsal ilişkilerdir.
Ülkemizde yabancılaşmış toplumsal ilişkiler; bayağılaşma kendini ideolojik melezleşmeyle göstermektedir.
Muhafazakar kesimde, “muhafazakar bireycilik” olarak sürse de bu kesimde de değerler önemli ölçüde aşınmıştır.
Bireyselleşirken ve yeni bozuk kimliklere ulaşırken, nasıl ki yanlış yollardan yol aldıksa, şimdide bu çıkmazdan çıkmak için tutacağımız yol için kafalarımız çok karışık.
Yabancılaşma ve piyasa tahakkümünü eleştirmek toplumsal yaşamın birlikteliği için biricik yoldur.
Bülent Esinoğlu
bulentesinoglu@gmail.com

Okunma Sayısı: 17

Yazarın Diğer Yazıları

Tehdit Var mı Yok mu?

Öncelikle şunu anlamalıyız.  Türkiye’nin geleceği ve toprak bütünlüğü tehdit altında mıdır? Yoksa bizim gibi kuruntulu...

İdlib ve Suriye’de Siyasal Çözümden Ne Anlıyoruz?

Yedi Eylül’de, Tahran’da yapılan Zirveden çıkan ortak bildirinin ikinci maddesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti etmektedir....

İdlib ve Suriye’de Siyasal Çözümden Ne Anlıyoruz?

Yedi Eylül’de, Tahran’da yapılan Zirveden çıkan ortak bildirinin ikinci maddesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti etmektedir....

Suriye İle Savaşa mı Hazırlanıyoruz?

Suriye’de olayların başladığında, Amerika ile birlikte Suriye’de rejim değiştirmeye giriştiğimiz günlerde, daha kestirme ifade edeyim,...

Yabancı Düşmanlığı ile Antiemperyalizm Aynı Şey Değildir

İktidar ve yandaşları, ayartıcı yabancı düşmanlığını emperyalizm karşıtlığı sanıyorlar. 15 Temmuz’dan sonra, Amerika’ya yarım yamalak karşı olunca,...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı