Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Antiemperyalizm Mahkûmiyetten Kurtulurken…


05 Aralık 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

Emperyalizmi yeniden tanımlayarak okurumu yormak istemiyorum. Ancak şu da bir gerçek ki, herkesin kendisine göre bir emperyalizm tanımı da var.

Genellikle de kapitalizm ile emperyalizm birbirine karıştırılır.

Eğer sermaye; talep yetersizliği, kapasite fazlası, aşırı birikim sorunuyla karşı karşıya kalırsa, bu sorunu aşmak için mal ve sermaye ihracı yoluyla bölgenin dışına çıkarak yeni Pazar aramaya başlar.

Sermaye; kâr oranlarının düşmesi karşısında da üretim girdilerini ucuzlatmak için kaynak alanları aramaya başlar.

Kapitalizmin bu karakteristik yapısını göz önünde tutarak yapacağımız yorumlarda, sömürünün var olduğunu kabul etsek bile, hala emperyalizmden söz edemeyiz.

Sermaye yukarıda anlattığım sorunları yeterince gideremeyince, anarşik rekabet içerisinde olduğu diğer sermaye guruplarıyla, ya rekabet etmeme yolunda anlaşmaya varırlar, ya da sermayelerini birleştirerek, tekeller, oligopoller ve benzeri ekonomik-siyasi kuruluşlara dönüşürler.

Çok uluslu şirketlerin ortaya çıkması, yukarıda anlatmaya çalıştığım süreçlerin sonucudur.

Sermaye; ihraç ettiği mal ve sermayenin karlarını sürdürebileceği bir ortam, bir Pazar oluşturmak durumundadır. Girdiği ülkede, sermayesinin önünde hiçbir yasal engelin olmamasını ister. Küreselleşme ve Kuralsızlaştırma ister.

Kültür, eğlence, ideolojik düzenleme, giren sermayenin kültürüne ideolojisine uygun olmalıdır.

Bu sebeplerden, sermaye girdiği milli devletten, kendi sermayesinin rahat edeceği bir şekle evirilmesini ister.

Bundan sonraki süreç; mekân yaratma, yıkma ve mekân denetleme sürecidir. Bu süreçleri sağlayabilmesi için, yıkma ve soykırıma neden olma süreçler bile gerekebilir.

Artık çağımızın emperyalizm tanımına geldik demektir. Kapitalizm mekân yaratma, yıkma ve denetleme süreci haline gelmiş demektir.

Dünyamızda 500 adet çok uluslu şirket var. Bunların çatı kuruluşları ABD, AB devletleridir. Ordusu NATO’dur. Parası dolar ve EURO’dur. Siyaseti yeni mekân yaratma, yıkma ve denetlemedir.
Çok uluslu şirketlerin tanımladığım siyasetlerini yürütmelerinde sorunlar vardır. Yeni mekân yaratma, yıkma ve denetleme işlevlerini yeterince yerine getiremiyorlar.

Ucuz hammadde ve enerjiye ulaşmada Çin ve Rusya gibi büyük ulus devletlerle karşı karşıyadırlar.

Çok uluslu şirketlerin çatı kuruluşu ABD’nin, milli devletleri denetlemesi artık dayanılmaz konumlara gelmiştir. Milli devletlerle halkalarını karşı karşıya getirmiştir.

Artık bu süreç; antiemperyalizmin mahkumiyetten çıktığı bir süreci işaret eder. Emperyalizmin zihinleri teslim alma durumunun tersine döndüğü bir sürece girdik.

Bülent Esinoğlu
bulentesinoglu@gmail.com

Okunma Sayısı: 28

Yazarın Diğer Yazıları

Kaşıkçı Cinayetinin İstihbar-i Öğretileri

2 Ekim’den bu yana televizyonlarda Kaşıkçı Cinayeti konuşuluyor, tartışılıyor, yorumlanıyor. Herkes cinayetin bir tarafından kaşıklıyor. Aydınlar...

Özelleştirilen TÜPRAŞ ABD İle İran Ambargosunu Görüşüyor

Reuters’in verdiği habere göre İran’dan aldığı ham petrolü işleyen TÜPRAŞ Amerikalı yetkililerle görüşüyor. Bilindiği gibi,...

Jeopolitik Risklerle Terbiye

Brunson mevziini zafer olarak ilan eden Amerikalı Baronlar, sıranın İran yaptırımlarına geldiğini hesaplıyorlar. Birinci mevzi...

Zihnimizdeki Amerikancılıktan Nasıl Kuruluruz?

Televizyon tartışmalarını izleyenler bileceklerdir. Tartışmalar gelip bir yerde tıkanır. Tartışmaların tıkandığı yer, ya da soru...

Piyasa Bronson’u Çıkardı Sıra İran Ambargosu ve S-400 de…

Piyasayı kullanılarak, Türkiye üzerine çok büyük baskılar yapıldı. Piyasa sanki her şeyi yapmaya muktedir bir...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı