Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Başarılı, Örnek Eğitimci Nazmi Arıkan ve Çalışmaları

CANCA
Muhsin DURUCAN

11 Ekim 2017 00:02

Yorum Yapılmamış

Çalışmak demek; boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilgi,  teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.”   Kemal Atatürk

Gençlerin yetişmesine önem veriniz; çünkü bu yolda en küçük ihmal, ülkenin yapısını ve geleceğini yok eder.”  Aristoteles
Hangi işi yapıyorsan o işin en iyisi olmaya çalış, o işi en iyi bilenlerle iş birliği yap..” Sakıp Sabancı
 Nazmi ARIKAN
kimdir?
Yozgat’ın Sorgun ilçesi Salur köyünde doğdu. Birleştirilmiş sınıfta ilkokul ve ortaokul eğitimi aldıktan sonra Tokat Öğretmen Okulu’nu bitirerek sınıf öğretmeni oldu. Daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nde okuyarak fizik öğretmenliği diplomasını aldı.
Bolu Öğretmen Okulu’nda bir yıl öğretmenlik yaptı ve ardından özel dershaneciliğe geçti. MEF Dershanesi’nde öğretmenlik yaparken, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Mühendisliği’ni okudu.
Nazmi Arıkan: “Yatılı okuduk, devlete çok borcumuz var. İlk takım elbisemi, kösele ayakkabıyı orada gördüm. Öğretmen okullarının çok iyi programı vardı. Tarım, ticaret, elişi, arıcılık dersleri aldık.” sözcükleriyle  yatılı okul günlerini değerlendirmektedir.
Onu anlatan sözcükler şunlar: Çekirdekten öğretmen, Eğitimci, Fen Bilimleri Eğitim Kurumları’nın kurucusu, genel müdürü ve sahibi…
***
 Eğitim alanında Nazmi Arıkan adını, duymayanlar yoktur. Cana yakınlığı, güler yüzlü oluşu ve beyefendiliği ile tanışma fırsatını bulanların üzerinde kişiliğiyle; derin, etkili ve olumlu iz bırakmaktadır.
1996–1997 eğitim öğretim yılında Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi’ni devraldı. Tek şube olarak aldığı dershaneyi 2004 yılına kadar geçen sürede 100 şubeye çıkardı. Başta İstanbul ili olmak üzere 2011 yılından bu yana farklı illerde onlarca okul açarak eğitim çalışmalarını sürdürmektedir. Fen Bilimleri Eğitim Kurumları’nın kuruculuğunu ve her yıl artan kaliteli kurumların genel müdürlüğünü yürütmektedir.
İşlerlinin büyük bölümünü oğulları Kurtuluş ile Kazım Onur’a devrederek kendisi en çok sevdiği toprakla uğraşmak düşüncesinden hareketle  özenle kurduğu çiftliğinde çiftçilik uğraşını da sürdürmektedir.
***
Eğitim ve öğretim,Türk Dil Kurumu sözlüklerinde şöyle tanımlanmaktadır:
Eğitim: Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye…
Öğretim: Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim… Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi…
Eğitim ve öğretim birbirini tamamlayan fakat birbirinden farklı iki kavramdır. Öğretim, eğitimden önce gelir. Ülkemizde öğretim oranı yükseltilmeye çalışılırken eğitim kalitesi düşme eğilimindedir.
***
Eğitimin hemen her kademesinde yaklaşık 47 yıldır hizmette bulunan deney sahibi Nazmi Arıkan ile öğretim, eğitim ve eğitim sektörünü konuştuk.
Sayın Nazmi Arıkan’a yönelttiğimiz soruları ve aldığımız yanıtlarını buyurunuz birlikte okuyalım.
Soru—Öğretmenlik mesleği üstüne değerlendirme yapar mısınız?
Yanıt—Öğretmenlikte kalite sorunu… Biz, öğretmen okullarında iyi yetiştik. O yıllarda bir müzik aletini çalmayan öğretmen olamazdı. Kusura bakmasınlar ama şimdi öğretmenlerde kalite diye bir sorunumuz var.
Soru—Dershanecilik konusunda düşünceleriniz neler olabilir?
Yanıt—Dershanecilik yaparken 1978’de MEF’te bir öğrencimiz Türkiye birincisi oldu. O zamanlar sobalı binadan kaloriferli binaya geçtik, çağ atladık. Ondan sonra öğrenci profilimiz (görüntümüz) değişti. Artık reklam şirketleri ile çalışmaya başladık. Bu arada öğretmenlik yaparken, ben de makine mühendisliğinde okudum ve orayı bitirince de dershanede genel müdür yardımcılığı yaptım.
1996–1997 öğretim yılında da rahmetli amcam İbrahim Arıkan’ın teşviki ve desteğiyle Fen Bilimleri Dershanesi’ni devraldım. 2004’te kendi adımıza açtığımız 10 şubemiz vardı, 2008’e kadar şube sayısını 70’e çıkarttık. Hızlı büyümenin kendi içinde sıkıntıları da oldu! Hak etmeyen insanlar da sistemin içine girdi. Dershanelerin kapatılması, dönüştürülmesi süreci içeriye girmiş yanlışların düzeltilmesi bizim için bir fırsat oldu.
Soru—Dershanecilikten okula geçiş döneminde neleri belirtmek istersiniz?
Yanıt—Birlikte yola çıkmış olduğumuz insanlarla yollarımızı ayırmak zorunda kaldığımız anlar oldu. Dönüşüm başlarken üç okul açmıştık. Dershanelerin kapanma sürecinde şubelerimizin 60’ını temel liseye, geri kalanını da özel öğretim kursu, etüt eğitim merkezi, ortaokul ve liseye dönüştürdük.
Soru—Kurumlarınızda görevlendirme konusundaki düşüncelerinizi aktarabilir misiniz?
Yanıt—2014’te yasa çıktığı tarihte bizim bütçeden maaş alan 5 bin, isim hakkı kullandığımız yerlerde de 5 bin kişi vardı. Yani bize bağlı toplam 10 bin kişi çalışıyordu. Dönüşme sürecinde bazı öğretmenler devlete geçti, bazıları sektör değiştirdi. Şu anda 3 bin 500 kişi ile çalışıyoruz. Önümüzdeki yıl yeniden 6 bin kişi olacak. Biz dershanecilik yaparken öğretmen akademisi gibi çalıştık. Her yıl bölümlerinde iyi derece ile mezun olmuş 250–300 stajyer öğretmen işe aldık. Onları iki yıl derse sokmadan öğretmenliğe hazırlayıp, sonra sınıfta görevlendirdik
Soru—Günümüzde sayıları hızla artan özel okullar ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Yanıt—Bana göre sağlıklı büyüyen kurumlarımızın yanı sıra “kasa hesabı” yapanlar da var. Bunlar hem kaliteyi düşürüyor, hem de velilerde hayal kırıklığı yaratıyorlar. Yakında bazı özel okullar kapanırsa şaşırmamalı. Öğrencilerin ortalıkta kalmalarından korkuyorum! Bazı özel okullar el değiştirdi, satıldı. El altından birçok okul devrediliyor. Mutlaka özel öğretim kurumları odası yapılmalı. O da sektörde yetkili olmalı. Yani baştan sona kadar özel öğretimin planlanması gerekir. Okul kurucusu olmak için standartlar yükseltilmeli. Okul açacak insanlar teminat gösterecek durumda olmalıdır.
Soru—Bu aşamada velilere öneriniz olabilir mi?
Yanıt—Veliler, aman okulların kurucularına dikkat ediniz! Çok ucuz okullara gitmesinler. 8 bin liraya okulculuk zor. Bu durumda ya öğrenciye verilen hizmette, ya öğretmene verilen aylıkta ya da vergide bazı eksiklikler var demektir. Eğitim pahalıdır. Ayrıca okulların kurucularına ve başarılarına da bakılmalı. Kurucunun eğitimle ilişkisi iyi araştırılmalıdır.
—Gençliği yönlendirici özgün söylemleriniz var mı? Onları duyabilir miyiz?
Yanıt—Hemen aktarayım.
Sevgili Gençler,
Birincisi: Yıllardır eğitimin içinde olan bir büyüğünüz olarak derim ki; özellikle kendi alanlarınızda hangi mesleğe hazırlanıyorsanız o meslekte çokiyi yetişmeniz gerekmektedir. Çokiyi yetişmek, sadece kitaptaki bilgileri öğrenmek demek değildir. Aynı zamanda güncel olayları da takip etmeniz gerekir. Örnek vermek gerekirse; son yıllarda yaşadığımız kriz, kitaplarda bulunamaz ya da çözümleri kitaplarda yoktur. Ama günlük olayları izlediğinizde çok güzel çözümlerini de görürsünüz. Bu nedenle günlük olayları takip etmenizde de yarar vardır.
İkincisi: İş hayatına atılmadan önce yapacağınız işin detaylarını öğrenmelisiniz. Aynı zamanda iş ile ilgili olarak belge ve bilgileri birleştirerek iyi bir fizibilite yaparak daha sonra yola çıkmanız gerekir. Yola çıktıktan sonra da iş süresince işi geliştirmek, işi daha iyi yapmaktan başka bir düşünceniz olmamalı. İyi bir iş yaparak ancak piyasada tutunabilirsiniz. Eğer işiniz iyi değilse, kalite yoksa, müşterinin beklentisine, müşterinin ihtiyaçlarına cevap vermiyorsa yaptığınız işi kimse beğenmez. Dolayısıyla yaptığınız üretim ortada kalır. Bu nedenle iyi iş yapmak ve kaliteye önem vermek en sağlıklı ve en doğru yoldur.
*
Azim ve istençle (iradeyle) çalışan her zaman kazanır” diyor, Nazmi Arıkan… Eğitim yolunu ışıklandırdığı için teşekkürlerimizle başarılarının artması diliyor ve çalışmalarını alkışlıyoruz!
*
muhsindurucan@hotmail.com
Okunma Sayısı: 24
Kategori: Muhsin DURUCAN

Yazarın Diğer Yazıları

Şair Müzeyyen Hançerci, Sonsuzluğa Uğurlandı

Onurlu bir ölüm, onursuz bir yaşamdan iyidir Tacitus Yaşamının sırlarının bileydin, ölümün sırlarını da çözerdin....

Emitt Turizm Fuarı ‘ 2017

Güneşi ve doğayı, Arar gelen insanlar. İşte bizim ülkemiz, Aradığın her şey var. MD Her...

500. Yazımız: Çerezleme…

Düş gördüm ilkbahar… Uyandım ki kış… Hoş Bir Rüya Dün gece dudaklarında yaşadım, Bedeninde gezdim....

‘Kıbrıs’ta Son Söz!’ Paneli

Güzel Kıbrıs’ın yüreğimizdeki yeri bir başkadır. Birlikte Türk Milletiyiz Hareketi ve Milli Düşünce Merkezi’nin, “Kıbrıs’ta...

Tünel Ziraat Sanat’ta Resim Sergileri

Resim; bir anlatım aracı olan sanat dalıdır.. Daha açıklamalı dille anlatırsak resim; duygu ve düşüncelerin...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı